İçeriğe geç
Muhitkâr ol
Sinema 13 dk okuma

Tabağa Çatal Sürtme Kıvamı Absürtlükte Bir KORKU Belgeseli: HÄXAN

Berna Ece Gündüz
Tabağa Çatal Sürtme Kıvamı Absürtlükte Bir KORKU Belgeseli: HÄXAN

Son güncelleme: 2 Ağustos 2019

Korkmaya, korkutmaya ve bilimum her türlü korku eylemine tam gaz devam mı? Bu ayki Geek Dosya serimizin yarı yolunu çoktan katettik bile ve sizlerden gelen olumlu/olumsuz tepkiler ışığında ilk ayı tamamlama konusunda fazlasıyla hırslıyız! Dosyamızın korku filmleri kuşağının üçüncü hafta yazısı, bu sefer daha detaya inerek inceleme minvalinde olacak. Renkli filmler yerine siyah-beyaz cızırtıların hakim olduğu yıllara sizi süpürge tepesinde uçurmaya geldim! Süpürge mi? Evet ya, süpürge! Cadılar, büyüler ve her türlü yakılmaya giden yolda mübahlık üzerine bir belgesel konuşmaya ne dersiniz? Belgesel dediysek çok ciddi ve sıkıcılık beklemeyin sakın ha, aksine gülmeye ve 20. yüz yılın başlarındaki korku filmlerinin Nordik esintilerine hazırlayın kendinizi! Benjamin Christensen’ın 1922 yılı yapımı, Häxan isimli korku-belgesel-filmine hep beraber bir değinelim; bakalım neyin nesi kimin fesiymiş bu yapıt ve ne gibi nitelikleri varmış!

İlk Not: Yazının ana konusuna giriş yapmadan önce, İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümü öğretmenlerimden biri olan Buket Akgün’e buradan, İngiliz Yazınından Seçmeler dersinde yer verdiği cadılar temasına yönelik materyallerden biri olan Häxan ile bizleri tanıştırdığı ve benim bu yazıyı yazmama yarayacak bilgileri sağladığı için teşekkürlerimi iletiyorum! Başlıca kaynağım kendisidir, geriye kalan üç beş ek bilgi ise internette köşelerde kalan “trivia” bilgilerden oluşmaktadır. Borç bildiğim teşekkürü etmeden başlamak istemedim. 🙂

Özet Olarak Häxan

Häxan

İskandinav kökenlerden gelen isminin İngilizce meali “The Witches or Witchcraft Through the Ages” olmakla beraber Türkçe’si “Cadılar ya da Çağlar Boyu Cadılık” şeklinde çevrilebilmektedir. Belgesel tarzında çekilmiş olan sessiz korku filmimiz, Benjamin Christensen tarafından hem yazılmış hem de yönetilmiştir. Bu iki büyük sorumluluğun üstüne bir de filminde rol alan Christensen, yapımını seyircilere daha sunamadan bile birtakım zorluklarla yüzleşmek zorunda kalmış.

Heinrich Kramer tarafından cadılık üzerine yazılmış en önemli tezlerden biri kabul edilen Malleus Maleficarum’dan esinlenerek Häxan’ı yaratan Christensen, batıl inançların ve bazı akılsal hastalıkların nasıl cadı avlarının histeriğine yol açtığını anlatmaya çalışıyor özet olarak. Her ne kadar belgesel türüne ait olarak sınıflandırılsa da, Häxan başlı başına korku ögeleri barındıran bir film. Her ne kadar korku filmleri tarihi kütüphanesinin “yabancı yapımlar” rafında parıldasa da Häxan, izleyicisine bütün bir süresi boyunca korku dışı duygular uyandırıyor zannımca. Evet, bu konuda onayıma güvenebilirsiniz; rahatsız edici sahneleri ve hatta absürt bulabileceğiniz tarzda günümüz kitlesine komik gelecek görüntüleri bulunabilir ama bu film kesinlikle sizi korkudan uyutmayacak türden bir şey değil. Belki hatırlarsanız, geçen hafta korku edebiyatı yazısında bahsetmiştim bu husustan; sinsi sinsi bilinç altınıza işleyebilecek tarzda bir yapım sanırım Christensen’ın belgeseli. Etkileri siz farkında olmadan bünyenizde büyümeye başlayabilir ama izlerken güldüğünüz için bile kötü hissedesiniz gelebilir (bir Buket Akgün deyimidir), dikkat! 🙂

Dayandığı Temel Üzerine Bölümler

haxan31

Toplamda dört kısımdan oluşan belgesel ve film karışımı yapımımızın ana teması cadılık ve büyüler üzerine. O çağlardaki toplumun bu tür olayları nasıl karşıladığını ve cadı avlarının çok sonradan nasıl histeri olarak tanıdıldığını anlatıyor.

