Popüler kültür, yalnızca eğlence dünyasının bir parçası değildir; aynı zamanda toplumların adalet, özgürlük ve hak mücadelesini yansıtan güçlü bir anlatım aracıdır. Çizgi romanlar, fantastik ve bilim kurgu romanları ile video oyunları, kahramanların sadece kötüleri alt ettiği hikâyeler anlatmaz. Onlar, aynı zamanda sistemle hesaplaşan, haksızlığa karşı ses yükselten ve güç odaklarına karşı halkın yanında duran karakterlerle doludur. Güçlünün güçsüzü ezdiği her durumda adalet arayışının her zaman devam ettiğini düşünürsek, bu kahramanların verdiği mücadele, yalnızca hayal gücünün değil, gerçeğin de bir parçasıdır.
Çizgi roman kahramanları, yazın türünün geçmişi de düşünüldüğünde tarihimiz açısından çok daha modern ve yeniler fakat sunulma biçimleri, hikâyeleri ve temsil kabiliyetleri açısından baktığımızda çok daha eski ve temel bir noktada duruyorlar. Bir kurşunun önüne geçmesinin yalnızca süper güçleriyle mi ilgili olduğunun hesabını soran Süperman’den başlayarak bir dünya karakterden bahsedebileceğimiz çizgi roman karakterleri ve popüler kültürün ikonik karakterlerinin hikâyeleri anlatıldığı çağın ruhunu yansıtır, zalimliğe karşı çıkan seslerin yankısı olurlar. Bugün, Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında süregelen adalet mücadelesine birer örnek olarak, Gotham’ın gölgelerinde, mahkeme salonlarında, galaksinin derinliklerinde ve post-apokaliptik dünyalarda adaletin peşinden koşan “HAK, HUKUK, ADALET” sloganlarını hatırlamak gerekir.
Tek bir ağızdan; bugün hakka, hukuka ve adalete inanan altı kahramandan bahsedelim.
Daredevil

Adalet söz konusu olduğunda kötü adamların yaptığı iyilikleri dahi savunmanın yükünü bir avukattan, Matt Murdock’tan daha iyi kim bilebilir? Ezeli düşmanı Wilson Fisk, durmadan “Doğru tarafta duranın maskeye ihtiyacı yoktur“, diyor, “Maskelerinizi çıkarın.“ Asıl maskeyi kendisinin taktığını unutturmak için olduğu kadar, baskısına direnen insanları kendi elleriyle seçtiği yozlaşmış polisinin kucağına atmak için. Daredevil maskesini yeniden takıyor ve sokağa iniyor.
Matt Murdock için, Daredevil olmak, yasanın ve düzenin çöküşüne karşı bir duruş sergilemektir. Matt Murdock yozlaşmış sistemin pençesinde sıkışanları savunur. Fisk gibiler gücün, halkın sesinden daha yüksek çıktığını sanırken, Daredevil bilir ki adaletin kör olması, ona sahip çıkanların gözlerini kapatması anlamına gelmez. Çünkü bazen en büyük savaşlar mahkeme salonlarında, bazen de sokaklarda kazanılır.
Batman

Batman için adalet, yalnızca suçluların peşine düşmek değildir; aynı zamanda yozlaşmış sistemin göbeğinde, halkın güvenini çalanlarla mücadele etmektir. Gotham’daki belediye başkanları, iş adamları ve yozlaşmış polisler, gücü ellerinde tutmanın adalet sağlamak anlamına geldiğini sanıyorlar. Batman’in savaşı da burada başlıyor: Adalet, sadece yasalarla değil, halkın iradesiyle şekillenir. O yüzden Gotham’da insanlar sokaklara döküldüğünde, Batman gölgelerden izlemek yerine, direnişin bir simgesi hâine geliyor. Çünkü bazen bir maskeye sahip olmak, susmamak anlamına gelir.
Kaptan Amerika

Captain America için adalet, hükümetin doğrularına boyun eğmek değil, halkın haklarını savunmaktır. Devleti halkın üstüne koyanlar, “güvenlik için özgürlükten vazgeçmek” gerektiğini söylerken, Steve Rogers bunu reddeder. Anayasal haklarını kullanarak protesto yapan ama devlet tarafından bastırılan halk için, Cap der ki: “Özgürlüğün olduğu yerde, boyun eğmek zorunda değilsin.” Bu yüzden, her ne kadar bir bayrağın simgesi olsa da, Cap’in asıl sadakati halkın haklarına ve özgürlüğüne yöneliktir.
Geralt of Rivia

