Kapısından içeri sadece kadınların girebildiği örgütleri konuk ettiğim dosya yazısında, sona ulaştık sevgili geekler. Kurnaz ve hesap kitaplı Bene Gesseritlerle kestiğimiz kurdele, ateşten sorumlulukların başına dikilen Vesta rahibelerine ve oradan da dağlara kaçıp deliliği onurlandıran Maenadlara kadar varmıştı. Öyleyse düşündüm ki bana isyankarından saygınına farklılıklarla gelen kadınlara, tarih arenasında ve mızraklarla veda etmeliyim. Wakanda’nın adanmış olanlarıyla, Dora Milaje’nin vibranyumdan yapılma ruhlarıyla karşınızdayım.

Eğilmez ve affetmez savaşçılardan oluşan Dora Milaje, savaşçı kadınlara tutkunluğumuzu ayan beyan ilan ediyor. Esin kaynaklarıysa katman katman efsane barındırıyor. Bu katmanların birine Amazonlar bir diğerineyse Batı Afrika krallığının mızraklarıyla evli kadınları oturuyor.

Kökenler

Şimdi Benin ülkesi olan, zamanında Dahomey İmparatorluğu olarak bilinen yerde, tahmini 18. yüzyıl içinde kurulan bir kadınlar ordusu var. Bu ordu öylesine bir sebeple değil, kralın yakın korumalığını yapmak amacıyla kuruluyor. Yani haklarında söz ederken laflarımı denk almam gereken bir durum mevcut cidden. Ordunun kurulma sebeplerine ise çeşitli teoriler farklı farklı katkılar sunuyor. Örneğin savaş ve köle ticareti gibi Okoye’nin deyimiyle ‘oldukça ilkel’ uygulamalar yüzünden erkek nüfusunun azalmasından, erkekler kralın iktidarını tehdit edemesin diye saraya alınmıyorduya kadar varan bir silsile bu.

Öte yandan bazı tarihçiler, zaten krallığın başından beri sarayı koruyan küçük bir kadın birliğinden bahseder. 17. yüzyılda hükümdar olan Ghezo’nun taht mücadelesinde yardım almak için kadınlara destek sağlayarak, onları yakın korumaları haline getirdiğini öne sürüyorlar. Ghezo’yu zekasından dolayı takdir eder miyiz? Birliğin kadınları gittikçe artan sayılarıyla, krallığın askeri gücünün üçte birini temsil edecek kadar yaygınlaşırlar.

Ne yazık ki bazılarının, ailelerinin şikayeti üzerine ya da esir düştükleri için orduya alındığı da biliniyor. Ama zorlu bir eğitim ve ölüme inat, gönüllü olarak orduya yazılanlar daha fazla. Peki ordu hangi bölümlere ayrılıyordu? Keşke olmasaydı dediğim bölüm, duygusal fillerin avcıları Gbeto. Gulohento denilen tüfekçiler ise grubun büyük kısmında hakim. Keskin küçük bıçaklar taşıyarak yıldırma rolünü üzerine alan Nyekplohento bölümü ise düşmanlarının esas korkusu. Gohento okçu birliği ve Agbalya denilen büyük toplardan sorumlu birlikle birlikte, kendilerine ait üniformaları olan tam bir ordudan söz ediyoruz. Masal değil, tamamen gerçek!

Yerli Fono dilinde kralın eşleri anlamına gelen Agojie veya annelerimiz demek olan Mino diye çağrılan ordu, ne yazık ki Fransa’nın Afrika’daki sömürge hareketlerinde iki büyük savaştan sonra dağıtılır. Ancak onları gören yabancı askerler ve gezginler tarafından, adları Dahomey Amazonları olarak dünyaya yayılmaya başlar. Çünkü tabii ki, Amazon ezelden beridir savaşçı kadınlara verdiğimiz gezegensel unvan. Antik Yunan halkının karşısına İskitli kadınların efsane olarak dikilmesi gibi, Fransızlara karşı ülkesini koruyan kadınlar da nadir bir tuhaflık olarak görülürler. Akılda kalıcılıklarıyla zamanla Marvel çizgi romanlarından sinematik evrenine, Black Panther’e eşlik eden Dora Milaje olarak taşınırlar.

Çizgi Roman Orijini

İlk olarak Black Panther’in birinci cildinde ortaya çıkan mızraklı leydilerimizin yaratıcısı titrini dört isim paylaşıyor. Tasarımcıları Christopher Priest ve Mark Texeira olsa da fikri ortaya atanlar Marvel Knight editörleri, Jimmy Palmiotti ve Joe Queseda’ymış. Birbirine kredi veren bu ekip ruhu, gözüme minnet tozlarını kaçırdı gerçekten.  Darısı paydaş işler yapan tüm alemin başına.

Çizgi romanlarda ekip, Kraliçe Nehanda’nın tahtta oturduğu zaman diliminde hizmetkarı Adwoma’nın onu zehirlenmekten kurtarmasıyla kurulur. Benhazin’in kral olduğu sırada ise katılım fırsatı, tüm kabilelere açılır ve sayıları üç katına çıkar. Sonunda seçim her beş yılda bir, kabilelerde yetişen kız çocuklarının eğitim için saraya gönderilmesiyle düzene girer. Kral T’Chaka’nın hükümdarlığında ise çoktan eskimiş bir kurum olan ordu, yeniden ayağa kaldırılır.