  • Kısım 1: İblislerin ve onların sadık hizmetkarları olan cadıların, orta çağlardaki ilkel anlamda betimlenişini ele alıyor bu bölüm. Cehennemin de temel manada tasvirlerine yer veren birinci kısım, belgeselin girişini başarıyla kotarıyor.
  • Kısım 2: Yönetmen Christensen’ın bizzat kendisinin canlandırdığı Şeytan ve cadılık kültüründeki batıl inançlar teatral sahnelerle anlatılıyor. Büyü ve iksir yapımı üzerine odaklanırken, duyulan tek sesin sonradan eklenen melodi olmasından ötürü replikler bulunmuyor. Doğru desteklemeler ile temelin üzerine çıkılan sağlam basamaklar olarak tanımlanabilir bu bölüm.
  • Kısım 3: Dini otoriteler tarafından yakalanan yaşlı bir cadının, işlediği cadılık suçlarının ve diğer bildiği cadı isimlerine dair itirafı üzerine kendisine uygulanan yöntemlerin teatral sahnelerce aktarıldığı bölüm burası. Cadıların toplanma ayini olarak adlandırılan “sabbath” kavramının detaylarının anlatılışı da burada yer alıyor.
  • Kısım 4: Bütün bir yapım boyunca anlatılan cadılık teması üzerinde, günümüz bakış açısının yansıtıldığı yer ise sonda bulunmakta. Günümüzde kleptomani (çalma dürtüsüne engel olamama) ve uyurgezerlik olarak bilinen bazı hastalıkların bu çağlar öncesinin anlayışı, daha bilimsel bir dille açıklamaya çalışılmış. Tabii histerik kadın imajının çizildiği bu kısımda, yönetmenden gelen dokundurmalar ve ironiler de cabası.

Cadılığın Filmdeki Yansıması

haxan2

Häxan bir korku belgeseli/filmi ve elbette bu temayı yansıtabilmek adına döneminin en ilginç ve korkutucu inanışı olan cadılık üzerine yoğunlaşmış. O dönemlerde hala bu işlere inanan insanlar olması son derece gerçek bir bilgiyken, gelin de filmde yer alan cadı kültürüne özel göndermelere ve asıl büyücülük anlayışlarına dair referanslara bir göz atalım. Genel anlamda cadılık kültürü bilgilerini işleyen filmimiz için, daha çok didaktik içerikte bir madde olacak burası.

  • Cadılık genel olarak kadınlara yapıştırılan bir etiket olsa da, erkeklerin de bu tür büyü işleriyle uğraştığı bilinmekteydi. Buna rağmen sistem tarafından köşede bırakılan kadın figürlerinin “eğitilmedikleri halde hastaları iyileştirme yeteneği” üzerinden yola çıkılarak suçlanmaları esas odak noktasıydı. Çoğunluğu eğitimsiz olan kadınlar, Şeytan tarafından himaye altına alınıp kötücül emellere itaat ettikleri sebebiyle avlanmaya başlandılar.
  • Genel bakış açısıyla cadıların kadın olarak dangalanması da aynı zamanda mitolojik ve dini metinlerce anılan Lilith’in baştan çıkarıcılık, kışkırtıcılık ve yamyamlık özelliklerinden kaynaklanıyor.
  • İnsanları çok daha kolay yöntemlerle kontrol altına alabilmek için, otoriteye karşı gelen her bir bireyin cadılıkla suçlanması oldukça yaygındı. Bu otoriteye karşı gelme meselesi, yalnızca kuralları çiğnemekle de kısıtlı değildi; ister eşcinsel, ister doğuştan hastalıklı ve ister genel toplum tiplemesinin aksi tarzda yaşam olsun, her bir aykırılığı engellemek adına insanları cadılıkla suçlayarak korkutma yöntemine başvurulmuştur.
  • Eğer kadınlar ev hanımı, hayat kadını ya da muallime görevleriyle topluma hizmet etmiyorlarsa; bazı koşullarda cadı olmakla suçlanırlardı.

