Marvel ve Netflix’in ortaklaşa yaptıkları projenin şu ana kadar iki dizisini, üç de sezonunu gördük beraber. İki dizi, Jessica Jones ve Daredevil, birbirinden olabildiğince ayrı noktalarda duran işlerdi. Daredevil daha geleneksel bir süper kahraman hikayesi anlatıyordu en başta, strüktürü bile amatörlük dönemi – sorumluluklarla yüzleşme – iyilik konusunda bir sınav atlatma – sembolik kötüyü alt etme şeklindeki klasik süper kahraman arketipinden alınmıştı. Jessica Jones ise öbür yandan, baya acayip bir noktasında duruyordu bu geleneklerin. Karakterimiz kostümlü bile değildi.

Yalnız, iki işin bir ortak noktası vardı ki; bu ortak noktanın bütün Marvel – Netflix dizilerinde olacağına inanmaya başladık artık. İki dizi de, net bir şekilde bir ton tarafından domine ediliyorlardı görsel açıdan. Daredevil için bu sarıydı. Karakterin orijinal kostümünün rengi, Jeph Loeb – Tim Sale imzalı efsane kitabının ismi, korkuyla en çok özdeşleştirilen renk. Jessica Jones’ta en ağır basan renk ise mordu. Purple Man’in rengi, Jessica Jones’un çizgi romanlarda süper kahramanken kullandığı ağırlıklı renk.

Buna niye girdik uzun uzun? Birincisi, bu durum pek hoşumuza gidiyor, ikincisi de Luke Cage bu geleneği devam ettirecek gibi gözüküyor. Netflix geçtiğimiz gün yeni bir klip yayınladı Luke Cage’den. Klibimiz dizinin ana kötüsü, Cornell “Cottonmouth” Stokes’un bir sahnesini ele alıyor. Ve izleyince göreceksiniz zaten, net bir şekilde kırmızı rengin üstünlüğü var sahnede. Bu bütün diziye sirayet edecek bir durum mu bilmiyoruz, fragmanlarda kırmızı o kadar da bariz gözükmüyor. Hatta Luke Cage’i biraz daha yeşil tonlarla özdeşleştirmişler gibi. Ama Cottonmouth, en azından, kırmızı rengiyle birlikte gelecek gibi.

Bu üç fayda sağlıyor bize soracak olursanız. Birincisi, en barizi, her şey bir güzel gözüküyor. İkincisi, çok bariz bir kentsel hava katıyor işin içerisine. Hikayesel olarak da bunun anlamı büyük, neticede bütün diziler New York’u soluyor ve solutuyorlar, bu tip bir renklendirme de sanki her şeyin neon tabela ışığında bir gecede geçtiği izlenimi veriyor. Üçüncüsü de, dizileri tematik olarak birbirine bağlıyor; bu da insanda bir devamlılık hissi oluşturuyor. Uzun lafın kısası, renk bazlı sinematografiye coşuyoruz yani biz, siz ne diyorsunuz?

Author

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.