Haberiniz var mı bilmiyorum; yoksa kısaca, dilimiz döndüğünce şurada anlatmaya çalışmıştık. Secret Wars event’i Mayıs ayının başında start alacak, o tarihten önce de sert detaylarıyla, dilimiz döndüğünce meseleyi size aktarmaya çalışacağız. Fakat biz yine de kabalık etmeyelim, anlayabildiklerimizi, kafamızın basabildiklerini elimizden geldiğince kısa ve sarih bir şekilde özet geçelim. Geçelim ki, sonraki temennilerimiz boşta kalmasınlar.

Jonathan Hickman, takriben iki üç senedir önce Age of Ultron, sonra Axis, sonra Original Sin; en sonunda da Time Runs Out event’leriyle bir hikaye anlatıyor. Bu hikaye ekseriyetle Avengers ve New Avengers serilerinde dönüyor. Olay şu, bilinmeyen bir sebepten dolayı Marvel evrenleri (bakınız evrenleri diyorum) birbirleriyle çarpışmaya başlıyorlar. Bu çarpışma noktaları daima Dünya oluyor. Yani iki evren, Dünya noktasında çarpışıyor. Eğer ilk “incursion” anından 8 saat içerisinde Dünya’lardan biri yok edilirse, diğer Dünya boş noktadan geçiyor ve iki evren de kurtuluyor. Edilmezse, iki evren de yok oluyor.

Marvel-616 evreninde (ana akım evren olur kendisi) bir çok grup, Marvel-1610 evreninde (Ultimate evren bu da) de SHIELD desteğiyle Reed Richards bununla mücadele etmeye çalışıyorlar uzun süredir. Ama başarısız olacaklar. Şu an itibariyle 22 tane evren kaldı, ve en sonunda sadece ikisi kalacak. Marvel-616 ve Marvel-1610; yani ana akım Marvel evreni ve Ultimate evreni. Bu iki dünya da çarpışacaklar ve hepsi birlikte; diğer tüm evrenlerin de kalıntılarından oluşan bir Battleworld’e düşecekler. Bu Battleworld’de gelecek tekil Marvel evreninin kozası olacak.

Karıştı değil mi? Söz bir gün –biz de daha detaylı anlayabildiğimizde– daha detaylı bir şekilde anlatacağız. Ama bugün şunu bilmeniz yeter: Marvel evreni bildiğimiz hâliyle sonlanıyor, bundan sonra Marvel geçmiş, paralel ve alternatif evrenlerinde olan küçük hikaye detaylarını Battleworld’de fırlatıp, onlardan yepisyeni bir evren yaratacak. Bizim bu evrenden bir takım beklentilerimiz var, müsaadeniz varsa da artık onlara geçelim. Tamam mıyız? Hazır mıyız? Buyurun!

 

1. 1610 Miles Morales ve Onun Akıl Hocası 616 Peter Parker

Spider-Verse

Ana akım Marvel evreninde, eğer takip ediyorsanız fark etmişsinizdir; Steve Rogers artık dalyan bir delikanlı değil. Super Serum etkisini yitirdiği için yaşlı bir amca hâline geldi. Kalkanı ve titri sidekick’i Falcon’a verdi, kendisi de daha masa başı bir pozisyon aldı. Artık S.H.I.E.L.D. Avengers’ın akıl hocası, lideri, planlamacısı konumunda. Falcon’ın Cap olarak çıktığı görevlerde de kulağından kendisine direktif veriyor, istihbarat sağlıyor, yardım ediyor. Bu iyi bir dinamik. Hem etliye, hem sütlüye ulaşabileceğiniz makul bir taviz noktası. Ortada hem bir ilerleme var, hem de yıllardır sevdiğimiz karakter uçup gitmiş değil.