Çoğumuz onların harikalıklarından, turuncu kostümleri ve gösterişli dövmeleriyle Black Panther filminde haberdar olduk. Elbette hikayeler ekrana uyarlanırken, kağıtta durduğu gibi durmuyor. Bu sebepten beklenen projelerin hangi akıllarda, ne gibi süzgeçlerden geçerek karşımıza geleceği bir kalp ve mide ağrısı meselesine dönüşebiliyor. Neyse ki Dora Milaje’nin iyi kotarılmış bir dönüşüme sahip olduğunu söyleyebilirim.

Üyeler ve Asiler

Hayran olunanlar anlamındaki Dora Milaje’nin çok bilinen üyeleri Okoye, Nakia, Aneka, Ayo ve filmlerde henüz görmediğimiz İlahi Adalet lakaplı Ce’Athauna Asira Davin’dir. Daimi Black Panther’imiz Chadwick Boseman’ın canlandırdığı T’Challa’nın, gözü kapalı canını emanet ettiği Okoye, ekibin lideridir. Okoye’nin bağlılığı ise aldığı eğitim gereği, tahtın üzerinde kim oturuyorsa onundur. Kralını korumak için arabaların üzerinden mızrak atmaktan eşiyle teke tek kapışmaya kadar her şeyi yapan Okoye, dövüş yeteneğiyle namı en bilinen savaşçıdır. Vibranyumdan yapılan mızrağı haricinde pek bir şey kullanmasa da mecbur kaldığı durumlarda, Shuri’nin geliştirdiği modern aletlere zoraki bir şans verir.

Çizgi romanları okuyanlar içinse filmlerdeki en önemli farklılığın Nakia karakterinde olduğu bariz. Filmde Dora Milaje bile olmayan Nakia, çizgi romanlarda yakın korumalığını yapıyor T’Challa’nın. Hatta T’Challa’ya beslediği karşılıksız duygular yüzünden, prensin sevgilisini uçaktan atıyor. Çizgi romanları okumadıysanız, birlikten kovulunca bir erkek avcısına dönüştüğünü, Dora Milaje’nin karşısına amansız düşmanları olarak dikildiğini öğrenmeniz afallatabilir. Ben bu ihanet ağını filme taşımamalarını sevdim şahsen. Siz ne diyorsunuz?

Bir noktada Wakanda’da demokrasi kavgasına giren, ayrılıkçı grup Midnight Angelslar; Ayo ve Aneko’nun ileriki filmlerde nasıl işleneceğini ise merakla bekliyorum. İlk Midnight Angels ekibi, çizgi romanlarda vibranyum barındırmayan kostümlerle, Wakanda ile Doctor Doom’un kıyamet savaşında ortaya çıkar. Filmlerdeyse bu arkı bildiğiniz gibi Talocanlarla yapılan savaşa taşıdılar. Bu değişim bambaşka bir hikaye izleyeceğimizin göstergesi mi sizce?

Diğer merak unsuruysa Jabari Kabilesi’nin lideri Damola’nın kızı Ce’Athauna Asira Davin karakterini nasıl ele alacakları. Çizgi romanda Black Panther’in Wakanda’dan sürdüğü Damola ve karısının katledilmesiyle, kimliğini bilmeden büyüyor namı kendinden İlahi Adalet. Büyüdüğünde ekibe katılsa da epey bir karışıklığa yol açıyor.

Silahlar ve Ekipmanlar

Kendi içlerinden kopup gelen düşmanlar haricinde; Ulysses Klau, Erik Killmonger ve Thanos’un ordusu dahil pek çok azılı katille çarpışıyorlar. Kritik savaşlarda Avengers ekibine destek çıkıyorlar. Hatta birliğe özel bir Quinjetle de operasyondan operasyona koşuyorlar kızlarımız.

Rakiplerini alt ederken vibranyumdan yapılma zırhları ve mızraklarının haksız rekabet yarattığını söyleyebiliriz. Ancak hiçbir silah Kimoyo Boncukları kadar vazgeçilmez değil bana kalırsa. Yeri geldiğinde bir iletişim aracı yeri geldiğinde yaşam destek ünitesi olarak çalışan boncuklar, bana çocukluğumun her işe yarayan karton kutularını hatırlatıyor. Krallarıyla gizliliği sağlamak için Hausa dilinde konuşuyorlar. Krala bağlılıkları ise tamamen sembolik bir eş unvanıyla tamamlanıyor. Yani kralın arkası epey sağlam.

Mitolojiden de halk anlatılarından da toplumun tam ortasından da paylar almıştır kadın. Kimi zaman Meryem Ana olarak şefkat umulur, kimi zaman tehlikeli işler planladığından şüphelenilir. Kimilerini Aphrodite tutkusuyla eyler, kimileri için Athena kadar bağımsız ve doğa ana kadar berekettir. Bir elmanın yarısını verdiğinden Adem olan anlar dese de yılanla işbirliği suçundan, ömür boyu şikayet almaktan kurtulamamıştır. Aslında alabildiğine sıradan ve bir o kadar da sıra dışıdır. Beni esas şaşırtan Venüs halkının bu denli sınırlarına inandırılmaya çalışılmasıdır. Etrafına konulan engelleri aşan kadınlar adına, yalnızca kadınlara özel örgütleri burada bitirdim. Peki bahsettiklerimden en çok hangisi aklınızda kaldı?

Author

Alternatif evreninde voleybolcu olamayan versiyon. Düşünce satıcısı, hikaye koleksiyoncusu. Ayrıca yanaklı birey. Bence dünyanın hayallere, hayallerin kelimelere ihtiyacı var.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.