İlk Sezonunu Bitiren AGENT CARTER’ı Hemen İzlemeniz İçin Sayabileceğimiz 13 Geçerli Sebep
Geçen bölümün yazısını yazmadığımda, sağ olasınız, pek çoğunuz merak dolu mesajlar attılar bana. Yazı neredeydi, bu bölüm güzel değil miydi, sorun neydi? Hayır, bölüm güzeldi ve Agent Carter final öncesi yine çok tatlı bir salvo vuruvermişti; sorun, Agent Carter’ı övmek için yetecek kadar tüyün dilimde kalmamış olmasıydı. Ya da en azından, ben öyle sanıyordum. Bu sabah bizim buralarda gün yüzü gören son final bölümüyle birlikte, bir anda kendimde inanılmaz bir kudret buldum. Agent Carter biraz şaşaasız da olsa, kuvvetli bir biçimde bitti ve ben ona hak ettiği saygıyı göstermeliydim.
Dedim ki, aşağı yukarı iki aydır söylediklerimi bir defa daha tekrarlayalım da, Marvel’ın yaptığı en iyi iş olan Agent Carter dizisinin önünde bir saygıyla eğilmiş olalım. Buyurun, ilk sezonu yeni biten Agent Carter’ı tümden izlemeniz için sayabileceğimiz 14 über geçerli sebep!
1. Hayley Atwell
İlk önce lafa buradan başlamak lazım. Bu dizi sadece ve sadece Hayley Atwell sayesinde var oldu. Eğer Peggy’yi ilk Cap filminde başka biri oynamış olsaydı, muhtemelen o karaktere bu denli aşık olmazdık; Marvel kısa filmini çekmezdi, o kısa film de bir diziye evrilmezdi. Atwell bizi vurduğu silahın tek atımlık olmadığını, Peggy’ye bizim gördüğümüzden derin katmanlar ekleyebileceğini sekiz bölümde defalarca kanıtladı. Yalnız da değildi üstelik.
2. Atwell ve D’Arcy Arasındaki Kimya
Hayley Atwell filmlerden izleyicilerin tanıdığı bir isim olduğu için onun yanına kimin konulacağı gerçeği gerçekten de riskli bir hamleydi. Marvel bu işi tanıdık bir aktör ve tanıdık bir isim ile çözdü: Jarvis. Pek çoğumuz diziden bir ikili komedisi beklemiyorduk, fakat aşırı kibar ve aşırı İngiliz Jarvis karakteriyle Peggy Carter insanı kendinden geçiren şirinlikte bir buddy cop ikilisi oldular. Bu noktadaki en büyük alkış, James D’Arcy’yi o role seçenlere gitmeli elbette. Ama zaten bu dizinin casting’ini kim yaptıysa, ona tek bir alkış yetmez. Zira…
3. Yardımcı Oyuncu Kadrosunun Kuvveti
One Tree Hill’den beri görmediğimiz Chad Michael Murray‘den Whedon mezunu Enver Gjokaj‘a; Boardwalk Empire’dan tanıdığımız Shea Whigham‘dan, How I Met Your Mother’ın elimizde büyüyemeyen Lyndsy Fonseca‘sına; kötü karakterleri oynayan Bridget Regan‘dan Ralph Brown‘a kadar boş tek bir oyuncu yoktu kadroda. Bunların pek çoğu önceden az çok tanıdığımız kişilerdi, ama tabii araya bir de ağır top gerekiyordu. Onu da şöyle çözdüler…
4. Dominic Cooper’ın Teşrif Etmiş Olması
Bizim için Marvel Cinematic Universe’in 40’lar, 50’ler dönemini, hatta belki de The First Avenger ile Iron Man arasındaki tüm süreyi temsil eden sayılı karakter var. Bunlardan biri elbette Peggy Carter; fakat dürüst olmak gerekirse onun etkisi diğer filmlerde Winter Soldier’a kadar çok yoğun gösterilmedi. Sıradan bir izleyici için Marvel Cinematic Universe’in geçmişi Howard Stark’tan ve sadece Howard Stark’tan ibaretti ki, Marvel Dominic Cooper’ı birkaç bölümlüğüne de olsa diziye getirerek, döneme ciddi bir inandırıcılık kazandırdı.