Bizce artık Spider-Man’de de böyle bir şey yapma vakti geldi. Miles Morales kendini defalarca kanıtladı artık. O kadar ki, Ultimate evrenini tek bir karakterle sembolize etmek istediğinde Marvel artık o koyu Spider-Man kostümünü göstermekle yetiniyor; Ama evet, Peter Parker da haliyle ikonik bir karakter. O hâlde neden Captain America – Falcon metodunu kullanmayalım? Hatta ileri gideyim; hazır Spider-Verse de yaşanmışken, neden ortaya başında Peter Parker’ın akıl hocası olarak durduğu bir evrenler arası Spider-Team kurulmasın?

Benim ortaya attığım fantezi şu şekilde: Başta Parker-616. Akıl hocası. Planlamacı. Dahi. O ekibin hem Nick Fury’si, hem Maria Hill’i, hem de Steve Rogers’ı. Ekibin saha liderleri olarak Miles Morales-1610 ve Jessica Drew-1610. Yani Spider-Man ve (Black Widow’u kullanamayacağımızdanArachne. Onların altında Cindy Moon-616Gwen Stacy-65 ve Miguel O’Hara-928. Yani SilkSpider-Woman ve (artık daha iyi bir isim buluruzSpider-Man 2099. Söyleyin bana, şu ekiple birlikte Marvel yeni bir Spider-Team kursa, serisini bassa, maceralarını ayıla bayıla okumaz mısınız? Ben valla fütursuzca, umarsızca, arsızca okurum.

 

2. Daha Az Mutant

Mutants

Şimdi Marvel’ın ellerinde yıllardır ısınan bir el bombasını, burada pervasız dilimle patlatmak üzereyim. M-Day faciasını hatırlıyor musunuz? Mutant tarihinin en kara günüydü Marvel evreni içerisinde. Scarlet Witch’in göbeğinde durduğu Decimation event’inin sonucuydu. Milyonlarca mutant güçlerinden arındırılmış, sayı 100’lere kadar düşmüştü. Bu event’ten arta kalan mutant sayısı çok azdı ve etkileri tüm dünyada hissedilmişti.

Bu hikaye aslında çok dokunaklı ve devasa olmakla beraber, çok da mantıklı bir zihniyetle üretilmişti, sebep çok basitti. Marvel elindeki mutant sayısının çok fazla olduğunu fark etmiş ve sayıyı indirmeye çalışmıştı. Zira mutantların temel çekişmesi; yani toplumda dışlanan, aşağılanan ve korkulan bir azınlık olmaları; sayıları arttıkça faktör dışı kalan bir şeydi. Fakat Decimation’ın üzerinden neredeyse dokuz sene geçti. Bu dokuz sene içerisinde mutant sayısı yine kontrolden çıktı. Artık yine azınlık hikayesi anlatılamayacak kadar çoklar ana evrende.

Ben diyorum ki boş verelim. Mutantlık sık rastlanan bir şey değil, bilakis, çok nadir rastlanan bir şey olsun. Anneler babalar çocukları mutant doğunca korksunlar, ürpersinler. Birinin mutant gücü olduğunu fark ettiklerinde tepkileri sert olsun. Sayıları o kadar az olsun ki, Magneto gibi radikal mutantlara bakıp “ama bunlar da münferit olaylar, azınlıktalar bakın çoğu iyi” diyemesin halk. “Ulan zaten 100 tane var, 2’si manyak, Allah bilir kalan 98’inden kaçı daha manyaktır” desin, korksun, dışlasın. Mutant olmanın yine bir anlamı olsun.

1 2 3
Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

15 Yorum

  1. Olabilecekler konusuna güzelce değinen bir yazı olmuş ellerinize sağlık. Açıkçası kendi adıma konuşacak olursam çizgi romanları takip eden birisi değilim pek ama yine de evreni filmler ve internet araştırmaları vasıtasıyla takip ediyorum kendi çapımda.
    Yazdıklarınız içinden beni en çok heyecanlandıran spider man ekibi oldu. Keşke böyle bir işe girişseler. Bu fikir beni heyecanlandırdı ve güzel olabileceğini tutabileceğini düşünüyorum. Marvel’in de bizimle aynı fikirde olmasını umuyor ve bekliyorum 😀

