Günümüz popüler kültüründe büyüler ve cadılık gibi kavramların ara ara yeniden gündeme gelmesiyle Hekate’nin adını duymaya başlamış olabilirsiniz. Ya da işte, en azından benim gibi bir edebiyat geekiyseniz, çevreniz ve dersleriniz bu tür araştırmaları gerektiriyorsa duyuyorsunuz. Çok alakasız bir örnek daha vereyim: Assassins Creed: Odyssey oynuyorsanız da Hekate ile karşılaşmış olmanız çok büyük bir ihtimal. Bu bağlamda, bir cadılık tanrıçası olan Hekate’den bahsetmek de gerekiyor diye düşünüyorum. O halde Hekate, Yunan mitlerinin upuzun hikâyesine nereden ve nasıl dahil oluyormuş, bir görelim.

Ay Tanrıçaları

OkX4iF
Artemis, Hekate, Selene

Hekate’den bahsedeceksek öncelikle içinde bulunduğu teslis kavramından bahsetmemiz gerek. Yalnızca Yunan mitlerinde değil, birçok farklı mitoloji içinde de yer alan teslis anlayışı; birbirini tamamlayan ve bu sebepten çoğunlukla beraber tasvir edilen üç varlıktan bahseder. Hekate için önemli olduğunu söylemiştim ya, öyle ki Hekate’ye “üç vücut” anlamına gelen Trimorphis de deniyor. Dâhil olduğu üçlü ise hem çok havalı hem de önemli.

Hekate, Selene ve Artemis’ten oluşan bu üçlüden hep beraber “Ay Tanrıçaları” olarak bahsediliyor. Aralarında en ünlü olan sanırım Artemis zira kendisi avcılık ve okçuluk ile ilişkilendirildiği ve Apollo’nun ikiz kardeşi olduğu için mitlerde bol bol yer alıyor. Kendisinden daha az şöhrete sahip olan, suya sabuna dokunmadan mutlu mesut yaşayan Selene ise yalnızca ay tanrıçası olarak tanımlanıyor. Kendisi güneş tanrısı Helios’un kız kardeşi. Aralarından bugün bahsetmek istediğim Hekate ise ay, bereket, büyü, bitkiler ve cadılık gibi birçok kavram ile ilişkilendirilen bir Yunan tanrıçası.

Peki Hekate?

Some examples of my work – Brian LeBlanc Studios

Yunan mitolojisinin aile ağacını anlatan bir eser olan Hesiodos’un Theogonia’sında, Hekate için yıkım ile ilişkilendirilen titan Perses ve bir nymph olan Asteria’nın kızı deniyor. Yalnız Hekate bunun dışında da birçok farklı hikâyeye sahip bir tanrıça. Bazı kaynaklara göre Mısır’daki bereket tanrıçası Heqet’ten, bazı kaynaklara göre ise Anadolu’daki mitlerden kopup gelen bir tanrıça Hekate. Onun geçmişi o kadar karmaşık ki Hesiodos haricinde açık ve net soy ağacı bulmak imkansız. Her daim tanrıça olarak da resmedilmiyor mesela; bazıları Hekate’nin, titanlara karşı olan tanrıların büyük savaşı Titanomache esnasında tanrıları desteklediğini, böylece aslında titan olan kökenini reddettiğini ve tanrıların arasında kendine bir yer edindiğini söylüyor.

Sembolleri

Hecate: Holding Court Over Ancient Greek Witchcraft, the Moon, and ...

Adını diğerleri kadar duyamadığımız bir tanrıça olması, önemli birisi olmasına elbette engel değil. Persephone ve Hades’in hikâyesini anlatmıştım şurada, hatırladınız mı? O hikâyenin bir versiyonunda Demeter’in kızını aramasına yardımcı olan tanrıça Hekate oluyor. Elinde bir meşale tutarak Demeter’e yol gösteriyor. O zamandan sonra da Hekate’ye “karanlığı aydınlatan”, “bilgeliği getiren” gibi sıfatlarla hitap ediliyor ve kendisine Hades’in krallığına sınırsız defa inme hakkı tanınıyor.

Kendisiyle ilişkilendirilen bir diğer obje de hançer. Yalnız burada şiddet getiren bir obje olmaktan çok bitkileri kesmekte kullanıldığı için yararlı bir araç olarak düşünüldüğünü belirtmekte fayda var. Ayrıca hançer büyü ve ruhun da sembolü de olabiliyor. Örneğin, cadılık ile ilgilenenler için Athamé adındaki siyah hançer önemlidir zira ritüellerin çoğunda o kullanılır. Yani, hançer ile Hekate’nin bağdaştırılması kaçınılmaz sanırım. Bunun dışında bir de yılanlar ile tasvir edilir Hekate, bunun sebebi de eski inançlara göre yılanların ruhların varlığını fark edebilmesi. Aynı kendisi gibi.

Cadılık

6BHRta

Cadılık tanrıçası dedik, cadı yönünden çok da bahsetmedik. Yalnız burada bahsedilen cadı, Disney filmlerindeki o kocakarılar gibi tasvir edilmiyor. Örneğin, hazır bitkilerden de bahsetmişken, Hekate’nin bir cadı olarak iyileştirici olduğuna inanıldığını da belirtmem gerek. Zira farklı malzemeleri karıştırarak elde edilen iksirlere bir dönem “ilaç” gözüyle bakılıyordu- aynı şekilde Hekate’nin yaptığı iksirler de içenleri iyileştirir denirdi. Uzun tırnaklarıyla prensleri kurbağaya dönüştüren korkunç bir cadı değildi yani. Daha yumuşak huylu ve yardımsever birisi olarak görülüyordu.

Hades’in krallığına dilediği gibi girip çıkabildiği için Hekate, iki dünyayı birbirine bağlayan köprü olarak da görünüyordu. Böylece Hekate’yi ritüellerine dâhil edip ondan yardım isteyen insanlar, ruhlara daha da yakın hissediyorlardı kendilerini. Bunun gibi sebeplerden, cadılık yapanlar ona zaman zaman “Her Şeyin Annesi” de derlerdi. Zira hem ruhlar dünyasını hem de insanların dünyasını görebilen bir tanrıçaya “evrendeki her şeyin sahibi” gözüyle bakılmasını garipsemezsiniz.

Cadılık kavramı kötülük ve şeytan ile ilişkilendirildikten sonra Hekate de maalesef ki korkulan bir figür olarak anılmaya başlandı. Halbuki baksanıza o ne kadar minnoş birisi, değil mi? Kendisi gibi bir cadı olan kızı Kirke’nin şöhreti onunkini geride bırakıyor sadece.

Günlük Yunan mitolojisi geekliğimi de bu vesile ile yapmış oldum, attım enerjimi. Tamamdır. Eklemek istediğiniz bir şey varsa artık bırakırsınız aşağıya, Hekate ile ilgili fikirlerinizi çok merak ediyorum. Görüşürüz dostlarım!

Yazar

Batı Edebiyatları okur, kedi sever. Bir de buralarda yazıp çizer. @mightbeyagmur

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.