İçeriğe geç
Muhitkâr ol
Oyun 2 dk okuma

HOGWARTS’ı Cebine Sokmak İsteyenler İçin, HARRY POTTER: HOGWARTS MYSTERY Çıktı!

Yiğitcan Erdoğan
HOGWARTS'ı Cebine Sokmak İsteyenler İçin, HARRY POTTER: HOGWARTS MYSTERY Çıktı!

Para vermediğiniz müddetçe sadece sekiz saatte bir, yirmi – yirmi beş dakikalık seanslar dahilinde oynayabildiğiniz oyunları seviyor musunuz? Metroda giderken ekrana baş parmağınızla basmak suretiyle elde ettiğiniz oyun için mücevherat sizi mutlu ediyor mu? Harry Potter evrenine kanınız kaynıyor mu? Evinizde yaşayan küçük çocuğun çıkarttığı sesler sizi aşırı rahatsız ettiği için önüne bir tablet dayayıp kafa dinlemek mi istiyorsunuz?

Harry Potter: Hogwarts Mystery bütün bu problemleri tek seferde çözmeye hazır.

Oynatınca video YouTube’dan yüklenir.

Jam City‘nin yaptığı ve iOS ile Android platformları için piyasaya sürülen oyunumuz bütün bu yukarıda anlattığım durumları Harry Potter evreniyle birleştiriyor. Karışıklık olmasın, merakla beklenen Niantic yapımı AR Harry Potter oyunu değil bu. Bu oyunda bir karakter yaratıyorsunuz. Kendinize benzetiyorsunuz. Sonra da Hogwarts eğitiminize başlıyorsunuz. Yedi senenin yedisi, dört binanın dördü de var. McGonagall, Snape falan düşünün gırla.

Oyunun ön plana çıkan yönü oynanışı değil. Oynanış, fikir belirten herkesin ortak mutabakatından anlaşılıyor ki App Store ya da Google Play’de bulabileceğiniz herhangi bir free-to-play oyundan ne aşağıda, ne de yukarıda. Büyüleri parmağınızla iz sürerek öğreniyor, iksir yapımında malzemeleri bir odada parmağınızla basarak seçiyorsunuz. Oyunun özellikle detaylı karakter yaratımı çok övülüyor. Bir de uzun yapısı.

Jam City oyuna toplam 200,000 kelimelik bir senaryo yazmış. Bunu günde yarım saat – bir saat gibi otobüs seyahati kadar mesafeler içerisinde oynarsanız aylarca oyunda aktif kalın diye yapmışlar. Yani işin özü şu, cebinizde gezdirebileceğiniz ve birkaç ay sürebilecek basit, eğlenceli bir Hogwarts eğitimi vaat ediliyor size. Eğer “varım” diyorsanız, buyurun App Store’a. “Ya daha derini yok mu bunun” derseniz, ben şahsen PC’ye çıkmış olan Prisoner of Azkaban oyununu cümlenize öneririm, PS3 için de Order of the Phoenix fena değildi açıkçası. Ne yaparsanız yapın, yeter ki Goblet of Fire‘ın oyununa bulaşmayın o gerçekten çok ayıp bir şeydi ya…

Yiğitcan Erdoğan

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Tüm yazıları (2655)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.