5. The First Avenger Sonrası İçimizdeki Ukteyi Alması
Bu inandırıcılık, o filmin iki kilit oyuncusuna sahip olduğundan dolayı spesifik bir şeye de yol açtı: Captain America: The First Avenger’ın arkada bıraktığı boşluğu doldurmak. The First Avenger finali yüzünden bizi çok inandırıcı ve ilgi çekici bir dünyayla tanıştırıp, sonra da o dünyayı terk etmek zorundaydı. Gelin görün ki içimizde kalmıştı o dünyanın devamını görme isteği. Howling Commando’lara ne olmuştu? SSR nasıl SHIELD’a dönüşmüştü? Agent Carter bu uktemizi aldı götürdü.
6. Marvel Evrenine Olan Bağı
E bunu yaparken de Marvel evrenine göbekten bağlandı elbette. Son bölümün son sahnesiyle ilgili spoiler vermeyeceğim, meraklanmayın. Fakat ondan öncesinde de dizi pek çok farklı yerden MCU’ya ve daha da geniş Marvel külliyatına daldırdı elini. Leviathan‘ın adını ilk defa burada duyduk; Age of Ultron‘da daha detaylı göreceğimize inandığımız Black Widow programına ilk defa bu dizide şahit olduk. Bir ara She-Hulk’ın hukuk firmasına bile bir gönderme yapıldı, düşünün. Bu da bizim teori kutularımızı çalıştırdı tabii ki.
7. Evreni Çok Doldurulması Gereken Yerinden Yakalaması
Ortada şöyle bir durum var. Agents of SHIELD ve bu sene gala yapacak Netflix dizileri avantaj gibi gözüken ama aslında derin bir dezavantaj olan bir faktöre sahipelr. Bu diziler MCU’nun bugününde geçiyorlar. Yani Iron Man var, Thor var, Captain America var ama aslında biliyoruz ki, tam olmayacaklar. Bu onların beraberinde “E SHIELD’ın haberi yok mu?” gibi sorularla gelmelerine sebep olacak. Agent Carter’ın oyun alanı ise bomboş. Önlerinde hiç filmi çekilmemiş net bir altmış sene var ve üstelik Ant-Man sağ olsun, o arada da süper kahraman bireylerin olduklarını biliyoruz. Araya isterlerse Cloak & Dagger atarlar, isterlerse Wasp’tan dem vururlar. Diledikleri gibi!
8. Marvel’dan Da Bağımsız Olarak İzlenebiliyor Olması
Ama işte ortada şöyle bir güzellik de var; bu diziyi keyif alarak izlemek için azılı bir MCU hayranı olmanız gerekmiyor. Dürüst olalım, Agents of SHIELD’dan tam randıman almak için en azından mevcut Marvel filmlerini güncel seyretmeniz lazım; zira The Winter Soldier’ı izlememiş biri için SHIELD çok uzun zamandır bir şey ifade etmiyor. Fakat Agent Carter, güncelinden etkilenmek zorunda olduğu bir film olmadığından kendi ayakları üzerinde de durabiliyor. Üstelik Marvel’dan sıyırdığınızda da iyi bir dizi kendisi. Mesela…
9. İyi İşlenmiş Komplosu
Dizinin final bölümü, çok uzun zamandır takip ettiğimiz bir konuyu ustalıkla kapattı. Bu tip casus dizilerinde illa ki bir yerden fire verirsiniz; ve dürüst olayım, Agent Carter da finiş çizgisine kusursuz bir koşuyla ulaşmadı. Ama bir iki tökezleme harici muazzam bir çizgiyi koruyabildi sonuna kadar. Finow Savaşı’nda neler olduğundan, Howard Stark’ın kasasının nasıl soyulduğuna kadar pek çok irili ufaklı detay ortaya çok etkileyici bir büyük resim çıkardı. Ve büyük resmin ara detaylarında da şahane birkaç nokta vardı. Şöyle,
10. Sağlam Planlanmış Konu Twistleri
Gerçekten bu konuda Carter’ı ne kadar alkışlasam az. Dizi ortaya bir bomba fırlattı, bombayı patlattı ve ondan sonra yıkılan şeylerden hızlıca yeni bir bombayı çıkarttı ortaya. Hiçbir zaman hız kesmedi ve hiçbir zaman tahmin edilebilir olmadı. Dizinin final bölümü karakterlerin geleceğiyle ilgili Peggy ve Howard’ın ölmeyecekleri gibi birkaç şeyi bildiğimiz için yer yer gerilimden yoksundu; ama pek çok diğer noktada gerek karakter öldürmek, gerekse bir karakterin hiç tahmin etmediğimiz yönünü ortaya çıkartmak konusunda elinden geleni ardına koymadı.
