İçeriğe geç
Muhitkâr ol
Dizi 6 dk okuma

Kainatın EN İYİ Sitcom’u FRIENDS’in, Fena Hâlde Sübjektif Bir Sıralamayla EN İYİ 10 BÖLÜMÜ

Yiğitcan Erdoğan
Kainatın EN İYİ Sitcom'u FRIENDS'in, Fena Hâlde Sübjektif Bir Sıralamayla EN İYİ 10 BÖLÜMÜ

Son güncelleme: 22 Ocak 2020

Daha önce bir kez iddialı bir biçimde Friends’in kainatın en iyi sitcom’u olduğunu iddia ettiğimiz için; bana arada gerçekten de muhteşem olan bu diziyle ilgili daha çok içerik üretmiyor oluşumuz garip geliyor. Cidden Friends’in bir başka yeri var sitcomlar aleminde. Şahsi görüşler oynar elbette ama, bu kadar tekrar izlenebilen, çizgisini finale değin az çok koruyabilmiş, çok da zekice yazılmış bir sitcom daha yok gibi geliyor bana. O yüzden, bu uğurda, Friends’in en iyi 10 bölümünü, naçizane sıralayalım dedik. Buyurun, fena sübjektif sıralamamız şu şekilde:

 

10. 235. Bölüm: ‘The Last One’

Friends (2)

İyi Yapan Şey Ne: Final olmasına rağmen, dizinin en iyi on bölümü arasına girebilecek olması. Gerçekten, final yapmak kolay bir iş değildir. Çok dizinin son çizgiye kadar mükemmel gidip, bir çuval inciri son kırk dakikasında berbat ettiğine şahit olduk. Pek çokları kaldıramadı o baskıyı. Friends’in üzerindeki baskı on kat daha fazla olmasına rağmen, büyüleyici bir asaletle geçti finiş çizgisini. Bu yüzden de övgüyü hak ediyor.

 

9. 174. Bölüm: ‘The One with the Videotape’

Friends (3)

İyi Yapan Şey Ne: Friends’in izleyicisini gerizekalı yerine koymamak gibi bir ısrarı var. Bunun da en iyi emarelerinden bir tanesi bu bölümde dönen espri. Birincisi, Ross’un sonunda haklı çıkması zaten sitcom pratiğinin aksine bir durum. İkincisi, mevzubahis hikaye, gerçekten de sırf yazarlar ‘biz seksi dedik, o yüzden seksi’ dediler diye seksi değil. Gerçekten o hikayeye bile ‘lan dur, harbiden etkileyici olsun’ diye kasılmış olması, Friends’i sevmemizin başlıca sebeplerinden.

 

8. 111. Bölüm: ‘The One Where Everybody Finds Out’

Friends (4)

İyi Yapan Şey Ne: Birkaç bölümdür giden bir hikaye arkına çok tatlı bir final olması. Monica ve Chandler’ın ilişkisi, muhtemelen sitcom tarihinin en kuvvetli ele alınmış romantik ilişkilerinden biri. Londra’daki kaçamaklarından tut da, bununla yüzleşmelerine; arkadaşlarından gizli gizli görüşmelerinden ilk etapta sadece Joey’nin bilişine kadar gerçekleşen her şey, bu bölümde dananın kuyruğundan kopuyordu. Çok da güzel ediyordu!

 

7. 50. Bölüm: ‘The One Where No One’s Ready’

Friends (5)

İyi Yapan Şey Ne: Amerikan TV literatüründe ‘bottlecap episode’ diye bir şey vardır. Arada maliyetten kurtarmak için diziler bir bölümü komple tek lokasyonda geçecek şekilde kurgularlar. Bu konuda da sağda solda verilen iki mükemmel örnek görürsünüz, birincisi Breaking Bad’in The Fly bölümüdür; öbürüsü de bu. Sadece Monica ve Rachel’ın salonunda geçen bu bölümden, yirmi beş tane ikonik an çıktı yani. Hatta lügatımıza bir deyim bile kazandırıldı: Komando giyinmek!

 

6. 64. Bölüm: ‘The One the Morning After’

Friends (6)

İyi Yapan Şey Ne: Buna ihtiyacımız vardı. Gerçekten, bu bölümde Rachel ve Ross’un komple birbirleriyle yüzleşmeleri, ekibin odadan dinleyip kritik etmesi ve akabinde yaşanan kopmaya ihtiyacımız vardı. Friends bütün sezon boyunca Ross ve Rachel’ın, farklılaşan yaşam tarzlarından dolayı aşınan ilişkilerini kusursuzca işlemişti; ama bir yerde patlak vermesi gerekiyordu. Bu oldu, çok da güzel oldu. Bunun bir ikamesi olarak ‘We were on a break!’ bölümü de alınabilir; ama ilk göz ağrımız budur, o yüzden de bunu koyduk.

