Sosyal medya kullanan biriyseniz geçtiğimiz iki ayı Squid Game denilen, Güney Kore yapımı Netflix dizisi hakkında gördüğünüz sayısız meme ile geçirmiş olmanız çok olası. İlhamını yıllar önce çıkmış olan Japonya yapımı Battle Royal filminden aldığını görebildiğimiz fakat ona oranla izlemesi çok daha zevkli ve üzerine düşünülmüş bir yapım olan dizimiz, hayatında çok kötü bir konumda bulunup da ihtiyacı olan para için her şeyi yapabilecek bir grup insanın, Güney Koreli çocukların nesiller boyu oynadığı oyunları geçmeye çalışıp, bunu yaparken de ölümcül bir eleme sürecinden kaçınmaya uğraştıkları bir yarışmayı anlatıyor. Dizi adını da bir Güney Kore çocuk oyunundan alıyor zaten.

Finalini izleyen ve tabii, dizinin başarısını da gözlemleyen herkesin -ki Netflix tarihinin en çok izlenen işi olmak, azımsanmayacak bir olay- tahmin edebileceği gibi, ikinci bir sezon ile hikâye devam edecek diye düşünülüyordu ve dizinin gösterildiği, üstüne de soru-cevap yapıldığı bir etkinlikte, serinin yaratıcısı Hwang Don-hyuk, şu açıklamaları yaptı: “İkinci sezona dair çok fazla baskı, istek ve sevgi mevcut. Yani, öyle bir hâle geldi ki bize, yapmaktan başka bir seçenek bırakmıyorsunuz neredeyse. Ama ikinci bir sezonun olacağını söyleyeceğim. Şu an kafamın içinde. Şu sıralar planlama sürecindeyim.”

Netflix’in henüz resmi onayı vermediği fakat onun da eli kulağındadır, diye hissettiğim ikinci sezon hakkında elimizde pek bir şey yok diyebiliriz. Baş karakterin geri dönüşünün kesin olduğu, en açık ifade edilebilecek bilgidir herhalde. İkinci sezon beni hem heyecanlandırıyor hem de ilk sezonun büyüsü olmayacak diye bayağı çekiniyorum açıkçası. Hatta finali daha derli toplu bitirip de bunu böyle, iyi bir Netflix işi olarak hatırlasak huzurlu hissederdim. Tabii altın yumurtlayan tavuk kesilmez, dolayısıyla bu kadar talebin olduğu yerde de Netflix, dibine kadar sömürecektir bu yapımı. En azından çok da uyduruk bir yere gelmeden toparlarlar inşallah diyelim.

Tam bir çılgınlığa dönüşmüş, çeşitli ülkelerde Cadılar Bayramı sırasında kostümleri giymesi yasaklanılmış ve yapımcısına sözleşmelere bonus payı ekletmemenin nasıl bir pişmanlık olabileceğini tattırmış bu dizi için, sizin düşünceleriniz neler? İzlediniz mi yoksa izlemeyip “Çok abartıldı ya”, diye ortalıkta gezenlerden misiniz? Altıncı bölüm sizce de dizi tarihinin en iyi bölümlerinden biri değil mi? Bu tür bir yarışmayı kazansanız, saçınızı hangi renge boyardınız? Bu tür tüm sorularımızın cevaplarını, aşağıdaki alanda, yaptığınız şekerden kurabiyelerin üstüne kalıplarla harfler işleyerek paylaşın.

Yazar

Hikâye odaklı oyunlar oynarım, film/dizi izlerim, arada sırada da çizgi roman okurum. Bunlarla meşgul değilsem de muhtemelen uyuyor olurum. "Benim düşünceme göre endişelenenler iki kez acı çeker."

1 Yorum

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.