11. Az ve Öz Sürmesi
Tabii ki bunu yapabiliyor olmasının en büyük sebebi dizinin hepi topu sekiz bölüm sürüyor olmasıydı. Bundan daha önce de bahsetmiştik. Agents of SHIELD yirmi üç bölüm çıkartmak zorunda olduğundan ciddi bir handikapa sahip. Bazen hikaye örgülerini sündürmek zorunda kalıyor ve bazı bölümlerin dolgu olduğunu çok net hissediyorsunuz. Agent Carter’ın böyle bir vakti yoktu. Carter hızlı ve dik bir çizgide finaline doğru ilerledi ve yolda hiç durmadı, araya hiç boş bölüm atmak zorunda kalmadı.
12. Dönemini İyi Yansıtması
Bu seri ilerleyişte -yabancı tabirle- durup gülleri koklamayı da ihmal etmemiş olması ayrı bir hayranlık sebebi. Dizi Marvel evreni de olsa, 1940’larda geçtiğini hiç unutturmadı bize. Kostümler şahane tasarlanmıştı ve sinematografi The First Avenger gibi harika gözüküyordu; fakat onun da ötesinde apartman sahibesi Miriam ve kafedeki müşteriler gibi ufak tasvirlerle dönemin sosyolojik zihniyetine de indi Agent Carter. Ve o zihniyetten de ortaya şükela bir mesaj çıkarttı. O da şuydu:
13. Girl Power!
Evet, Girl Power! Dizinin konu ve hikayesini mesajıyla bağdaştırabilmesi zaten onu muadillerinden öteye bir yere koydu. Bakın, bir dizi, film, kitap, oyun ya da çizgi romansanız elinizde üç şey vardır. Kabaca anlatmak gerekirse bunlar konu, yani karakterlerin yaptığı ve onların başına gelen olayları kapsar; hikaye, ki arka planda akan ve konuyu yaratan motivasyonlar ile durumlar kombinasyonudur ve mesaj, bu da sizin iletmek istediğiniz ezcümledir.
Agent Carter’ın konusu, her casus dizisinin olması gerektiği gibi bölümden bölüme dinamik kaldı. Carter Leviathan’dan silahları geri almaya çalışır; Thompson, Carter ve Uluyan Komandolar Rusya’ya giderler vb. Üst hikaye de bunları ilgi çekici kılacak denli sürükleyiciydi: Howard Stark hükümet tarafından düşmana silah satmakla suçlanıyor ve Peggy de onun ismini temize çıkarmaya çalışıyordu. Bunların altına döşediği mesaj ise netti Agent Carter’ın: Kadın olmanın, erkek eşitleri tarafından devamlı küçümseniyor olmanın zorlukları.
Bu üçünü muazzam bir şekilde birbirine bağlayan şey ise Black Widow programı ile birlikte Carter’ın SSR içerisinde görünmez olmasıydı. Dizi SSR’ın Carter’ı ciddiye almıyor olduğu gerçeğini Peggy’nin rahatlıkla ve fark edilmeden yandan kendi soruşturmasını sürdürüp Howard’ın adını temize çıkarmaya çalışmasıyla gösterdi; bunu yaparken hikayeyi devam ettirdi ve konuyu de en sonunda birebir aynı prensip düşünülerek yaratılmış olan Black Widow programına götürerek, hepsini birbirine bağladı.
Belki de hepsinden ziyade bu son sebep yüzünden Agent Carter gerçekten alkışlanmayı hak ediyor. Ve şahsen eklemem de gerekiyor ki; Agent Carter benim için penetre edilemez dediğim o “en sevdiğim diziler” grubuna girmeyi başardı. Şahsen herkes için midir bilemiyorum; ama gönül rahatlığıyla hepinize en az bir defa denemenizi öneriyorum. Bu dizi bunu ciddi anlamda hak ediyor zira…
Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.
