İçeriğe geç
Oyun 5 dk okuma

BBAKzine: Arthenda Games ile Röportaj Bölüm 3

Doğaç Yavuz
BBAKzine: Arthenda Games ile Röportaj Bölüm 3

Son güncelleme: 22 Ocak 2020

Arthenda Games röportajının üçüncü ve son bölümünde, eZone Transporters’ın Kickstarter kampanyasından konuşuyoruz. Kim ne yapmış, ne istemiş, neden istemiş ve ne yapacak, her şey burada açığa çıkıyor. Her hafta şu gün, ayda yılda bir, saat akşamüstü, Geekyapar TV’de.

Bölüm 3: Kickstarter Günlükleri

Arthenda_Games

Yazılarımıza mevzubahis olan bu tatlı röportajı asıl yapmamızın sebebi, Buğra’nın güzel sesi, Belen’in saçları ve Stanislav’ın o tatlı gözleriydi. Fakat stüdyonun ilk oyunu olan eZone Transporters için düzenledikleri Kickstarter kampanyasına denk gelmesi de hiç kötü olmadı tabii.

Kampanyadan söz açıldığında, böyle bir yola başvurmalarının sebebi olarak her şeyden önce Unity lisanslarından bahsettiler. Oyunu makul bir aşamada tamamlayıp toparlama safhasına geçme şansı ve Kickstarter vasıtasıyla oyunun tanınırlığına katkıda bulunma fırsatı da bu kararda pay sahibi olmuş şeyler, fakat “asıl amacımız tabii ki lisansları çıkarabilmek” diyor Buğra. Unity’nin kendi lisansı yanında iOS ve Android için özel lisanslarına da ihtiyaçları var, ve her biri ayrı ayrı 1500’er dolar.

Planlarında oyunu mobil platformların ötesine taşımak da var tabii – 5000 dolarlık meblaya ihtiyaçlarını bayağı kısarak karar vermişler. Belen durumu “Bizim isteğimiz sadece lisansı çıkaralım, kalanları bir şekilde cebimizden ya da bir yerlerden veririz diye düşündük.” diyerek açıklıyor. Daha fazlasını isteyip insanları soğutmak istememişler.

Bu prenses, bu kale.

Detaylardan bahsetmeye başlayınca konu Kickstarter’ın meşakkatliliğine kayıyor. Henüz ortada tamamlanmış, satışa çıkmış bir ürün olmadığı için, insanların beklentileri haklı olarak çok farklı bir boyut kazanıyor, bu da Kickstarter kampanyalarına kendine has bir zorluk katıyor. Grup süreci bana anlatırken girişin bile pek sıkıntılı olduğunu, bilmeden kalkışmamak gerektiğini ifade ediyorlar. “Başlı başına çok enteresan bir iş.” diyor Buğra, “Yok o hesabı onaylatıyorsun, yok o Kickstarter’la haberleşiyor, yok Kickstarter hesabını açıyorsun, onu da onaylatman sürüyor bir üç gün. Her seferinde ‘Hah tamam oldu!’ diyorsun, bir sonraki aşama çıkıyor karşına: üç gün daha.” Sürekli bir prenses bir sonraki kalede koşturmacası.

3

Tüm bunların üstüne bir de öncelikli olarak mobil platformları hedefleyen bir oyunu Kickstarter’da başarıya ulaştırmanın zorluğu eklenmiş. Bir araştırma yapmışlar, başarılı olanlar arasında maksimum 10000 dolar toplayabilmiş, o da yedi sekiz kişilik bir ekip tarafından. “Mobil oyunlar için ne kadar uygun bir mecradır, tartışılır.” diyor Buğra, Belen de ekliyor: “İnsanlar mobil oyuna pek sıcak bakmıyor.”