  2. Barışcan Tunalı Cevap ver

    1. sayfanın sonunda “Ulan zaten 100 tane var, 2’si manyak, Allah bilir kalan 88’inden kaçı daha manyaktır” cümlesindeki matematiğe hayran kaldım 😀 100-2 = 88 😀

      • Barışcan Tunalı Cevap ver

        Yazıyı beğendim bu seferlik affediyorum 😀 Ama bi editle yani şu siteye girenlerin yarısı mühendis-sayısal falandır aforoz ederler 😀

      • abi bir de justice league united’a unlimited demişsin, onun dışında harika bir yazı ellerine sağlık. D:

  3. Çağatay Sarı Cevap ver

    Çok güzel yazı olmuş ellerine sağlık. Tek karşı çıkabiliceğim nokta ultimate evreni. Dediğin gibi 88 tane evren olmasının anlamı yok, ama umut vadeden yazar-çizerlerin pişmesi gereken, usta kalemlerin normalde devamlılığa katamadığı hikayelerini anlattığı bir yer olmalı. Ultimate candır Yiğitcan! 🙂

  4. Sırf bu multiverse olayları yüzünden çizgi romanlara girişmiyorum, filmler ve karakterlerin özet hayatları yetiyor bana, mutlu ve huzurluyum 🙂

  5. Spider-team fikri harika, umarım Marvel hissedarlarından biri bu listeyi görür ve “adam haklı lan” der.

  6. Hocam, biliyorum sürekli olumsuz yorumlarla karşınıza çıkıyorum ama inanın niyetim kötü değil, sadece bunu bilin. Her neyse, bu kısmı fazla uzatmayacağım zira bu sefer hakikaten çok işimiz var, hepsine kısa kısa değinmeye çalışacağım. Öncelikle, Secret Wars’tan itibaren gerçekleşecek şeye “reboot” demek için henüz erken. Evet, hiçbir şey olmasa bile Earth-616 ile Earth-1610’un birleşeceğini, bunun sonucu olarak oluşacak olan ve şimdilik “All-New Marvel Universe” olarak isimlendirilen evrenin bundan böyle Marvel için yeni mainstream yayın alanı olacağını biliyoruz. Ama daha önce de başka bir yorumumda belirttiğim gibi baş editör Axel Alonso, Marvel tarihini sıfırlamak gibi bir düşünceye sıcak bakmıyor, bu da tam anlamıyla bir “reboot” görmeyeceğimize işaret ediyor. Yani Marvel bir şeyleri sıfırlamaktansa, üzerine koyarak ilerleme niyetinde gibi. Elbette bu onları çok daha sancılı bir sürece sokacak ama nihayetinde neler olacağını hep beraber göreceğiz.

    İkinci olarak; Age of Ultron, Original Sin ve Axis Hickman tarafından yazılan event’ler değiller ve bunlardan yalnızca Age of Ultron’un bu meseleyle ilgisi olduğu söylenebilir. Age of Ultron’un finalinde uzay-zaman düzeninin parçalandığını öğrenmiştik, bu da tüm bu incursion’ların asıl kaynağı olabilir. Çünkü ortada Rabum Alal ve Ivory Kings gibi multiverse’ü yok etme niyetinde devasa güçler var ancak bu iki taraftan herhangi birinin incursion’lara sebep olduğuna dair henüz hiçbir şey duymadık. Ayrıca AoU, Original Sin ve Axis’e değinirken Hickman tarafından yazılan Infinity’ye değinmemeniz garip olmuş. Mapmakers ve Builders gibi kavramlarla bu event sırasında tanıştık ve Secret Wars’a tam teşekküllü giriş yapma niyetinde birisinin diğer saydıklarınızdan ziyade bu event’i atlamaması gerekir.