Tüm yazıları (2655)Bunlar da ilgini çekebilir
26 yorum
-
-
Agent Carter’ın kısa filmi Iron Man 3’ün Bluray ve DVD’sinde mevcut sanıyorum. Diğer one-shot’lar da çeşitli filmlerin dvd ve blu-ray’larinde mevcut. Tabi internetten torrent hallerini de bulabilirsin. 😉
-
-
Güldürdü.
-
diziyi izleyenin bakış açısı önemli burda ve olaya ne kadar hakim olduğu mcu ile içli dışlı olmayan biri bunu sadece bayan karakterli bir ajan dizisi olarak görüyor ama yiğitcan işin hem marvel ile olan ilişkisi (ki arada doldurulcak 60 sene var) hemde dönem özellileriyle değerlendiriyor yani puanlama izleyicinin kendi öznel değerlendirmesidir
-
İgn Okurum severim ancak puanlamalari ciddiye almam Flashin her bölümüne 8.5 civarı puan veriliyor
-
@geeklord, cumlenin tamami tam bir geek harbiden. “LAYK!” 🙂
-
-
-
spoiler içerebilir!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
cap in kanı ile ilgili o kadar teori ürettim hepsi boşa mı çıktı,sen gel kanı köprüden aşağı boca et!Ama yinede belli olmaz.
teorilerim burdaki yazıdaydı:
http://geekyapar.com/konular/film/saniriz-agent-carter-age-ultrona-sandigimizdan-daha-direkt-baglaniyor/Ayrıca dizinin sonunda gördüğüm dr. zola beni şaşırrmadı desem insanır mısnız? Çünkü daha önce onla ilgili yazmıştım,umarım görebiliriz diye 😀
O da bu yazıda :
http://geekyapar.com/konular/dizi/agent-carter-s01e06-ya-insaf-edin-bir-bolum-oyle-yerde-kesilir-mi/ArkasındaO kadar çok soru bıraktı ki dizi,gel de bir sonraki seoznu bekle!
-
Cap’in kanı ilerde karşımıza çıkacak olsaydı günümüz filmleri ve dizisinde muhabbeti geçmez miydi sence? Eğer çizgi roman’da öyle bir durum olmuşsa şu an beni spoiler’a boğabilirsin dostum.
-
Hangi noktaya varmak istediğini anlayamadım,yazdıklarım zaten adı üstünde teori!Sadece eldeki bigiler üzerine fikir yürütmektir benim yaptığım.Gerçekleşir mi gerçekleşmez mi bilemem orasını ben sadece düşünüyorum o zaman bir de teori üreteyim kafasındayım 😀 Şimdiye kadar çıkmaması çıkmayacağı anlamnıda gelmez,ayrıca araştırdım senin spoiler istediğin üzerine örnek olarak luke cage capin kanından yapılan araştırma üzerine oluşmuş,sonra yukarda verdiğim linkte ultimate avengers çizgi sinemasında hulk ile bağlı izlersen orda görebilirsin,günümüzdeki dizi ve filmlerede biryerlerden yansır elbet sonuçta bu çizgiromanlar Tanrı kelamı değil istenilen şekilde değiştirilebilir ve birşey yapabilirler capin kanı ile ilgili bir umut!
-
-
-
Çok güzel bir seriydi, hikaye akışı da çok iyiydi fakat ben finalde ne olduğunu çıkaramadığım bir eksiklik hissetim.Belki de çok iyi olmanın getirdiği dezavantaj olan çok beklentinin olmasıdır.
Bir de korkak Thompson (ölünün arkasından konuşmak gibi olmasın, yıl olmuş 2015:D) son pisliğini yaptı.”Aslında her şey Peggy nin başarısıydı” demesini bekledim, sonuçta her şeye şahit olup, kendi içini dökmüştü.
2. Sezon olup olmayacağı Mayıs’ ta belli olacak.Reytingleri süper olmasa da 1.4 ün altına düşmedi.Hem yeni sezon gelsin de S.H.I.E.L.D nasıl kurulduğunu , Zola nın nasıl affedildiğini ve düşük ihtimal de olsa Ant-Man i görelim.
