Eğer magazin basınını falan takip ediyorsanız, illa ki 2016 ile ilgili “Lan ne kadar ünlü ayrıldı bu yıl” laflarını duymuşsunuzdur. Her şeyin başını da Brad Pitt ve Angelina Jolie’nin mitolojik ayrılıkları çekiyor. İnsanlar üzülüyor, “Vay arkadaş, bizim ilişki de biter be Pitt’le Jolie ayrıldıysa” falan diyor… Biz de iki tane şöhretli insan birbiriyle beraber olmamayı tercih edince, neden üzülünür onu çok anlayamıyorduk. Çünkü yani, ne bileyim, hayat çok da kötü değil onlar için, değil mi?

Ama büyük konuşmuşuz. Deadline’dan gelen bir haber, bir ayrılık haberi; bizi resmen yığdı. Parçaladı, Ege’den denize döktü, içimizi kıydı. Deadline, Deadpool’un filmini böylesine büyük bir başarı yapan kişilerin başını çeken başrol Ryan Reynolds ve filmin yönetmeni Tim Miller’ın “kreatif anlaşmazlıklar” sebebiyle ayrı düştüklerini, ve Tim Miller’ın Deadpool 2’den ayrıldığını açıkladı. Bilmeyenler için, adeta gerilla yöntemiyle çekilen Deadpool 2’nin mutfağı biraz total futbol gibiydi, herkes her işe koşuyordu yani. O mutfakta da dört kişi vardı. Yazarlar Rhett Reese ile Paul Wernick, yönetmen Tim Miller ve başrol Ryan Reynolds.

gettyimages-509123202_-_h_2016

İddialar bu “kreatif anlaşmazlık” olarak adlandırılan şeyin, Cable’ı kimin oynayacağından çıktığı yönünde. Denilene göre Tim Miller’ın gönlü Kyle Chandler’dan yanayken, stüdyo –ve Ryan Reynolds- Liam Neeson’a doğru kayıyormuş. Tam netleştirmek gerekirse, Deadline ayrılığın sebebinin bu olduğunu söylemiyor; fakat bu dedikodu haber düştüğünden beri bununla ilişkilendirilmekte. Elbette hayatın bu kadar da basit olamayacağı da bariz bir gerçek.

İlla ki bu ayrılığın arkasında daha kompleks bir uyuşmazlık vardır; ancak sorun her neyse, bu bizim üzülmemizi engellemiyor. Zira Deadpool’u bu kadar büyüleyici yapan şey, dört tane işine inanmış ve tutkuyla sarılan insanın stüdyo müdahalesi olmadan ortaya bir iş çıkarmasıydı. Şimdi ise ortada tutkusu, ve karakteri anlayışı, ve materyale saygısı bakımından yeri doldurulması gereken bir adam var. Biraz ümit kırıcı, dünyanın sonu değil, ama eğer müsaadeniz de varsa biz bunu 2016’nın en üzücü ayrılığı olarak nitelendirmek istiyoruz yine de…

Yazar

Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.