Öncelikle şunu belirtelim, bize gelen taleplerin arasında pek çok farklı isim vardı; Quake, Ultron, Maximoff İkizler, Constantine, The Penguin… Ama bu isimlerin arasında Cyborg bulunmuyordu dürüst konuşmak gerekirse. Meraklanmayın, haftaya Agents of SHIELD’ın dönüşünün yaklaşması şerefine en çok talep ettiğiniz kişi olan Daisy “Quake” Johnson’ı yapacağız, sonrasında da diğer taleplerinizi listeden bir bir indireceğiz ama, bu hafta DC evrenindeyiz, Cyborg’layız.

Neden peki? Çünkü Cyborg, DC’nin titanları arasında yeri çok daha yeni olan bir karakter. Geçen sene açıklanan 5 yıllık kalkınma planında kendi filmine sahip olacak kahramanlar arasında bile en tanınmayanı oydu. Bunu biraz eksiklik olarak görüyoruz. O yüzden bunu kapatalım, Cyborg’u size bir anlatalım istedik. Eğer tamamsak, buyurun Victor “Cyborg” Stone’un hikayesine…

 

Orijin Hikayesi

3091690-5560163562-cybor

Cyborg da pek çok diğer DC karakteri gibi New 52’da orijin hikayesi değişmiş olanlardan. Fakat bir Wonder Woman ve Aquaman’in aksine, Stone’un kökenleri çok ciddi değişimlere uğramadılar. Asıl hikayeyle yenisinin aslında tek farkı, işin içine Darkseid ve Apokolips’in teknolojilerinin girmiş ve orijinal öyküde Victor’un başarılı ama ilgisiz anne ve babasına tepki olarak inceden suç dünyasına da bulaşmış olması. Stone orada bir portal deneyinin ters gidişiyle dünyaya gelen yaratık tarafından ciddi anlamda yaralanıyor, babası da kendi prostetik tasarımlarını oğlunu hayatta tutmak için ameliyatla yerleştiriyordu.

New 52’da da ana fikir aşağı yukarı aynı, fakat Stone karakter olarak biraz değişik bir noktada. Bir kere kendisi örnek bir atlet. Kendine ait bir hayran kitlesi var, hatta Billy Batson da bu kitlenin bir parçası. Yaptığı işi seviyor ve sevdiği işte çok iyi; üniversiteler tarafından Amerikan futbolu oynaması için teklifler yağıyor üzerine. Gelin görün ki S.T.A.R. Labs’de çalışmakta olan babası, vakit ayırıp bir maçına bile gelmek istemiyor.

Babası Darkseid’ın işgali öncesi yerleştirilen Mother Box’lardan biri üzerinde çalışırken, Victor onunla yüzleşmeye geliyor. Tatsız sonuçlanan yüzleşme, Mother Box Victor’ın ellerinde patlayınca bambaşka bir yere dönüyor. Ölümcül bir şekilde yaralanan Stone’u kurtarmak için babası onu S.T.A.R. Labs’in teknoloji arşivine götürüp, ona ne yaptığını tam olarak kendisinin bile bilmediği nanitlerl enjekte edip, kopan uzuvlarını ve işlevsiz kalan organlarını robot parçalarıyla değiştiriyor.

Mother Box’ın enerjileri sayesinde düşmanın işgal planlarını da kendi sistemine yüklü bulan Cyborg, bir süre babasına çok ciddi anlamda tepki veriyor ve yeni durumunu kabullenmekte zorluk yaşıyor. Fakat işgal güçlerinden birine otomatik olarak tepki veren sistemini gördükten sonra, yapabileceklerini fark ediyor ve Justice League ile birlikte Darkseid’a karşı savaşmaya başlıyor. Savaşın sonunda da JLA’nın kurucu üyelerinden biri hâline geliyor ve resmi olarak devlet adına çalışmaya başlıyor.

 

Güçleri

Screenshot2011-07-09at1.34.25PM

Cyborg’un güçlerinin çoğu, tahmin de edebileceğiniz üzere sibernetik parçalarından geliyor. New 52 öncesinde durum biraz daha uçuktu, Cyborg arabalara falan dahi dönüşebilmekteydi. DC New 52 ile birlikte Cyborg’un güçlerini daha anlaşılabilir bir seviyeye çekti. Şu an itibariyle bir sibernetik savaşçıdan ne bekliyorsanız, Cyborg onu yapabiliyor. Uçmak, bilgisayarlarla etkileşime gidebilmek, jet açmak, sensör kullanmak, fiziksel ve enerji saldırılarına karşı bir dayanıklılık. Üstelik her sibernetik organizma gibi güncellenmesi de mümkün.

