İçeriğe geç
Muhitkâr ol
Oyun 7 dk okuma

World of Warcraft’ın En İyi 10 Raid’i

J. H.
World of Warcraft'ın En İyi 10 Raid'i

Çok tartışma yaratacağının farkındayız bu beyanımızın. Neticede WoW, aktif olduğu 10 sene içerisinde onlarca raid biriktirdi. Pek çoğu farklı dinamiklere sahip, estetik ve mekanik olarak birbirinden kilometrelerce ötede yerlerde duran şeylerdi. E ne de olsa bu bir MMO değil mi? O yüzden kişisel şeyler de girdi işin içine. Hep denir, en güzel raid, ilk yaptığındır! Biliyoruz, bununla da tartışmaya ne niyetimiz, ne isteğimiz var.

Biz daha objektif bakmaya çalıştık. Bu yüzden WoW’un en iyi 10 raid’ini belirlerken, dört faktöre baktık.

  • Estetik.
  • Lore.
  • Boss mekanikleri.
  • Oyunun tarihi içerisindeki yeri.

Bu dört faktör de şöyle bir liste çıkardı bize. Buyurun!

 

10. Molten Core

Molten Core

Estetik: Yüksek. Molten Core gerçekten de görsel olarak korkunç bir yerdi. Cehenneme adım atmış gibi hissediyordunuz kendinizi. Pek çok boss’un tasarımı berbat olsa da, Ragnaros’un haşmeti hepsine yetiyordu.
Lore: Orta. Dürüst olalım, Warcraft III’ten WoW’a geçen kimse Dark Iron’ların bulaşmaması gereken şeylerle uğraşıyor olmasını inceleyen hikayeyi pek umursamadı. Ama Azeroth’un genel mitolojisinde, Ragnaros’un parçası olduğu Elemental Plane önemli bir yer taşıyor.
Boss mekanikleri: Berbat. Living Bomb gibi iyi fikirler vardı, fakat Molten Core acemilik kokuyordu resmen. Birbirini aggrolayabilen bosslar, bir diğer boss’tan düşecek bir Hunter skilli olmazsa indiremeyeceğiniz düşmanlar, bütün raid’in hayvan gibi Fire resistance istemesi…
Oyunun tarihi içerisindeki yeri: Over 9000! Molten Core oyunun ilk raid’iydi. Pek çok kişi için Ragnaros’un “TOO SOON!” diye çıkışı, hâlâ oyunun en muhteşem anlarından biridir.

 

9. Siege of Orgrimmar

Siege of Orgrimmar

Estetik: Orta. Siege of Orgrimmar Garrosh’un zihninin içinden dekore edilmiş gibiydi ve Pandaria’nın genel estetiğini paylaşıyordu. Fakat -ve ekleyeyim, bu şahsi bir kanaat olabilir- fazla metal bir havası vardı, özellikle de son kısımlarının.
Lore: Yüksek. Orgrimmar’da bir raid yapmak, gerçekten de inanılmazdı. Özellikle Alliance oyuncuları için düşmanın başkentine “fatih” olarak girmek, unutulmaz bir deneyimdi.
Boss mekanikleri: Yüksek. Deathwing’den sonra ilaç gibi bir son boss’tu Garrosh. Iron Star zaten sonradan Warlords’da resmen bir yardımcı aktöre dönüştü ve tüm encounter, neredeyse bütün Pandaria ek paketinin özeti gibiydi.
Oyunun tarihi içerisindeki yeri: Şimdilik düşük. Zaman gösterecek.