haxan

  • Ele geçirilen cadılar, otoritelerce mahkemeye çıkarıldığı zaman her birinin itiraf etmesi için uygulanan yöntemler fazlasıyla ağırdı. Eğer belli bir raddeye kadar suçlarınızı ve Şeytan’ın diğer hizmetkarlarının isimlerini itiraf etmezseniz, size sonsuza kadar işkence etmeye devam ederlerdi.
  • Cadıların nekromansi konusunda yetenekli oldukları düşünülmekteydi. Ölüleri hayata döndürmede ya da öbür dünya ile iletişim kurmada, Şeytan’dan aldıkları yetki ve güçlerle bunları yaptıkları söylenirdi.
  • Nesillerdir yansıtılan temel cadı portresindeki hokkalı burun, buruşmuş deri, uzun ve keskin tırnaklar, siğiller ve sırttaki kambur, aslında mitolojik ögelere referans değerindedir. Kıvrık burun ve parmaklar, hatta ve hatta biçimsiz kıvrık kamburlarındaki çarpıklık imajı, Adem ile Havva’nın hikayesine dayanmaktadır. Adem’in eğri kaburga kemiğinden yaratılan Havva’ya, Şeytan ile iş birliği yaparak Cennet’ten atılmalarına yol açtığı için kadınların sinsi ve kötücül adı altında yapılan yorumlara göndermedir. Mitolojide ve dini metinlerde yer alan Lilith, yani Tanrı’nın gerçek ismini bilen ve Adem ile eşit yaratılan ilk kadın, var olan düzene karşı gelen ilk varlık olduğu için kötülükle suçlanmıştır. Adem’e itaat etmesi beklenince “Eşit yaratıldık, benden üstün değil, itaat etmem” tarzındaki karşılıkları nedeniyle, kadınların doğasındaki anarşizmi ve kötülüğü yansıttığı söylenmekte.
  • Cadıların evcil hayvanları olarak yanlarında tuttuğu kara kediler, biçim değiştirmiş Şeytan olarak düşünülmekteydi. Diğer bir inanışa göre de bu siyah kediler, Şeytan’ın kendisi olmasının aksine, onun tarafından sadık cadı hizmetkarlarına hediye edilen yoldaşlar olarak görülürdü. Siyah kediler üzerinden kopup giden batıl inançların temeli de buraya dayanmaktadır.

haxan3

  • Mahkemeye çıkarılan cadıların, Şeytan tarafından işaretlenip işaretlenmediği konusunu açıklığa kavuşturabilmek için üstleri soyulur ve bütün bedenlerinde bir simge aranırdı. Örneğin sırtlarında lekeye benzer işaretler bulunursa, Şeytan tarafından onaylı, büyücülük yapan kişiler olmakla suçlanırlardı. Ama gel gelelim, bu işaretler bedenlerinde kolayca bulunamazsa, Şeytan’ın bu cadıya çok fazla güvendiği için onu işaretleme ihtiyacı bile duymadığını savunurlardı. Yani bu açıdan, bedeninizde işaret yoksa ve cadılıkla suçlanıyorsanız, sırf bir leke bile bulamadıkları için en ama en kötüleri olmakla yargılanmanız mümkündü.
  • Filmde de yer alan cadıların ayinleri oldukça çarpık gerçeklerle bezeli. Örneğin bir kazan etrafında el ele tutuşup daire çizerek dönen ve dans eden cadılar, bu eylemi tersten gerçekleştirmekteydiler. Bu, onların özel dansı olarak da anlandırılırdı. (Kutu kutu pense oynarken herkesin arkasını döndüğü halini düşünün, tam da o yani.) 
  • Bu özel ayinlerin çarpık gerçekleri bununla sınırlı değil tabii. Vaftiz edildikleri ismi lanetlemeleri, bir haç üzerinde tepinmeleri, ayin sırasında Şeytan’ın poposunu öperek saygılarını sunmaları ve yeni doğmuş bebekleri öldürerek kazanlarına dahil etmeleri gibi birçok garip gelenekleri de var.
  • Cadıların sahip olmakla suçlandıkları bir başka özellikleri de üçüncü bir göğüs ucuydu. Normalde iki tane olan göğüs uçlarının üçüncüsünü, Şeytan kılığına giren ya da Şeytan tarafından hediye edilen evcil hayvanlarını beslemek için kullandıkları tahmin edilirdi.
  • Kılık değiştirmek, bir hayvan formuna bürünmek elbette sadece Şeytan’ın vasıflarından biri olarak düşünülmüyordu. Aynı zamanda Şeytan’ın cadılara verdiğine yönelik şüphelere yer açan bir başka farklılık da, bu cadıların fare ya da kara kedi tarzındaki hayvanlara dönüşmesiyle bir uzvunu kaybetmeleri inanışından geliyor. Bu uzuv kaybetme özelliği, Harry Potter serisinde de işlenmiş bir öge aslında. Peter Pettigrew, hatırlarsanız fare formuna dönüşebilen bir animagustu ve bir serçe parmağından da mahrumdu. (Bir tesadüf mü? Hiç sanmıyorum.)