    İlk maddede ortaya attığınız Spider-Team fikrine oldukça benzer bir ekip geçtiğimiz haftalarda Spider-Verse event’inin epilogue sayısında kuruldu zaten. Şimdilik tek üyeleri Captain Britain Corps’un ve kendi evreninin yok edilmesiyle ortada kalan Spider-UK ve ana evrendeki örümcek insan sayısının fazlaca artmasıyla böyle bir misyona itilen Anya Corazon. Ancak Secret Wars döneminde bu ekibi işleyen bir Spider-Verse serisi geleceğini bildiğimiz için şimdiden bu ekibin genişleyip Captain Britain Corps gibi büyük çaplı bir multiversal organizasyona dönüşeceğini kestirmek güç değil.

    İkinci maddede mutant popülasyonunun yine rahatsız edici seviyeye ulaştığını yazmışsınız ancak böyle bir durum olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Eskiden Genosha ve Utopia gibi mutant devletleri kurulmuştu, şimdi ise mutantların sesi olmaya aday yalnızca birkaç grup var ve bunlar da hala dünya üzerinde ortaya çıkan her yeni mutantın peşinden koşar durumda.

    Çok fazla Avengers ekibi olması hususunda haksız sayılmazsınız fakat burada da ciddi hatalar yapmışsınız. Great Lakes Avengers komedi unsuru olarak ortaya çıkmış, pek ciddiye alınmasına gerek olmayan bir ekip. GLA şeklinde kısaltılmaları bile bunu gösterir nitelikte. West Coast Avengers, 80’lerde ortada tek bir Avengers ekibi varken güzel bir fikir olarak yola çıkmış bir ekip ve yıllardır aktif değiller. Şu anda Time Runs Out’ta saydığınız aktif ekiplerden bir kısmı geçici olarak mevcudiyetlerini sürdürüyorlar. Sunspot’un New Avengers’ı ve esasen bu ekipten olup da multiverse’ün derinliklerine yola çıkan Multiversal Avengers en belirgin örnekler. Illuminati ve Cabal isimleri de Hickman tarafından verilmiş değiller, her ikisi de Bendis’in yaratımları. Şu anki Cabal’ı da geçici ekipler arasında sayabiliriz. “Eskinin” dediğiniz üç ekip de şu anda aktif durumdalar, yalnızca Time Runs Out’ta görünmediler ve aslına bakarsanız öyle hiç de eski değiller. Tamamen hafızamda kalan şekilde söyleyecek olursam Young Avengers 2005, Dark Avengers 2009 (hoş şu anki DA da Cabal gibi orijinalinden tümüyle farklı bir ekip), Secret Avengers ise 2010 yılında kuruldu. Defenders sokak seviyesi suçlara baksın demek de oldukça talihsiz bir söylem olmuş doğrusu.

    Abi Reed Richards hakkında şu dediklerinize inanamıyorum. Kendisi çizgi romanlara ilgi duymaya başladığım dönemlerden beri favori karakterim ve yüzlerce Fantastic Four çizgi romanı okumamın sebebi, vaktim olsa evrendeki değerini, neden vazgeçilmez olduğunu uzun uzun açıklamak isterim ama yalnızca şu sahneyi atmakla yetineceğim: http://i.imgur.com/GX9s37h.jpg

    Bu, ana evrende bile olmayan, Ultimate evreninde gerçekleşen Cataclysm event’inden bir sahne ve sözleri söyleyen kişi de Mysterio, yani bir villain. Sizi temin ederim ki onun bile böyle düşünüyor olması boşa değil. Reed Richards Marvel evreninin babasıdır, o olmadan evren yetim kalır. Bu söylediğim yalnızca manevi bir değer olarak da canlanmasın aklınızda. Bir de zarar verdiğini söylemek cidden inanılır gibi değil.