 

8. Black Temple

Black Temple

Estetik: Yüksek. Black Temple gerçekten de ıssız, korkutucu ve her şeyden önemlisi yabancı bir yerdi.
Lore: Düşük. Yanlış anlamayın, arkasındaki lore’a saygısızlık etmiyorum. Black Temple alenen Draenei lore’u kokuyordu ki, izlerini bugün WoD’da da görüyoruz. Ama Blizzard’ın yaptığı belki de en büyük hatalardan biriydi Black Temple, çünkü oyunun en kilit karakterlerinden birini hunharca harcadı.
Boss mekanikleri: Orta. Black Temple’ın genel olarak boss dinamikleri fena değildi, ağırlıklı olarak pozisyon bilgisi gerektiriyordu. Illidan’ın 5 fazlı dövüşü gerçekten de zamanına göre zordu.
Oyunun tarihi içerisindeki yeri: Orta. Black Temple TBC’nin bile en önemli raid’i değildi, ama Illidan sayesinde biraz daha uzun bir süre hatırlandı.

 

7. Temple of Ahn’Qiraj

AQ40

Estetik: Düşük. Yine şahsi bir kanaat olabilir, ama üst üste birkaç seferden sonra o kum ve böcek teması gerçekten de insanın sinirine dokunmaya başlıyordu.
Lore: Orta. Night Elf – Silithid hikayesi ilgi çekiciydi şüphesiz, ve çok dokunaklı birkaç an da yaratmıştı (saygılar Fandral!). Old God’larla da ilgili ilginç bilgiler vardı. Gelin görün ki aynı MC gibi, AQ’nun da ana kabahati Warcraft evrenini sevmemize sebep olan karakter ve hikayelerden çok uzak oluşuydu.
Boss mekanikleri: Yüksek. Özellikle C’Thun muazzam bir dövüştü.
Oyunun tarihi içerisindeki yeri: Orta. Ahn’Qiraj MC ve BWL kadar uzun süre önemli kalmadı, o yüzden vanilla raid’leri yad edilirken adı çok anılmaz. Naxxramas gibi sonradan güncellenmediği için de, önemi sadece öncesinde vuku bulan kapı açma event’inden ibaret kaldı.

 

6. Naxxramas

Naxxramas

Estetik: Yüksek. Naxxramas gerçekten de (hem 60 hem de 80 hâliyle) Scourge görsel dilinin dudak uçuklatıcı bir örneğiydi.
Lore: 60 hâli Orta, 80 hâli Yüksek. 60’taki hâli ilk üç raid’in aksine daha bilgi sahibi olduğumuz bir şeyi anlatıyordu, o yüzden baya ilgi gördü. 80’deki hâli ise direkt Lich King’e bağlanıyordu ki, bu önemini katlamaktaydı.
Boss mekanikleri: Orta. Black Temple’a “orta” vermişken Naxx’a aynı tabirle seslenmek tabii ki biraz garip, ama Wrath’in diğer raid’leriyle kıyas edince, Naxx biraz daha geride duruyor şüphesiz…
Oyunun tarihi içerisindeki yeri: Orta. Naxxramas’ın 60 versiyonu çok talihsiz bir zamanda çıktı piyasaya, TBC’den hemen önce gelen raid’i pek kimse umursamamıştı. 80 hâli daha uzun süre kaldı, ama bu sefer de Wrath’in diğer muhteşem raid’leri arasında ezildi.

5. Onyxia’s Lair

Onyxia's Lair

Estetik: Orta. Onyxia’s Lair’in en büyük günahı, Dustwallow Marsh gibi bayıklıktan bayıklık beğenen bir lokasyonda geçmesiydi.
Lore: Yüksek. Evet, MC için söylenen şey Onyxia için de söylenebilir belki. Ama The Missing Diplomat ile başlayan quest zinciri Onyxia’s Lair’i tek başına hayran edici bir hâle sokuyor. Stormwind’in kayıp kralından, Westfall’daki Defias ayaklanmalarına ve Redridge’deki ork işgaline kadar pek çok şey, Onyxia – Prestor ilişkisiyle açıklanıyordu.
Boss mekanikleri: Orta. Onyxia klasik bir ejder dövüşüydü. Şimdi küçük görmek mümkün, ama o zamanlar gerçekten de whelp’leri, alevi ve zor tutulan aggrosuyla pek çok kişi için kendini kaybetme sebebiydi.
Oyunun tarihi içerisindeki yeri: Muazzam. Onyxia oyunun ilk ejderha boss’uydu. Bu bir fantastik MMO için bile başlı başına yeterli bir saygı sebebi.

