Neil Gaiman ve merhum Terry Pratchett’ın ortaklaşa yazdığı roman Good Omens, Türkçe ismiyle Kıyamet Gösterisi, bildiğiniz üzere Amazon tarafından bir dizi olarak uyarlandı. Hatta geçtiğimiz hafta sonu da Amazon’un Prime Video servisinden tüm dünya için izlenmeye açılan dizi, bir hayli de konuşulur oldu hemencecik. David Tennant ve Michael Sheen‘in baş rollerinde döktürdüğü dizi, zaten ta ilk fragmanı düştüğünden beri bizi fazlasıyla heyecanlandırıyordu. Ancak altı bölümlük sezonunu izledikten sonra kısa ve öz bir tavsiye yazısı yazmanın da boynumuzun borcu olduğunu hissettik ve sizi incelemesiz bırakmak istemedik. İşte o yüzden buradayız sevgili kıyamet geekleri! Başlıyoruz!

Olay Ne?

efe161d1-dc1c-4b8a-ae87-4e9abd8c8bac

Good Omens, Şeytan’ın oğlu Deccal’in doğumu ile dünyanın sonunun gelmesini ele alıyor; ama bu en basit ve dolaysız şekliyle anlatımı denilebilir. On birinci yaş gününde tam gücüne kavuşması beklenen Deccal’in, Amerika Başkanı’nın yardımcısının oğlu ile yer değiştirilerek küresel bir kriz ve savaş tarzı büyük olaylara sebep olması bekleniyor. Bir iblis olan Crowley ve bir melek olan Aziraphale’in Cennet Bahçesi’nde vuku bulan ilk günah vaktinden bu yana süren arkadaşlıklarının, yaklaşmakta olan kıyamet için kendi merkezlerine vermeleri gereken birtakım raporlarla inişli çıkışlı bir süreç geçirdiğini izliyoruz. Tabii bu ikisinin görevi de oldukça açık: Kendi merkezlerinin yararı uğruna bu Deccal’i iyi ya da kötü olarak büyütmeleri lazım. Ancak inanın, ikisi de bu konuda ne kadar yetenekli olsalar da arkadaşlıklarından ödün vermeyecek olaylara ayak oluyor ve inanılmaz absürt bir komedinin ortaya çıkmasına olanak sağlıyorlar.

Bunun Kitabı Mı Varmış?

p02dsgym

Evet. Good Omens, en başta da dediğimiz gibi Neil Gaiman ve Terry Pratchett’ın aynı isimli romanından uyarlama bir dizi. Yıllar evvelinden İthaki Yayınları’nın bastığı ve Kıyamet Gösterisi olarak çevrilen kitap, şu an ne yazık ki Türkçe olarak bulunamıyor. Fakat gel gelelim, bu kitabı sırf okumak için İngilizce orijinalinden okuyarak çeviri engeline de takılmama şansına erişeceğimi sanma hatasına düşmüş biri olarak size pek de okumanızı ısrarla tavsiye etmeyeceğim bir eser kendisi.

Son yüz sayfası kalana kadar ittire ittire okumaya çalıştığım Good Omens, benim için biraz zorlu bir süreç haline dönmüştü, itiraf etmem gerekirse. Zira hikayenin temeli ve anlattığı her şey çok iyi ve çok eğlenceli. Queen referanslı bir iblis karakterizasyonu mu? İncil’den yapılan alıntılarla oluşturulan absürt replikler mi? Saçma sapan şeylerin inanılmaz komik olaylara sebebiyet vermesi mi? Hepsi bu kitapta var; ancak bunun yanında bir problem de var maalesef. Kitap fazla yavaş ve kopuk bir ilerlemeye sahip.

Good-Omens-four-Horsemen

İlk birkaç bölüm Aziraphale ve Crowley’i okuyup inanılmaz gaz bir şekilde başladığınızı düşünürken aniden o süreç kesiliyor ve farklı bir sahneye geçiyorsunuz. Ama tamamen alakasız, tamamen yabancı bir atmosfer. Üstelik bir-iki kereye mahsus değil; birden fazla kez bu kopukluğu yaşadığınız için inanılmaz bir karmaşa var ortalıkta. Buna belki “mahşer günü karmaşası” benzetmesi yapıp kitabın felsefesini açıklamaya çalışabiliriz elbette, ancak bir okuyucu olarak o duyguyu hikayede hissetmeyi tercih ederdim, ne yalan söyleyeyim.

