Şu Ana Kadar Çıkan 9 SUPERMAN Filminin Fena Hâlde Sübjektif Sıralaması
Baştan bir şeyi söyleyelim. Superman‘in şansı, beyaz ekranda pek de yaver gitmedi. Kendisi dünyanın açık ara en popüler, en bilindik, en tanıdık süper kahramanı. Süper kahramanların tarihi onunla yazılmaya başlanıyor. Ama filme iyi aktarılamıyor pek fazla. Birthright, For All Seasons, For A Man Who Has Everything, Whatever Happened to the Man of Tomorrow, What’s So Funny About Truth, Justice and the American Way gibi hikayeler, Superman’i Superman yapan şeyleri ayrıştırıp, onlara odaklanabiliyorlar; ama sinemada bu pek de vuku bulamıyor.
Biz yine de çıkmış dokuz filmi listeledik. Yalnız uyaralım. Bunların çoğu agresif bir şekilde kötü.
9. Superman IV: The Quest for Peace
Oynatınca video YouTube’dan yüklenir.
Yani gerçekten The Quest for Peace’i yeterince kötülemek mümkün değil. Tarihte yapımında emeği geçen herkes tarafından bu kadar kararlı bir şekilde az umursanılmış bir film daha var mıdır acaba? Ne Christopher Reeve, ne Gene Hackman, ne de kadronun geri kalanı işin içinde olmak ister gibi değildi. Senaristler ve yönetmen de belli ki değildi. Zira zaten bayık olan bir hikayeyi, inanılmaz bayık anlatmayı becermişlerdi. Anti-nükleer mesaj falan veriliyordu filmde, düşünün yani, Superman’in anti-nükleer mesaj vermesi gibi kendiliğinden acayip bir konsepti sıkıcılaştırmak nasıl bir meziyet?
8. Superman III
Al birini, vur ötekine. Richard Pryor dünyanın gördüğü, gelmiş geçmiş en iyi komedyenlerden biri. Buna hiç şüphe yok. Ama bu filmde bir işi var mı? İşte ona cevap hayır. Superman III, kesinlikle ve kesinlikle skandal bir ton değişimiydi seri için. Bir önceki filmlerde Terence Stamp, Marlon Brando gibi ustaların getirdiği gravitas, uçup gitmişti filmden. E işte, Richard Donner gibi adamları küstürüp kaçırırsan olacağı budur.
7. Superman Returns
Oynatınca video YouTube’dan yüklenir.
Returns… Yani Returns çok acayip bir film aslında, değerlendirme açısından. Konusunda dev boşluklar var, bazı noktalar çok saçma. Saygı duruşu olmaktan, arsız ve tembel bir yeniden yapım olma tarafına seri geçiyor. Bazı oyuncu seçimleri çok anlamsız, oyuncular çok iyi olsa da yakışmıyor. Ama bütün bunların üzerinde bir bayağılık var filmde. Film normal ya. Düz. Dümdüz hatta. Dünyanın en düz filmi olabilir gerçekten de. Ki bu, üzgünüz ama, gözünden ışın çıkartan bir karakterin filmi için, kabul edilemez bir durum.
6. Superman and the Mole Men
Oynatınca video YouTube’dan yüklenir.
Geldik eskiler kuşağına. Superman rolüyle özdeşleşmiş aktörler arasında George Reeves‘in de olduğunu bilirsiniz muhtemelen. Eski diziden değilse de, kendisini Ben Affleck’in oynadığı Hollywoodland filminden. İşte Reeves Superman olmaya burada başladı. Mole Man, dizi için bir test yayını hükmündeydi. Tuttu, sonradan film diziye iki bölüm oldu zaten. Dizinin tarihi önemi de malumunuz, daha önce de bahsetmiştik zaten. Superman’i Superman yapan dizilerden biridir.
5. Atom Man vs. Superman
Oynatınca video YouTube’dan yüklenir.
Atom Man vs. Superman, 40’lar sonu ve 50’ler başında yayınlanmış iki Superman serial’ı arasında, biraz daha ucuz, biraz daha kötü olanı. Üstelik -unutmayın, o dönem TV yok, dizileri de sinemadan izliyor insanlar seneler arayla- ilk serial’ı da tekrar ediyor bazı noktalarda. Tabii ki bazı efektler de inanılmaz kötü gelecektir gözünüze, ama… Gerçekten de kendine has bir havası da var. İzlerseniz pişman olmayabilirsiniz. Olabilirsiniz de. Eski filmlere bakışınıza bağlı.
4. Superman (1948)
Superman’in Columbia etiketli, 1948 tarihli bu seri filmlerini izlerseniz, iki şey fark edeceksiniz. İlki, Superman mitosunun ne kadar bu serial’dan yıllar içinde beslendiği. İkincisi ise, 40’ların havasının Superman’e ne kadar yakıştığı. Geleceğin adamını, yaratıldığı dönemin şartlarında izlemek büyük keyif. Seri de Kirk Alyn‘in performansı sağ olsun, bizce bugün hâlâ seyir zevkini muhafaza ediyor. Hiçbir şey için değilse, araştırma için izlemesi keyifli.
3. Superman II: The Richard Donner Cut
Oynatınca video YouTube’dan yüklenir.
Ve böylelikle, listemizin izlenebilir filmler kısmına da geldik. Üç numaraya The Richard Donner Cut’ı alıyoruz. Superman II’nin, asıl versiyonunu yanı. Kısaca anlatalım, Donner Superman filmini öyle güzel yapan adam. Stüdyoyla kavga ediyor. Yerine başkası geliyor. Superman II başka bir versiyonla vizyona giriyor. Yıllar sonra da kayıp kayıtlar bulunuyor, Donner orijinal versiyonu sürüyor DVD ve Blu-Ray’e. Bizce bu versiyon da, gelmiş geçmiş en iyi üçüncü Superman filmi işte. Hoş, orijinal versiyonunun da 1949 Superman’ine geçileceğini sanmıyoruz ama…
2. Man of Steel
Oynatınca video YouTube’dan yüklenir.
Man of Steel’in pek çok günahı var. Naçizane fikrimi soracak olursanız, bunların en büyüğü hikayesini anakronik anlatma tercihi. Filmin tüm dengesi şaşıyor bu karar yüzünden. Krypton’da çok uzun vakit geçiriliyor, Jonathan’ın ölüm sahnesi gerçekten akıllarda soru işaretleri bırakır nitelikte, daha o çok tartışılan yıkıma gelmedim bile. Hikaye anlatım konusunda eksikleri var. Ama listemizde iki numarada, çünkü tam bir görsel orgazm şelalesi. E Snyder’ın bir şeyinden eminsek, o da bunu becerdiği zaten.
1. Superman (1978)
Christopher Reeve’i Superman olarak 1978 filminde ilk gördüğümde, yıllardır dalgası geçilen o sorunun, yani “Bir gözlükle mi anlamıyorlar Superman’in Clark olduğunu” sorusunun cevabını almıştım. Reeve kendi çifte performansıyla veriyordu bunu. Bir anda mağrur, karizmatik ve süper oluyordu, bir anda da ezik, sakar, sünepe. Muazzam bir performanstı, ufuk açıcıydı. Filmin geri kalanı da ona ayak uydurunca, dünyanın etrafında dönerek zaman geri çevirme şapşikliği hariç, harikulade bir şey kalıyordu elinizde…
Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.
Tüm yazıları (2655)
Yorum Yap