-
Yemin ederim o köprü sahnesinde gözlerim doldu ağlayacaktım neredeyse ://
-
Şu an o köprüye yakın bir yerde hayleyim ile birlikte yemek yiyioruz,hani demiştim ya abdye uçuyorum, kaptırmayayım diye 😀
-
hah tam oldu şimdi zırlayarak ağlıyorum..! 🙂
-
-
-
Sıkı bir MCU fanı olmama Agent Carter ı dört gözle beklememe rağmen şu 8 bölüm benim için çok tırttı ilk 4 bölümde leviatan geliyormş diye merakla bir savaş bekledim, ama final bölümlerinin yaşlı bir psikiyatır ve sarışın Widow ile sönük bir biçimde tamamladı
ve asıl fiyasko kısa filminde bile kurulan SHIELD ın adının bile geçmemesi bu da benim aklıma eğer tutarsa ikinci sezonunu çekeriz açgözlülüğünü getiriyor -
geekyapar onca önemli dizi varken niye agents of shield ve agent carter’a inceleme yapıyorsunuz anlamıyorum
-
geekyapar onca önemli dizi varken niye sadece agent of shield ve agent carter’a inceleme yapıyorsunuz
-
Bu iki diziye yaptıkları incelemeleri zevkle okumakla beraber sana katılıyorum. Bunlar olsun ama başkaları da olsun
-
sonuçta ayrım yapılmamalı örnek arrow dizisinde neler oluyor neler onlarıda bir inceleme yapılsa hiç fena olmaz ama sitenin yöneticileri biraz marvel’cı galiba
-
Site yoneticileri tarafci olmamasi ile birlikte dc sever olarak bilinirler. Ama sen kalkip Flash’in dizisine super bir dizi dersen adama gulerler…
-
sen flash’ın kötü bir dizi olduğunu ima ediyorsan bende sana gülerim 😀
-
Gul birader. O ucuz gorsel efektleri, bir iki oyuncu disinda asiri yavan oyunculuklari begeniyorsan istedigin kadar gul.
-
zevkler ve renkler tartışılmaz ben seviyorum sen vermiyorsun diye senı suçluyamam ama ilk yazan sendin
-
Hicbir yerde sevmiyorum demedim. flash bulmusum izlemez miyim..? Ama sevmek baska kalite baska. Izlesem de sevsem de iyi degil be abicim. Arrow bile savsakladi sezon arasindan sonra. bayilarak izliyoruz onumuze ne konsa ama az da objektivite lutfen.
-
sana katılıyorum arrow 3.sezonu cidden çok boşladı ilk sezon batmandan çok farklı bir havası vardı arrow’un 2.sezon deathstroke sayesinde çok güzeldi 3.sezonda ise batırdılar biraz ama flash cidden çok iyi gidiyor bence efectler bence ucuz değil objektif olursak arrow3.sezon kötü ama flash güzel ilk sezonu
-
-
-
-
-
Agent Carter çok da aman aman bir dizi olmamakla birlikte, diğer Marvel ve DC işleri kadar güzel bir şekilde ilerlediler. Bir şaheser değil ama bir çöp de değil. Agents of SHIELD boşluğunu iyi doldurdu.
Aslında bu temalı işler ilgili tek bir düşüncem var: Kötü film yoktur, FARKLI KAFA YAPISI VARDIR…
-
Finale kadar süper geldiler, hem twistleriyle, hem izleyiciyi saran arka plan hikayesiyle, hem karakterleriyle, hem MCU’ya bağlanışıyla, hem de MCU’siz kalitesiyle kesinlikle ağızlarda güzel bir tat bıraktı ve Daredevil gelene kadar Marvel’in TV’deki en iyi olmayı başardı. Ama finali olmadı bence. Sanki “Tutarsa uzatırız” gibi bir yaklaşım sergilemişler. Keşke daha doyurucu, daha güçlü bir final yapsalardı da, devamı garantileselerdi. Ama bu TV’deki çizgi roman bağlantılı diziler arasında üst sıralarda kendine yer bulması gerektiği gerçeğini değiştirmiyor. MCU bağlantısı olmasa da bir dönem ve ajanlık dizisi olarak başarılı olduğu düşünüyorum. En azından bir şans vermeye değer..













Öncelikle mutlaka final bölümü incelemesi bekliyoruz. Ayrıca Peggynin kısa filmi ya da İtem 47 gibi kısa filmleri nereden izleyebiliriz