5. 182. Bölüm: ‘The One Where Joey Dates Rachel’

Friends (7)

İyi Yapan Şey Ne: Pek çok şey esasında. Joey ve Rachel arasındaki ilişkiyi tatlı tatlı derinleştiren şeyler, ikisinin de romantik anlamdaki yeteneklerini birbirlerine çiçek gibi sergilemesi… Ama tek bir şeye özetleyeceksek, o da şudur: Matt LeBlanc. Ben hep LeBlanc’ın altılı içerisindeki en yetenekli aktör olduğunu düşünmüşümdür, sebebi de bu bölümdür. LeBlanc’ın bölümün finalinde, Joey ‘I’m terrified’ derken suratından döktürdüğü mimikleri toplasan, yirmi gence yetecek oyunculuk çıkar. Döner döner izler, izler izler ağlarsınız.

 

4. 81. Bölüm: ‘The One with Chandler in a Box’

Friends (8)

İyi Yapan Şey Ne: Friends, altının arasındaki ilişkileri her zaman ikili ikili döndürerek işledi; ama daima iltimas geçtiği bir ikili de vardı elbette: Joey ve Chandler. Chandler’ın ettiği dev eşekliğin ardından gelen bu bölüm, ikisinin karşılıklı olan muhteşem bromanslarına harika bir aşk mektubuydu ancak; onu kıymetli yapan şey, o dakikaya kadar zaten bu dostluğun pek çok kez bize gösterilmiş olmasıydı. Joey ‘ben orada altı saat kalınca ne düşündüm biliyor musun?’ diye sorduğunda, biz cevabı az çok biliyorduk aslında.

 

3. 38. Bölüm: ‘The One with the Prom Video’

Friends (9)

İyi Yapan Şey Ne: Friends’in tartışmasız en ikonik bölümlerinden biri. Her yönüyle öyle. Çünkü TV tarihinin en meşhur, en uzun soluklu, en etkileyici ve sürükleyici ilişkilerinden biri olan Ross ve Rachel ilişkisi, bu bölümle mertebe atladı. Onlar birbirlerinin ıstakozuydular, bu bölümde anladılar. Üstelik dizinin kendi tarihi içerisindeki en efsane esprilerin bir bölümüne de burada rastlamak mümkündü. ‘Sussana, kamera beş kilo ekliyor’ cümlesine cevap olarak gelen, ‘Haa öyle mi, kaç kamera var üzerinde?’ lafı gibi mesela…

2. 179. Bölüm: ‘The One with the Rumor’

Friends (10)

İyi Yapan Şey Ne: Şimdilerde Brad Pitt ve Jennifer Aniston isimlerini yan yana koyup da, o iki adın arasına bir de Angelina Jolie sıkıştırmamak mümkün değil. Ancak bir dönem, Hollywood’un efsane çiftleri arasındaydılar ya hani? O dönem bir de Friends de beraber oynadılar. Pitt geldi, konuk oyuncu olarak tüm beklentileri aştı, bir de Emmy kazandı kendisine ve bize de geriye Friends’in en unutulmaz bölümlerinden birisini bıraktı. Pitt’in varlığı zaten katma değer ama, olmasa bile bölüm esprileri ve mizanseniyle zaten efsaneler arasına girerdi!

 

1. 85. Bölüm: ‘The One with the Embryos’

Friends (1)

İyi Yapan Şey Ne: Phoebe’nin embriyo hikayesi –bölüme adını vermiş olmasına rağmen- gücenmesin ama, bizim derdimiz o değil. Bu bölümü eşsiz yapan şey de o değil. Bu bölüm, Friends’i Friends yapan her şeyin kusursuz bir tablosu. Bir yandan naif bir duygusallık, bir yandan gerçekten unutulmaz ve zekice espriler, büyük bir yandan da karşınızdaki insanların gerçekten birbirlerini seven, tanıyan ve saygı duyan bir grup arkadaş olduğu hissi. Evin el değiştirmesi, sorular ile cevapları, horozla ördeğin makus talihi… Friends’i iyi yapan her şeyin izi vardı bu bölümde. Bir numaraya koymamak da olmazdı.

Yiğitcan Erdoğan

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Tüm yazıları (2655)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.