TAKE-TWO’nun Yeni Film Girişimi Çerçevesinde Beyaz Ekrana Taşıyabileceği 7 Oyun Serisi
Take-Two’nun CEO’su Strauss Zellnick, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamayla efsane ürünleriyle tanınan dağıtımcının birkaç oyun serisini filme uyarlamak adına gerekli adımları attığını açıkladı. Bu ne anlama geliyor biliyor musunuz? Müthiş oyun filmleri bizi bekliyor olabilir, lanet en sonunda burada kırılabilir. Zira Take-Two, oyun dünyasının büyük üçlüsü Activision, EA ve Ubisoft‘un ardından ZeniMax ile dördüncülük için yarışıyor olabilir; ama sahip oldukları oyun serilerinin kalitesi bakımından bizce paha biçilemez bir mevkide.
Bunu ispatlamak adına da, yapabilecekleri yedi filmi bir listeleyelim istedik. Yalnız baştan uyaralım. Burada Take-Two bünyesinde olan ve beyaz ekrana uyarlansa her filme benzeyecek Spec Ops, Mafia, L.A. Noire gibi oyunları almadık. Aynı zamanda Max Payne zaten bir kez film olmuştu, onu da pas geçtik. Daha ziyade kendine has bir özelliği olan, filmi de olsa potansiyel gideri yüksek işlere bakalım dedik. Mesela…
1. Lemmings
Neyle kapışır: Minions
Lemmings, Take-Two deyince akla sık gelmeyen serilerden biri; bunun en büyük sebebi de son 20 yıldır doğru düzgün bir iz bırakamamış olması elbette. Ancak tarihsel önemi büyük. Lemmings GTA yaratıcılarının adlarını duyurdukları oyundu. Özünde birbirinden şapşal bir grup yeşil saçlı cüceyi A noktasından B noktasına yönlendirmeyi içeriyordu, yani öyle deşici bir hikayesi falan yoktu. Ama sonuçta Angry Birds’ün de yoktu. Emojilerin de yok. Hollywood nezdinde iş görecek bir animasyon için tek ihtiyaç duyulan şey, görsel olarak şirin karakterler. E Lemminglerden daha şirin mi olur?
2. Midnight Club
Neyle kapışır: Fast & Furious
Vakti zamanında Need for Speed serisi de aynı istekle, yani Fast & Furious serisinin yarattığı pazarın ekmeğini yeme niyetiyle yola çıkmıştı. Pek de fena değildi açıkçası, ama sonra devamı gelmedi. Hazır Furious serisi milyar doları cebe atıp çekime başlarken, ondan estetik olarak daha şık Midnight Club neden pastadan dilim almasın? Güzel bir sanat yönetimiyle, seyretmesi çok güzel bir şehir filmi de çıkar içinden.
3. Duke Nukem
Neyle kapışır: Deadpool
Deadpool tam bir sene önce şu sıralar çıkıp, var olduğu janra kaka atarak nasıl müthiş bir janra işi olabileceğini cümle aleme gösterdi, değil mi? E öyleyse belki de video oyun filmlerinin de ihtiyacı olan budur? Çekin Duke Nukem filmini, gerçekten buna gönül koymuş üç dört kişi bulup koyun projenin merkezine. Çok bir bütçeye de gerek yok, bütün film boyunca oyun uyarlamalarına gömüp, uzaylıların üzerine işesin Duke. En azından ben bir bilet alırım yani…
4. Manhunt
Neyle kapışır: Paranormal Activity
Paranormal Activity, Saw, Hostel… Bu filmlerin esprisi, çok düşük bütçelere çekilebiliyor ve görece büyük gişeler getirebiliyor olması. Büyük gişe getirmelerinin sebebi de, insanların birbirine izletmesi filmi. “Kanka çok korkunç bir film, mutlaka izlemen lazım” gibi cümlelerin ışığında izlemedik mi hepimiz bunları? Evet. E yıllar önce Manhunt da öyle oynandı işte. Herkes için arkadaşının oynayıp, içindeki şiddet seviyesine inanamayarak anlattığı bir oyundu Manhunt. Filmi de öyle küçük bir bütçeyle, şiddet dozu yüksek bir seviyede güzel iş yapabilir.
5. BioShock
Neyle kapışır: Blade Runner
Şükür ki Expanse, Edge of Tomorrow, Mad Max, Arrival falan derken tekrar 60’lar ve 70’lerde hüküm süren zeki bilim kurguların çağına döndük. Ama e? Yani ortam bu şekildeyken, Ridley Scott hem Alien serisini, hem de Blade Runner’ı geri döndürmek için kolları sıvarken, James Cameron’ın Terminatör’e dönüşü kutlanırken, ne beklersin sevgili Take-Two? Çek BioShock’ı, Andrew Ryan gerçeğiyle kitleler tanışsın. İyi bir BioShock filmi interneti Would you kindly? memeleriyle döşemezse biz neyiz.
6. Red Dead Redemption
Neyle kapışır: Westernler
Evet, giriş paragrafında “her filme benzeyen” işleri almayacağımızı söyledik. İşin açıkçası Red Dead’in filmi de tutup Western sinemasına yeni bir soluk getirecek değil. Ancak zaten piyasada doğru düzgün Western filmi yok. O yüzden bir seferlik kuralımızı esnetiyoruz. Çünkü gerçekten, Red Dead’in sert damarına sahip ve o dönemi çıplaklığıyla yansıtan bir film hem su gibi izlenir, hem de günümüz Amerika’sına bir yergi çıkar işin içinden, kim bilir?
7. Grand Theft Auto
Neyle kapışır: Kendisi
E birbirimizi kandırmayalım. Grand Theft Auto V geçtiğimiz günlerde 75 milyonuncu kopyasını sattığını duyurdu. GTA eğlence tarihinin en büyük markalarından biri. GTA’yı yapmakla ilgili filmler çekildi, hatırlatmak isteriz. Üstelik böyle bir film çekilirse, hiçbir şeye benzemeyecektir. Çünkü GTA artık hiçbir şeye benzemiyor. Kabul, III Goodfellas’tı, Vice City Scarface’di, San Andreas Boyz N’ The Hood’du. Ama IV’ten beridir Houser biraderler kendi filmlerini çekiyorlar. Ve onların saygısız Amerika eleştirileri her sefer daha bir derinlik kazanıyor. Trump Amerika’sında gerçekten dili kemiksiz bir GTA uyarlaması, nefes keser, olay olur, rekor kırar!
Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.
Tüm yazıları (2655)






Yorum Yap