New 52’nın başında Cyborg biraz daha insandı, fakat karakter hikayesi ilerledikçe, biraz da karakterinin içine kapanması ve robotluğunu kabul etmesiyle paralel olarak Cyborg’un bu güncellemelerde önünü alamadığını, bunun da bir problem olduğunu gördük. Örneğin Throne of Atlantis event’inde Cyborg kendine -orijinal kazadan sağlam çıkmış olmasına rağmen- yeni, sibernetik akciğerler taktırdı. Bu sayede kendisi nefes almaya ihtiyaç duymuyor. Zaten kemiklerinde molibidenyum çelik alaşımı vardı, yemek yemiyor, bir şey içmiyordu, artık uzayda ve su altında da nefes alabiliyor. Bu güncellemeler de yazarların ihtiyaçlarına göre ileride artacaktır tahmin ediyoruz ki.

 

Yaratıcıları

The-New-Teen-Titans_001_Vol1980_DC-Comics__ComiClash

Cyborg’un yaratıcıları yazar Marv Wolfman ve çizer George Perez. Bu ikiliyi yan yana gördüğünüzde içinizde bir hoşlaşma oluyorsa, yalnız değilsiniz. Wolfman ve Perez aynı zamanda DC’nin -kelimenin tam anlamıyla- dünya değiştiren event’i Crisis on Infinite Earths’i de yarattılar. Wolfman aynı zamanda Marvel’ın karizmatik vampiri Blade’in de yaratıcısıdır. İkili Cyborg’u DC’nin X-Men’e cevap olarak pazarlamak istediği The New Teen Titans için ürettiler. Cyborg da uzun süre Teen Titans ekipleri dahilinde, DC’nin ikinci sıra kahramanları arasında kaldı.

Stone’un büyük lige çıkması, New 52 ile oldu ki, orada Cyborg’u bugüne getiren adam olarka Geoff Johns’u söylemek mümkün. Johns Cyborg’u günümüzdeki durumla ilişkili olarak ön plana çıkarttığını söyledi. Burada günümüzdeki durumdan kasıt da, teknolojinin hepimiz için bir uzantı hâline gelmesiyle aslında hepimizin inceden cyborg’lar olmaya başlamamız. Mesaj ne derece yerini buldu bilmiyoruz, ama özetle Cyborg’un üç babası var diyebiliriz. Wolfman, Perez ve Johns.

1 2
Yazar

Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.

11 Yorum

  1. Açık söylemek gerekirse marvelde olsun dc de olsun çoğu kahramanın köken hikayeleri ya çok kötü yada empati yapılamayacak kadar itici!Dizisini sevmesemde (karakterin kendisinden değil dizi yapımcıları ile alakalı) Arrow karakterinin köken hikayesi iyi,özellikle ada sahneleri gayet hoştu.Demiradamın köken hikayesi ise çrden farklı, biraz değiştirildi ama bu sinema evrenindeki hali gayet güzel.En beğendiğim köken hikayesi ise wolverine ait.

    • origins wolverine cidden wolverinin geçmişinini çok iyi anlatıyordu ama biraz saçmalıklarla doluydu xaiver ayakta yürümesi falan vb

      • filme bakacak olursan deadpool u ne hale getirip üstüne öldürttüler,filmi ilginç hale getirmek için dediğin gibi eklemeler yapıyorlar.Ancak çrdeki orjinal olan daha iyi.

        • neyse boşver wolverini falan senın fotograf ve adından anlasılan benım gıbı iron man fanısın yaşasın Robert downey jr 😀

          • daha öncede yazdım marvelde demiradam dc ise flash hastasıyım.ama özellikle robert downey adamın hası,kralı.Artık karakterle öyle bütünleşti ki onsuz marvel evreninni düşünemiyorum bile bırak demiradamı!Ekranda çıksın konuşsun zırhı giymesine bile gerek yok 😀

            Onun gibi eric evans ve hugh jackman de karakterleri ile bütünleşen oyuncular tabi onların haklarınıda teslim edelim,çizgi roman kitabından fırlamış gibiler.

          • robert downey benim favorim sadece MCU da değil bütün sinema filmleri arasında en sevdiğim oyuncu lakin age of ultron fılmınde butun pisliği iron mana atılacaklar gibime geliyor ultronu onardıgı ıcın bunu sevmedim sırf bu yuzdende ciwil warda haksız görücek genel kitle 🙁

  2. Cyborg’un ön plana koyulmasını seviyorum, Dc’nin daha çok ün hakeden karakterleri var(Martian Manhunter gibi)

  3. klasik DC kahramani ve halan ben bu OP karakter tasarimindan hic zevk almiyorum. karsilastirma olsun diye karsilastirmayacagim yalnizca DC’nin ne kadar abarti oldugunu soylemek icin eklemek istiyorum: marvel’da bu yeteneklere sahip olmak icin 5 karakteri bir araya getirmek gerekiyor.

    • sonuna kadar haklısın.gerçekten de dc bu sorunu hep dile getirdim,neden bu karakterleri bu kadar çok özellikli ve güçlü yapma ihtiyacı hissediyorlar anlam veremedim hiç.sizlerin teorileri var mı bu durum üstüne?

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.