Bir zamanlar, akıllı cep telefonları yokken ve internet bu derece yaygın değilken; çizgi filmleri, dizileri ve bilumum diğer eğlence programlarını sadece televizyondan takip edebiliyorduk. Özellikle Batı’daki teknolojiyi, az biraz Doğu’dan takip eden insanlar olarak belki de sadece birkaç kanaldan, sevsek de sevmesek de birkaç tane diziyi izleyebilme şansımız vardı. Neden mi “Bir zamanlar buralar dutluktu” minvalinde cümleler kuruyorum? Yeni yazı dizimizin konusu nesiller de, o yüzden!

Herkesin bir ilk yabancı dizi anısı, ilk çizgi film anısı vardır değil mi? Benimki, yazının girişinde bahsettiğim zamanlardan kalma bir diziydi: Full House – ya da benim hafızamdaki şekliyle Bizim Ev.

Yeni serimizin ilk yazısını Full House üzerine şekillendiriyor olmanın benim için sadece bir geçmişe özlem arayışı olmadığını da söylemem lazım. Full House, konumuz olan nesil kavramı özelinde, kendi neslini temsil etme konusunda oldukça başarılı bir diziydi. Diziyi izlemeye başladığında Bizim Ev’in üç kızından herhangi biriyle akran olanlar, 95 yılına kadar onlarla birlikte büyüyordu. Full House, 95 yılında yayın hayatına veda etti ama dizinin serüveni burada bitmedi. Dizi yakın zamanda Fuller House adıyla ve hemen hemen aynı oyuncu kadrosuyla tekrar çekilmeye başlandı. Bu devam dizisiyle Full House, artık birer yetişkin olan aynı seyircilerle bağlarını yeniden tesis ediyor, bir diğer yandan da yeni nesillerle, yeni bağlar kuruyor. E durum böyle olunca, yazımız için de güzel bir örnek sunmuş oluyor.

Birinci Nesil

full house - 1. nesil

Amerika’da 1987 yılında hayata geçirilen dizi, yayın süresi itibariyle tam olarak seksenlerin sonunda, doksanların başında çocuk olan nesli kapsıyor olmalı; çünkü bizler de diziyi Türkiye’de, Bizim Ev ismiyle, izliyorduk. Dizinin, bu dönemlerde çocuk olanları temsil kabiliyeti vardı çünkü Yiğitcan’ın şurada da belirttiği gibi Bizim Ev, doksanlarda çocuk olmayı gerektiren bir diziydi. Aynı dönemlerde yayınlanan Seinfeld kadar kaliteli bulunmuyordu belki ama o dönemlerde çocuk olanlarımızın da zaten Seinfeld’de kendini bulacağı bir espri zevki yoktu. Belki de hafızalarımızda Bizim Ev, bu yüzden daha bir hasretlik, daha bir çocukluk gibi kalıyordur.

Dizi, eşini kaybettikten sonra isimleri büyükten küçüğe DJ, Stephanie ve Michelle olan üç kızına hem analık hem babalık yapmak durumunda kalan Danny Tanner’ı merkezine alıyor; bu zorlu yolculukta ona yardımcı olmayı kararlaştıran kızların zıpır dayısı Jesse ve en yakın arkadaşı Joey ile gerçekten ‘dolu’ bir ev hayatı macerasını konu ediniyordu.

İkinci Nesil

full house - 2. nesil

Karakterler arasındaki aile ve arkadaşlık bağlarının güçlendiği, Jesse Dayı’nın zaman zaman hin fikirleri ve gençliğinin verdiği çılgınlıklarıyla başını belaya sokuşuyla, zaman zaman da başta Michelle olmak üzere yeğenleriyle oynadığı oyunlarıyla hepimizi büyülediği; Joey’in çizgi karakter taklitleri ve kuklasıyla gönlümüzü çeldiği, tabii bu süreçte de kızların yavaş yavaş büyüdüğü dört sezonun ardından; Jesse Dayı, hayatının aşkıyla yollarını birleştiriyor ve Rebecca ile evleniyordu.