haxan12

  • Cadıların kullandığı sembolik süpürge detayı, aslında çok farklı bir sebeple ortaya çıkmış bir yanlış anlaşılma. Ucu çalı malzemeleri ile sarılmış tahta sopaların normal şartlarda kullanım amaçları, ev işlerini ve hizmetsel yerleşik hayatı anlatmaktı. Bu ev işleri sorumluluğu da kadınların “ev kadını” imajını yansıtmaktaydı. Kendilerine patriyark sistem tarafından dayatılan bu sorumluluğun sadece onlara dayatılmasından ötürü süpürge sembolü, kadınların kendi zincirlerini kırmalarını ifade eder.
  • Ayrıca ormandan gece yarısı kalın kütükleri bacak aralarına alarak taşımaya çalışan kadınların, o karanlıkta yürüdükleri yerine uçtukları düşünülmüş. Bu yüzden de temel ulaşım araçlarının süpürgeler olduğu inanışı yaygınlaşmıştır.
  • Kara kedi ve fareye dönüştükleri için ya da vücuttaki siğilleri ile bulaşıcı hastalık taşıdığı düşünülen cadılar, çoğunlukla pis olmaktan ötürü dışlanırlardı.
  • Bir batıl inanca göre, evinize gelen bir dilenciyi geri çevirirseniz ve başınıza kötü bir şey gelirse, bu hadise o dilencinin bir cadı olduğuna yorulurdu. Bu nedenle bir cadının nefretini kazanmamak adına, kapıya gelen her türlü dilenciye de iyi davranma gibi bir bilinç gelişmişti.
  • Häxan filminde de vurgulanan işaret parmağının kudreti, aslında Michelangelo’nun meşhur Adem’in Yaratılışı tablosundan yapılan dini bir gönderme. Tanrı’nın Adem’e uzattığı işaret parmağının sembolize ettiği hayat verme hususunda temelleniyor bu kısım. Cadıların işaret parmaklarıyla güçlerini yönlendirmeleri, Tanrı’nın hayat verme ve hayat alma kudretini küçümsemekle alakalı. Bu kudretin sadece Tanrı’da olması gerekirken cadıların da aynı şeyi yapabiliyor olması, kutsal iradenin güç sınırlarını hiçe saydıklarını ifade etmektedir.

Ağ Bağlayan Küçük Detaylar

00309488c4b1dbfab9d59f2153c6cfdb

  1. Film, yayınlanmadan önce birçok kez sansüre ve engele takılmış bir yapım olmuş ve otoritelerce uzun süre ertelenmiş. “Toplumun izlemesine uygun olmama” nedeni ile sıkça suçlanmıştır.
  2. 74 ve 104 dakikalık olmak üzere iki farklı versiyona sahip. 1968 yılında kesintilerle süresi 74 dakikaya düşmüş.
  3. Çıktığı yıllarda, İskandinav ülkeleri arasında yapılmış en yüksek bütçeli filmdi. Toplamda iki milyon İsveç Krona’sı ile ortaya çıkmış.
  4. Film çekim aşamasındayken, o zamanlarda hala cadılara ve cadılığın gerçekliğine inanan insanlar mevcuttu.
  5. Christensen’ın yapımdaki en temel amacı, kilisenin ana inançlarıyla dalga geçmekti. Bu nedenle film bol bol korku ögeleri barındırsa da, izleyiciye sunduğu ironileriyle amacını çok net yansıtmayı başarabiliyor.
  6. Şeytan’ı bizzat oynayan (sürekli dil çıkartan ve poposunu öptüren şahane bir Şeytan, izleyin, öneririz, gülmezseniz paranız iade) Benjamin Christensen, aynı zamanda yapımda kısa bir süreliğine Hz. İsa’yı da canlandırmıştır.
  7. 1999 yapımı The Blair Witch isimli filmin yapımcılarının ortak olarak kurduğu Haxan Films şirketi de, ismini bizzat bu yapımdan almaktadır.
  8. Steven Jay Schneider tarafından düzenlenen “Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 1001 Film” listesine girmiştir.
  9. 1940 yapımı meşhur Fantasia animasyonu ve 1928 yapımı La passion de Jeanne d’Arc filmine kaynaklık etmiştir.
Berna Ece Gündüz

Geveze, aşırı heyecanlı, domates surat. Ailenizin mülayim, cep tipi ponçiği. Profesyonel inek. Özel gücü ise role play yazmak. @poncikbruiser

Tüm yazıları (523)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.