Taa Şubat ’14’te, tutmuş “Radiohead cover’ları” diye bir içerik yapmışız. 8 şarkı koymuşuz; tabi daha o günler Spotify‘da yokuz, YouTube dizmişiz alt alta. Şöyle yazmışız o günlerde, bakın:

Radiohead ayrı. Bunun farkındayız. Müzik hayatına sıradan, üzülmüş bir post-grunge grubu olarak başlayıp, ikinci albümlerinde resmen Arena Rock’a niyetlendikten sonra üçüncü albümlerinde her şeyi baştan yazan, dördüncü albümleriyle ise yeni milenyum boyunca Rock gruplarının feyz alacağı çizgiyi yaratan Radiohead, şüphe yok ki diğerlerinden ayrı bir düzlemde hareket ediyor. Bir albümü diğerini tutmuyor; bir belledikleri tarz, diğerinin yanında ölümüne alakasız kalıyor; her birini de başarıyla yansıtmayı başarıyor, beceriyor.

Radiohead bu beyanlarımızdan iki-çeyrek sene sonra, tutup yeni bir albüm çıkarttı. Ve bu albümü de gerçekten bir öncekini tutmuyor. Apple Music, Tidal, Google Play Music ve benzeri Spotify olmayan her yere çıkan yeni albüm, A Moon Shaped Pool dinleyenleri başka yerlere götürüyor, alıyor, vuruyor; hem satıyor, hem de eleştirmenlerce alkışlanıyor. Biz de ona binaen, iki playlist yapalım dedik. İkincisiyle karşınızdayız.

Genelde listelerimizi yaparken Karışık Çal mantığını düşünerek yapıyoruz ki, bu listemizde de işler aşağı yukarı bu. Ama düz çalarsanız, bir şey fark edeceksiniz. Creep‘ten Nice Dream‘e, oradan Subterranean Homesick Alien’a, oradan Everything In Its Right Place’e, Packt Like Sardines in a Crushd Tin Box‘a, Sit Down, Stand Up‘a, Lotus Flower‘a ve en nihayetinde de Burn the Witch‘e… Bu grup tarihin en kabuk değiştiren gruplarından biri.

Ama yine de, aşağıda sabit bir his var.

Radiohead insan hâlinin en saf temelini bulma konusunda 20 yıldır çizgisini pek bozmuyor. Bu sadece “üzgünlük” anlamında değil. Üzgünlükle yüzleşme de aynı zamanda. Kabul etme. Güvensizliği sindirme, içselleştirme, hesaplaşma. Bir nevi tüm eksikliklerin kefaretini verme hâli. Çıplaklık yani. Üzerine ne kadar deneysel enstrüman konulursa konulsun, Radiohead 20 senedir o çıplaklığı kaybetmiyor.

Biz şuraya bırakalım playlist’i. Bu arada In Rainbows Spotify’da olmadığı için, listeye alamadığımız 15 Step, Videotape, Reckoner ve Jigsaw Falling into Place‘den de af dileyelim. Buyurun.

Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.