 

4. Sunwell Plateau

Sunwell Plateau

Estetik: Yüksek. Ben şahsen Blood Elf mimarisini hep sevmişimdir. Sunwell de bununla dolup taşıyordu.
Lore: Yüksek. Sunwell Plateau pek çoğumuz için Warcraft III’ten aldığımız tadı vermişti bize. O yüzden de inanılmaz tatmin ediciydi.
Boss mekanikleri: Orta. Yanlış anlamayın, bazı mekanikler gerçekten iyiydi. Ama pek çok encounter, yıllar içerisinde unutuldu gitti. Yani iyiydi, ama öyle çok özel bir yanı da yoktu pek çok mekaniğin.
Oyunun tarihi içerisindeki yeri: Orta. Kuşkusuz lore olarak yeri derin Sunwell Plateau’nun. Fakat aynı Naxx’ın 60 versiyonu gibi, bu da Wrath of the Lich King’in çıkışına çok yakın bir zamanda yayınlandığından, pek çok oyuncunun şahsi mazisinde yer edemeden sündü gitti.

 

3. Icecrown Citadel

Icecrown Citadel

Estetik: Yüksek. Icecrown Citadel, Frozen Throne’u oynarken hayal ettiğimiz gibiydi.
Lore: Yüksek. Neresinden tutsak, neresinden baksak, neresinden çeksek yine yüksek. Tirion, Saurfang, Bolvar, Sylvanas, Varian… Her şeyden önemlisi de Arthas. Muazzam bir hikayeydi Arthas’ınki, finali de muazzam oldu.
Boss mekanikleri: İyi. Wrath’in pek çok raid’i gibi bunda da o zaman yeni olan fikirler kullanılmıştı. Aynı zamanda çevrenin kullanımı da pek bir başarılıydı.
Oyunun tarihi içerisindeki yeri: Yüksek. Mekanikleriyle, hikaye anlatım teknikleriyle, estetik diliyle sonradan gelen pek çok raid’e örnek oldu ICC.

 

2. Karazhan

Karazhan

Estetik: Yüksek. Oyunun en güzel tasarlanmış yerlerinden biriydi Karazhan.
Lore: Yüksek. O Deadwind Pass’in oyun içerisinde iki yıl öylece beklemiş olması mı, Medivh’in Warcraft’ın başından beri bildiğimiz bir karakter olması mı daha etkili oldu bilmiyoruz, ama Karazhan’a ilk andan vurulmuştuk biz hikayesel açıdan!
Boss mekanikleri: Yüksek. Sadece “şurada dur, şuraya koş” şeklinde değil, boss mekanikleri daha önce denenmemiş fikirleri ve gerçekten vurucu ses / görsel tasarımlarıyla da çok etkileyiciydi.
Oyunun tarihi içerisindeki yeri: Yüksek. Bugün hâlâ bir Karazhan remake’i ister durur insanlar.

 

1. Ulduar

Ulduar

Estetik: Yüksek. Titan mimarisi ve eserleri gerçekten de büyüleyiciydi, özellikle de Northrend’in o buzul atmosferiyle birleşince.
Lore: Yüksek. Ulduar’dan Azeroth ile öğrendiğimiz şeylerin yüzde birini bile başka bir yerden öğrenmedik. Hem Titan, hem de Old Gods mitolojisiyle ilgili doldurduğu boşluklar inanılmazdı.
Boss mekanikleri: Yüksek. Ulduar’ın pek çok boss mekaniği, hâlâ WoW oyuncuları için unutulmazlar arasındadır.
Oyunun tarihi içerisindeki yeri: Yüksek. Karazhan gibi, Ulduar’ın da bir yeniden yapımını istiyor oyuncular, her ne kadar hikayesel olarak bunun altından kalkmak çok imkansız olsa da…

J. H.

Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.

Tüm yazıları (1579)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.