Bazı suçlar vardır silah gerektirir, bazı suçlar vardır türlü türlü sinsi araçlar gerektirir ama öyle suçlar vardır ki insanın kıvrak bir dilden başka bir şeye ihtiyacı olmaz. Bakışları büyüleyen göz yanılsamaları gibi öyle söz cambazları vardır ki kelimeleri ağızlarında evirirler çevirirler; en kötü niyetleri, en gösterişli perdelerin arkasında saklarlar ve lafı dolandırarak konuyu istedikleri noktaya getirirler. Sıradan hırsızlardan, suçlulardan, dolandırıcılardan daha tehlikelidirler bu insanlar çünkü ne zaman, nerede böylelerine denk geldiğinizi bilemeyebilirsiniz. Öyle hokkabazlıklardır ki bunlar bazen büyük topluluklar, uygar halklar ve koca hükümetler bile, hokkabazın dilinin merhametine kalabilir. İşte karşınızda, kurgusal dünyalardaki bu suçlulardan ve suçluların zavallı kurbanlarından üç tane örnek…

Şuraya önemli bir spoiler uyarısı bırakıyorum çünkü Bioshock Infinite, GTA serisi ve Fallout: New Vegas ile ilgili önemli sayılabilecek detaylar veriyor olacağım.

Epsilon Tarikatı, Chris Formage – GTA Serisi

Dünya, 157 yaşındadır.
Dinozorlar bir yalandır.
Her insan akrabadır, kızıl saçlılar hariç.
Tüm kurallara inanıp kalbini ve cüzdanını Epsilonizm’e teslim edersen mutlu bir hayat yaşarsın. Yoksa yandın.

Bu cümleler, GTA serisindeki Epsilon adlı tarikatın öne sürdüğü öğretilerden sadece birkaçı. 2004 yılından beri serinin içinde bulunan bu tarikatın kullandığı iletişim tarzının pek de söz cambazlığı olduğu söylenemez ama oyun evreninin içindeki insanların algısı da pek gelişmiş bir düzeyde olmayacak ki sayısız karakter bu oyuna düşüyor.

İlk kez GTA: San Andreas‘ta gösterilen ve oyuncuların gösterdiği ilgi ile birlikte diğer oyunlarda da devam ettirilen bu tarikat, Chris Formage adlı bir karakter tarafından kuruldu. GTA 5’te de görüldüğü gibi tarikatın hiyerarşisinin içinde yükselebilmek için sürekli daha fazla bağış ve harcama yapılması gerekiyor. GTA: San Andreas’ta sadece gizemli bir varlık gösterebilen tarikata GTA 5’te Michael karakteri ile katılım sağlanabiliyor. Gizli bir görev serisi ile etkileşime geçilebilen bu tarikatta Michael’in on binlerce dolar harcama yapması gerekiyor.

Tarikatın sahip olduğu sayısız üye de düşünüldüğünde Chris Formage ve onun çevresine toplanan dolandırıcı kadronun kaldırdığı miktar, akla hayale sığmaz boyutlarda. Tabii Michael’ın her zaman bu miktarı uygar veya uygar olmayan yollardan geri talep etme gibi bir hakkı da var. En azından öyle duydum, siz tabii ki istediğiniz yöntemi kullanabilirsiniz.

Fantastic – Fallout: New Vegas

Helios One isimli enerji tesisi, Fallout: New Vegas adlı oyunda bulunan ve Yeni Kaliforniya Cumhuriyeti’nin denetiminde bulunan çok büyük bir potansiyele sahip, çok önemli ve kritik bir yer. Doğal olarak Cumhuriyet yetkilileri de bu tesisi yönetebilmek için uygun bir teknik uzman arayışına girmişler ve kendilerince yetkin birisini bulmuşlar. Bu kişinin ismi “Fantastic”. Kulağa azıcık şüpheli geliyor, değil mi? Öyle.

Cumhuriyet denen kocaman siyasi yapının yetkilileri, içinde bulundukları nükleer savaş sonrası mahşer ortamında, karşılarında Sezar’ın Lejyonu gibi vahşi ve tehlikeli bir güç varken böyle kritik arayışlarında iyi bir filtre uygulamışlardır diye düşünebilirsiniz. Fantastic ile konuştuğunuz zaman bu işi nasıl aldığı sorulduğunda ise “Bana teorik fiziği ne kadar bildiğimi sordular, ben de onlara fizikte teorik bir derecemin olduğunu söyledim. İşi verdiler.” diye cevaplıyor.

Fantastic ile biraz daha konuştuğunuzda bu işi aslında bağımlısı olduğu maddeleri temin edebilmek için aldığını öğreniyorsunuz. Tesisteki birkaç kişi onun bu dolabından şüphe duyarken Cumhuriyet kılını bile kıpırdatmıyor. Hatta oyun sonunda, bütün anlatının çevresinde odaklandığı yapılardan birisi olan Hoover Barajı’ndaki başka bir göreve terfi ettirildiğini bile görebiliyorsunuz. Dahası, Fantastic’in kendisi bu görevlerin altından kalkabileceğine inanıyor. Sadece sistemleri kontrol eden konsolların en önemlisini nasıl kullanacağını öğrenmesi gerek. Onun fikrine göre de bu en önemli konsol da tabii ki tüm konsollar arasından en büyük olanı olmalı.

Zachary Hale Comstock – Bioshock Infinite

Tabii ki lafı dolandırmak derken Tanrı’nın sözünü, yani Tanrı’nın lafını dolandıran kişilerden de bahsetmemiz gerekir. Zachary Comstock, Bioshock: Infinite‘in dünyasında uçan şehir Columbia’nın kutsal önderi, peygamberi olan kişi. Tanrısının meleğinden kehanetleri okuduğuna ve bu mesajlarla Columbia adlı şehrini, ABD denen memleketlerinden bile daha önemli bir yer hâline getireceğine inanıyor, halkına bu mesajı yayıyor. Yani, şehir uçtuğuna göre bir haklılık payı olmalı değil mi?

Aslında meleği dediği kişi Rosalind Lutece adlı, çok ileri bir zekâya sahip bir bilim insanı. Fantastic gibi fizikte teorik bir dereceye sahip değil ama teorik fiziğe ve fazlasına oldukça hâkim. Rosalind’in sayısız çalışması ve başarısı var ama Columbia şehrinin uçabilmesi ve olasılıklar uzayı içindeki olasılıkları görebilen bir makinenin icadı, bu başarıların en önünde gelen iki tanesi. Yani Bay Comstock’un kehanetleri aslında matematikten başka bir şey değil, bir meleği de yok. Hatta bu sırrını korumak için Rosalind Lutece’i, yani meleğini öldürmeyi bile denemiş. Tüm bu oyunlarının sonucu olarak da kendisine uçan bir şehir sahiplenmiş. İyi iş ha?

Tüm bu konuların ve olayların her birisi için uzun uzun konuşulabilir ama bu seferlik burada duralım. Doğru söze ne denir diye bir deyimimiz vardır ama sanırım doğru şekilde manipüle edilmiş oldukça yanlış sözlerin de çeşitli getirileri var. İnsanın, elinde başka hiçbir şey olmasa bile nasıl kullanacağını bildiği bir dile sahipse yapamayacağı şey yok sanırım. Bu hem çok iyi hem de çok kötü sonuçlara çıkabiliyor. Sizin aklınıza da başka örnekler geliyor mu? Veya söylemek istediğiniz bazı sözler vardır?

Yazar

Gelin size bir hikaye anlatayım...

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.