    Time Runs Out, anlaşılması hakikaten kolay bir hikaye değil, Marvel NOW! dönemi Avengers ve New Avengers serilerini en baştan okumaya başlamadıysanız zaten hiçbir şey anlayamazsınız, bunun üzerine bir de kuvvetli bir Marvel altyapısı gerekiyor. Örneğin Living Tribunal’in kim olduğunu bilmiyormuşsunuz mesela, bu aşamada bir okur için hakikaten zordur. Son olaylar için konuşacak olursam başlangıç olarak Hickman’ın Marvel bünyesinde yazmış olduğu her şeyi ama her şeyi okumakta fayda var, bunu yaparsanız Time Runs Out’tan alacağınız haz da katbekat artacaktır. Multiversal düzenin yıkılması görüşünüze saygı duyarım. Zaten geçmişte DC tarafından Crisis on Infinite Earths ile yapılmış bir şey bu, yani olmaz diye bir şey yok. Ha, ben istemem orası ayrı.

    Umarım bu yazdıklarım boşa gitmiyordur. Amacım çizgi roman şevkinizi kırmaya çalışmak falan değil, yalnızca daha yetkin yazılarla karşılaşmayı diliyorum. Her şeye rağmen bu kültürü ülkemizde temsil etme çabanızdan ötürü teşekkürler.

    • Yiğitcan Erdoğan Cevap ver

      ya hiluluk dur, çok ağır yazmışsın. tek tek meramımı anlatmaya çalışayım ben de

      1. reboot dememin sebebi, derdi anlatacak bir konsept olsun diye. yoksa yaptıkları ne reboot, ne reset, ne remake. gelmiş geçmiş tüm evrenlerden parçalar alıp yeni tekil bir evren yaratacaklar. artık buna bir konsept adı bulmamız lazım herhalde ama, bulana kadar ben reboot diyorum. belki soft reboot mu demek lazım, mixed reboot mu demek lazım, retconreboot mu emek lazım bilmiyorum. beyin fırtınası yapalım, ne yapıyorlarsa adını koyalım.

      2. evet aou-original sin ve axis’i cümle kurgum dolayısıyla hickman’a atfediyormuşum gibi bir görüntü var. özür 🙂 hickman bu hikayenin fikir babası olduğu için alonso ve breevort bu hikayelerde onun da parmağının olduğunu söylemişlerdi, kast etmeye çalıştığım şey oydu. fakat hem axis, hem de original sin direkt bağlanıyorlar time runs out’a. iron man axis’te geri invert olmuyor, cap de ilk incursion için feda edilen dünyayı original sin ile öğreniyor. tabii ki göbekten bir bağ yok, ama etkileri burada gözle görülür şekilde hissedilen hikaye gelişimleri bunlar. belki de biraz daha açık olsam iyi olurdu, ama onu da “bugüne nasıl geldik” konulu bir yazıya bıraktım. infinity’den de bahsedebilirmişim gerçekten de.

      3. ben spider-team öyle bir şey olsun istemiyorum, baya bir evrende geçen kanka ekibi olsunlar. corps kesmez beni 🙂

      4. valla kafa sayımı yapmadım, ama bir ton x-seride bir ton x-kahraman var gibi hissediyorum. bu yaptığım bir okur tespitiydi. bana mutantlık yine nadir bulunan bir şey gibi gelmiyor. ultimate evreninde bir dönem öyleydi mesela. belki de bunu şöyle söylemek gereki; sayıları mühim değil, diğer sayı ve serilerde görünürlükleri azaltılabilir. zira dediğim gibi, kelle sayımı yapmadım, daha ziyade okur nezdinde etkisinden söz etmeye çalıştım.

      5. gla şaka olarak çıktı, wca eskide kaldı, zaten “eski”nin ne olduğu konusunda da ayrım yaşamışız. ve evet, biliyorum cabal ve illuminati hickman’ın yaratısı değiller, benim esprisini yapmaya çalıştığım şey hickman’ın hikayede o kurumları kullanışıydı, hani “allahtan onları kullandı, yoksa bad avengers ve smart avengers kurabilirdi” gibi 🙂 ama bunların hiçbiri ortada çok fazla “ekip” olduğu gerçeğini değiştirmiyor. sol partiler gibi bölünerek çoğalıyorlar resmen. gerek yok.