Oyun ve Kickstarter kampanyası için tanıtım ve yayma çalışmalarını da tüm acemiliklerine rağmen kendileri halletmişler. Bulabildikleri herkese mail atmışlar, fakat önemli sitelerden bekledikleri ilgiyi görememişler. Yurtiçinde genel olarak türk oyunu diyerek insanların dikkatini çekmek daha kolay olmuş Kendiliğinden görüp sitelerinde bloglarında bahsedenler de çıkmış, bunları görünce çok mutlu olmuşlar. “Hürriyet’te haber olmayı da başardık” diyolar, fakat gazetelerin link verememe beceriksizliği sağolsun çok büyük faydasını görememişler. Yurtdışında ise ulaştıkları sitelerin çoğu para karşılığı inceleme yazısı yazmayı önermiş, bazıları da Kickstarter içerikli yazıları prensip olarak yayınlamıyormuş artık. Okuyucular illallah demiş.

ezoness6

Son olarak eZone ile ilgili kendi düşüncelerini sorup, oyunu bana satmalarını istediğimde, Buğra “Önce hikayeden gireyim.” diyerek söze başlıyor. Oyun boyunca içinde hayatta kalmaya çalıştığımız tünellerin halkların inşa ettiği, galaksiyi birbirine bağlayan yerler olduğunu anlatıyor, ve bunun oyun için ne kadar merkezi bir konsept olduğunu örneklerle göstermeye çalışıyor – örneğin patlamadan dolayı hasar görmüş kısımlarında, karakterimiz tünelde uçamıyor, koşmak zorunda kalıyor.

Öykünün yanında, diğer endless run oyunlarından farklarına dikkat çekiyorlar: 360 derece kontrol sağlayabilmek, üç boyutlu/altı yönlü oynanış, swipe ya da tuş yerine serbest dolaşım ile kontrol bu farklar arasında ön plana çıkıyor. Genel olarak, rakiplerine oranla daha iyi ve özgün bir uçuş deneyimi sunmaya niyetliler. Her ne kadar röportaj boyunca çok büyük iddialara sahip olmadıklarını söyleseler de, seslerinden hevesleri belli oluyor.

Peki gelecek?

Bundan sonraki planları ise, Kickstarter kampanyası başarılı olsa da olmasa da (başarılı oldu – röportajın yapıldığı tarihte kampanya henüz tamamlanmamıştı), şöyle güzelinden bir post mortem yazısı yazmak var. Belki Kickstarter trailerının kullanılmayan çekimlerini de paylaşabileceklerini söylüyorlar. Daha genel anlamda ise, eZone Transporters’ı Nisan ayında sahalara sürdükten sonra daha kapsamsız bir projeyle devam edeceklerini, Buğra’nın deyişiyle “daha akıllı ve daha uslu” hareket edeceklerini ifade ediyorlar. Sıradaki oyun için çeşitli fikirleri var, yaz bitmeden onu da yetiştirmeye çalışacaklar. Fakat şu an eZone’un son düzlüğündeki tatlı ve sinir bozucu tedirginliklerle mücadele ediyorlar gibi gözüküyor.

ezone13

Pek uzun olmayan ama alabildiğine dolu muhabbetimiz nihayete vardığında, herkese bir hüzün çöküyor, sesler bir oktav düşüyor. Ağzını neredeyse hiç açmayan Stanislav’ın sesi bir değil onbir oktav düşmüş olsa anlayamayacak kadar mahsun ve dertliyiz. Bu eğlenceli okazyonun bitişini kabullenip birbirimizi terk etmeye başladığımızda, sonunda lafa giriyor Stanislav: “Önce sen kapat.”

Arthenda Games‘in kalan üyeleri bu kötü espriyi Stanislav’ın Türkçe’yi henüz tam olarak çözememesiyle açıklayarak, utanç içinde, olay mahallini terk ediyor. Zamanlaması manidar değil, diyemeyiz.

Doğaç Yavuz

Oyun tasarlar, yazar, garip sesler çıkarıp müziğini yapar.

Tüm yazıları (17)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.