Jesse Dayı belki biraz duruluyordu ama tıpkı o zamanlar diziyi takip ederek büyümekte olan çocuklar gibi; Jesse Dayı’nın içindeki çocuk da tamamen büyümüyordu. Ev, beşinci sezonda bu evliliğin meyvesi olan Nicky ve Alex isimli ikizlerle daha da çok doluyor; yaşanacak olan maceralar artık ikinci bir nesle taşınıyordu.

Dizi, bir üç sezon daha, bu sefer yeni doğan ikizlerin nesliyle devam ettikten sonra, sekizinci sezonuyla ekranlara veda etti. Ancak bir neslin çocukluğunu yahut bir neslin, evlatlarının çocukluğunu kapsayıp, böylesine içten bir konuyla insanların hayatına dokunduğu için gönüllerden de tamamen uzakta kalamadı. Hem ülkemizde hem de asıl ülkesinde farklı zamanlarda, farklı kanallarca tekrar tekrar yayınlanan diziyi temel alan elliyi aşkın kitap ve hikâye de 2001 yılına kadar aralıklarla yazılıyor ve basılıyordu.

Üçüncü Nesil

fuller house - 3. nesil

Tarihler 2014 yılını gösterdiğinde dizi sektörünün uğradığı bir başka konu tıkanıklığı anında, diziye bir devam çekilmesine karar verildi. Fuller House ismiyle çekimlerine 2015 yılında, yıllar önce kurulmuş olan San Francisco’daki aynı sette başlanan bu spin-off, 2016 yılında Netflix bünyesinde de izleyiciyle buluştu.

Bu bir yeniden çekim değildi, Tanner ailesinin maceralarının devamı niteliğini taşıyordu. Full House bittiğinde ergenlik ve ilk yetişkinliklerinde bırakmış olduğumuz kız kardeşler artık birer yetişkin olarak karşımıza çıkıyordu. DJ, eşini kaybetmiş, isimleri büyükten küçüğe Jackson, Max ve Tommy olan üç erkek çocuğunu yetiştirebilmek için çocukluk evine dönmüştü. Bir nevi DJ, babası Dany ile kader ortaklığı yaşıyordu anlayacağınız. Bununla da bitmiyor, tek ebeveynle büyümenin babasına yüklediği sorumluluğu hatırlayan kardeşi Stephanie, aklı biraz havada tavırlarıyla Jesse Dayı’nın yerini Stephanie Teyze olarak alıyordu ve son olarak DJ’in çocukluk arkadaşı (!) Kimmy de onlara yardımcı olabilmek için kızını peşine katarak Joey’in rolünü üstleniyordu. Böylece ismiyle uyumlu bir şekilde eskisinden de daha dolan bu evde, üçüncü bir neslin maceraları başladı.

Bir Dizi, Kaç Nesil?

full house - irst season

Aralık 2018’de dördüncü sezonu tamamlanan Fuller House, 2019’un sonlarına doğru beşinci sezonuyla ekranlara veda edecek. Ancak dizi eğer üçüncü nesliyle, bu dönemlerde çocuk olan yeni nesil izleyicileri yakalayabildiyse, tıpkı üç nesil öncesindeki gibi hafızalardan uzun bir süre daha silinmeyecektir.

Full House ve daha sonrasında Fuller House, nesnel bir gözle bakıldığında ortalama bir dizi oldu hep. Bir komedi dizisi için konuşursak ne çok kaliteli esprileri vardı ne de harika düşünülmüş bir senaryosu. Hatta biraz da çocukluğumuza karşı acımasız olursak, dizinin kör göze parmak mesajlarının bazen bayağı olduğunu bile söyleyebiliriz belki. Ama bir şekilde diziyi yayınlanışından itibaren takip etmiş olanların nazarıyla üç nesil boyunca, dimağımızda kelimelerin tam manasıyla içerisinde yaşadığımız, Bizim Ev olarak kaldı.

Yazar

Üç kedi anası, doktora öğrencisi, ismiyle müsemma, çoğunlukla zararsız. İyi tavsiye verir, geç olana dek ciddiye alınmaz. Her geçen gün bitkinliğine biraz daha şaşırarak "daha deniz daha müren" arıyor. Sosyal medya için: dogan.mdd

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.