Geralt of Rivia için adalet, sadece krallara ve lordlara hizmet eden bir kavram değildir. Kılıcını eline aldığı her seferinde, ezilenlerin sesi olmak için savaşır. Dünyası, güçlülerin ve zenginlerin kanunları yazdığı, sıradan insanların ise bu kurallara boyun eğmeye zorlandığı bir yerdir. Ancak Geralt, bir canavar avcısı olmasına rağmen, gerçek canavarların bazen insana benzediğini çok iyi bilir.
Adaleti sağlamak, her zaman basit bir iyiler ve kötüler mücadelesi değildir. Witcher olarak tarafsız kalması beklense de, Geralt defalarca bu tarafsızlığı bozar; köylüleri sömüren feodal beylerin, masumlara tuzak kuran büyücülerin ve kendi çıkarı için halkı manipüle eden kralların karşısına dikilir. Onun adalet anlayışı, yasanın katı hükümlerinden çok, vicdanın sesine dayanır. Çünkü adalet bazen, yasalarla değil, halkın doğaya ve yaşama sahip çıkmasıyla sağlanır. Bir witcher’ın ötekileştirilmesi gibi, doğayı savunanlar da “gelişmenin önünde engel” olarak görülür. Oysa Geralt bilir ki adalet yalnızca insanların değil, tüm yaşamın hakkını korumakla ilgilidir. Adalet, en güçlüye hizmet etmek değil, en güçsüzü korumaktır.
Aloy

Aloy için adalet, geçmişin gerçeklerini ortaya çıkarmaktır. Tarihin yeniden yazıldığı, hakikatlerin örtbas edildiği bir dünyada, bilginin en büyük silah olduğunu bilinir. Geçmişin hatalarından ders almayanların, geleceği çalmaya hakkı yoktur. Basın özgürlüğü için savaşanlar, gerçeği açığa çıkarmaya çalışan gazeteciler, Aloy’un izinden giderler. Çünkü bir toplum, ancak gerçekleri bildiğinde özgür olabilir.
Aloy’un mücadelesi, yalnızca makinelerle değil, gerçeği saklayan ve halkı kontrol etmeye çalışanlarla da ilgilidir. Bir toplumu susturmanın en büyük yolu, ona yanlış bir geçmiş anlatmaktır. O, tarih yeniden yazıldığında ve halk kandırıldığında, özgürlüğün ve adaletin de yavaş yavaş kaybolduğunu anlar. Bu yüzden, eski dünyanın sırlarını açığa çıkarmak için tehlikeli bölgelerden, yasaklanmış kalıntılardan ve ölümsüz gibi görünen güç odaklarının arasından geçer. Hakikat bastırıldığında, adalet de yok olur. Bilgiye ulaşmanın engellendiği her yerde, onun gibi insanlar, sorgulayan ve gerçeği arayan sesler, bu mücadelede en önde yer alır.
Komutan Shepard

Komutan Shepard için adalet, yalnızca bir gezegenin değil, tüm galaksinin meselesidir. Otoriteler, halkın geleceğini ipotek altına almaya çalışırken, Shepard bilir ki herkesin eşit haklara sahip olduğu bir düzen kurulmazsa, barış sadece bir yanılsamadır. İnsan hakları için mücadele edenler, Shepard gibi, büyük ve güçlü yapılarla mücadele ederler. Çünkü adalet, bir hükümetin ya da bir gücün tekeline bırakılamayacak kadar değerlidir.
Bugün hepimiz adalet için ses çıkarıyouz. Daredevil gibi, mahkeme salonlarında, gencecik çocukların tutuklanmaması için haklarımızı arıyoruz. Captain America gibi, baskıya karşı duruyoruz. Geralt gibi doğayı koruyor; baskının karşısında direniyoruz. Shepard gibi, yok sayılan insan hakları için savaşıyoruz. Ve Aloy gibi, geçmişin gerçeklerini açığa çıkarmak için mücadele ediyoruz.
Çünkü adalet ne sadece bir mahkeme kararına, ne de bir yöneticinin iradesine bağlıdır. Adalet, halkın sesinde, direnişinde ve haklı olana destek vermekte yatar.