      6. yahu ben doctor strange’li defenders’ı kast etmiyorum. yemin ediyorum hatırlamak için google’lamak zorunda kaldım. doğru diyorsun isimler aynı. ben netflix dizilerindeki defenders’a refer ediyordum. orijinal ekibi hatırlasam belirtirdim, haklısın.

      7. ya keşke bu tip şeyleri okumadığımı varsaymasan 🙂 cataclysm’i okudum, reed’in marifetlerini biliyorum. ama kıl oluyorum. bence gel, karşılıklı sayalım, yararı zararından fazladır. ben cap gibi düşünüyorum bu konuda açıkçası. çok zeki ve über bir insan olması ona tanrıyı oynama (ki kendi tabiridir) hakkı vermiyor. ama reed bunu her evrende, her şekliyle yapıyor. ve her seferinde birileri ölüyor bu yüzden. samimiyetle söylüyorum adamın supervillain olmamasının tek sebebi sue. watchmen’de dr. manhattan’a kıl olduğum gibi kıl oluyorum reed’e ki zaten yakın bir frekansta resmediliyorlar.

      8. şimdi gelelim son maddeye. görüş farkımız burada çok belirgin. ben düzenli olarak marvel, dc ve image’ın çizgi romanlarını takip eden bir insanım. öyle hardcore değil, sevdiğim birkaç tane seri var. yeni serilere hep bir şans veririm, beğenmezsem devam etmek zorunda hissetmem. ve hissetmek de istemiyorum. açık konuşayım hickman’ın tarzını beğenmiyorum ben. bir kelime kullanacağı yerde yirmi kullanıyor, çok ağır konseptlerle uçuyor ve en önemlisi, dediğin gibi, ciddi bir ön bilgi varsayıyor hikayesini anlatmak için. şu raddede time runs out ağır bir konu olduğu için ve özünde olayları basitleştirmeye doğru atılan son kurşun olduğu için dışarıda kalan benim. ve bunu kabul ediyorum zaten. ama bundan sonra böyle olmalamalı. yeni bir event başladığı zaman kimsenin işi bazı sayı ve seri eksikleri varsa zorlaşmamalı. eğer o sayı ve serileri okuduysa kıymeti artabilir, ama yoklukları kıymetten götürmemelidir. çünkü benim avengers ve new avengers run’ında bön bön baktığım paneller var. mesela tony stark ve cap’in oraya nasıl geldiklerini axis / original sin okumayan bilemez, okuyan ise acayip tatmin olacaktır. ama okumayanın da canı yanmaz avengers / new avengers sırasında. durum kendiliğinden sarih zaten. cap’le reed bozuşmuşlar, tony’ye bir haller olmuş. bu aralık tutturulmalı. bu aralığın tutturulmasının da iki yönü var, ya yazar usta olacak, ya da konu kozmik semalarda dolaşmayacak avengers / new avengers kadar.

      daha da yaz, daha da yorum yap olur mu? 🙂

  7. Time runs out… tek kelimeyle muhteşem bir eser. inşa ediciler haritacılar kuğular mühendisler marvel evreni için yeni mihenk taşları olacak. ilk kez kullanılmış karakterler ve doğal olarak ilgi uyandırıyorlar. inşa edicilerle ilgili en güzel anı ( thoru tokatlaması ve o sırada insanlık ve dünya ile ilgili attığı nutuk, ve ardından thor un mjolnir ile bir güzel inşacının karnında delik açıp öldürmesi )… bu arada ahhhh LIVING TRIBUNAL ahhhhh… gerçekten üzüldüm en karizma ( galactustan sonra ) marvel karakterinin 3 adet beyonder tarafından itlaf edilmesine… gerçi marvel living tribunal ve galactusu öyle saçma sapan kullanıyor ki canı sıkılan bu iki karaktere kafa tutuyor, bir güzel pataklıyor, olmadı bu şekilde canlarını alıyor. neyse şimdilik bu kadar. ama marvel mi dc mi derseniz… ikiside hemen hemen aynı konuyu işleyecekler… DC CONVERGENCE MARVEL SECRET WARS.

Leave a Reply to Barışcan Tunalı Cancel reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.