Misal; Mahşerin Dört Atlısı’nı anlatmak için bu kadar dağınık ve kitaba odaklanmayı zorlu hale getirecek başka nasıl bir hikaye örgüsü olabilirdi, inanın ben de bilmiyorum, ama Gaiman ve Pratchett’ın eseri maalesef ki böyle bir etkiye sahip. Crowley ve Aziraphale’le inanılmaz yüksek bir başlangıç yapıp hikayeye kaptırıyorsunuz kendinizi, komiklikler ve absürtlükler son hız gidiyor falan. Ama sonra çat diye sahne kesiliyor ve başka bir yere gidiyorsunuz. Tamam, biraz da burada neler oluyormuş diye okuyayım diyorsunuz, çaaat, başka bir hikayeye başlıyorsunuz gibi tekrar başa sarıyorsunuz. Ona da alışayım derken yine farklı bir denize dalış yapıyorsunuz ve… Sonrası tam anlamıyla karmaşa. Dikkat dağınıklığı yaşayan biri olarak çok zorlandığımı tekrar tekrar belirtmek isterim.

GO_AngelWings_Screengrab3-1

Ancak kitabın hikayesel anlamda hiçbir sıkıntısı yok. Gaiman’ın ince detaylarına ve Pratchett’ın dehasına sahip olduğu her yönünden belli oluyor. Üstelik Gaiman’ın hikaye boyunca çok yükseltip sonunda beklentiyi karşılayamamasının ucundan döndüren havası da hakim. İnanın iki yazarın da kendince otoritesi var; ancak ne yazık ki Good Omens izlenmeye uygun bir hikaye, okunmaya değil.

Sinema ve dizi sektöründe bu tür kopuk sahneleri “flashback” veya “flashforward” tarzı tekniklerle anlatabilmek, bir kitabın anlatımına oranla çok ama çok daha kolay olacağı için diyorum bunu. Üstelik aynı anda farklı yerlerde gerçekleşen birçok şeyi de en kısa sürede -tüketici henüz unutmadan- aktarabilmek de yine görsel anlamda çok daha rahat ve ideal. O yüzden son yüz sayfa kala bıraktığım kitabın dizisi, inanılmaz eğlenceli ve sürükleyici oldu benim için. Sırf dizisi çıkacak diye okuma listemde ön sıralara aldığım Good Omens, tıpkı aylar öncesinden de sürekli bahsettiğim gibi, yalnızca izlemeye uygun bir öyküye sahip. Üzgünüm.

Diziyi İzleyelim Mi?

dims

İzleyin. Tek bir endişeniz dahi olmasın. Tennant ve Sheen’in dinamiği buradaki ilk sebebiniz olsun hatta. Doctor Who’dan bu yana Tennant izlemeyi ne kadar özlediğimi fark etmeme yardımcı olan Amazon’a buradan kucak dolusu sevgilerimi iletmek isterim o yüzden. Öte yandan sadece ikisinin değil, her bir oyuncunun müthiş bir performans sergilediği bu absürt komedi, izlemeniz için her şeye sahip. Frances McDormand‘ın Tanrı’yı seslendirdiği, Jon Hamm‘in Melek Cebrail’i canlandırdığı ve Queen şarkılarıyla coşum coşum coşturan detaylarıyla size çok daha fazla sebep sayabilirim. Benim gibi apokaliptik tema düşkünü biriyseniz, hiç tereddüt etmeden balıklama dalmanızı ısrarla tavsiye ederim. İncil’den referanslar, kehanetler ve cadılık tarihinin geçmişine dair bilgiler derken gerçekten vaktin nasıl geçtiğini fark etmiyorsunuz zira.

Ancak üzülerek doğru bir söz etmek istiyorum; ikinci bir sezon beklentisine girmek kötü olabilir. Çünkü kitabın tamamını başarılı bir şekilde altı bölümde anlatan dizinin, devam etmesi için bir sebebi yok. Her ne kadar dibimin düştüğü bir dizi de olsa, devam etmemesi en akıl kârı şey olabilir. Olur da Gaiman, Aziraphale ve Crowley’nin beraber maceralarını Pratchett’tan ayrı yazmak istemezse, emin olun bu en mantıklı şey bence. Ancak yine bir Deccal hikayesini ele alacak ise o umulan “potansiyel devam sezonu”, emin olun tekrara düşeceği için tek kurtarıcı elementi Tennant ve Sheen olacaktır.

Yazar

Geekyapar'ın yeni editoryal işler amiri. Geveze, aşırı heyecanlı, domates surat. Ailenizin mülayim, cep tipi ponçiği. Profesyonel inek. Özel gücü ise role play yazmak. @poncikbruiser

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.