Superman gömmek popüler bir iş bizim camialarda. Göğsündeki büyük kırmızı elmasla gezip dünyayı kurtaran adama parmak uzatıp “Haha, eski kafalı” demek çok kolay. Bunu biliyorum, çünkü ben de yaptım uzunca bir süre. Superman çağ dışıydı, süper kahramanlar dünyasının en basit karakteriydi, çok sıkıcıydı çünkü ona kafa tutabilecek bir şey yoktu. Çizgi romanların Britanya İşgali sonrası Modern Çağı’nda antika kalmıştı Superman. Böyle düşünüyor ve böyle konuşuyordum.

İşte sonra, ne hikmetse, bir şey dürttü beni. Bugüne kadar atlamış olabileceğim unutulmaz Superman hikayelerine bir göz gezdirmek istedim. Tek tek bir liste oluşturdum, milletin önerdiklerini sıraya dizdim; Comixology’ye abandım. Dört gün önce başlamıştım bu yolculuğa. Dört gün sonra buradayım ve size bir şey söyleme ihtiyacı hissediyorum. Superman’in gelmiş geçmiş en iyi süper kahraman olmasının bir sebebi var.

İnanmıyor musunuz? Gelin şu 8 eser üzerinden konuşalım beraber.

 

8. All-Star Superman

All-Star Superman

Arkadaşlarım (isim veriyorum, Can Sungur) yıllarca bana Grant Morrison söverken ben sessiz kaldım; kendisinin hiçbir işini okumamıştım zira. Ama işleri hakkındaki eleştirileri okumuştum ve herkes övgüler yağdırıyordu kendisine. Hazır Superman’in kökenlerine iniyorum, bari Morrison’ın çok övgüler yağdırılan All-Star Superman serisini okuyayım dedim. Okudum. Açık konuşuyorum hayatımda elimde tuttuğum en saçma metinlerden biriydi All-Star Superman. Superman’in Samson ve Atlas ile Lois Lane için bilek güreşine tutuştuğu, kendisini her anlamda üçe katlayan (ama onu ölüme sürükleyen) bir kazadan sonra dikişe merak sardığı, Solaris ismindeki tiran güneşle yumruklaştığı bir hikaye bu.

Ama yine de buraya koyuyorum. Çünkü All-Star Superman kilit bir sorunun etrafında dönüyor: Superman’in ölmeden önce yapmak istediği şeyler listesinde ne vardır? Bu sorunun cevabı, her ne kadar Silver Age saçmalıklarıyla boğulmuş olsa da yer yer ilgi çekici. Bu listede olmayı hak etmesinin sebebi de Zıbarro gibi saçma sapan onlarca “campy” detayın arasında, o temel meseleye inebiliyor olması. Superman’i Superman yapan şey nedir? Arkadaşlıkları, ilişkileri ve insanlıktan asla umudunu kesmemesi.

 

7. Superman: Red Son

Superman Red Son

Efsane yazar Mark Millar’ın DC külliyatına sunduğu, Eisner’a aday gösterilmiş mini bir seri Red Son. Çok basit bir “ya olsaydı” sorusu soruyor. Eğer Krypton’dan gelen ve içinde bebek Kal-El’i taşıyan o roket birkaç saniye geç fırlatılsaydı da Smallville, Kansas yerine Sovyet Rusya’ya düşseydi ne olurdu? Bu çok tartışmalı bir şey, biliyorum; ama Superman’in şiarlarından birinin boşuna “Truth, Justice and the American Way” olmadığını gösteren bir eser Red Son. Aynı Captain America gibi, Superman’in de kilit kimlik ögelerinden biri Amerika’nın günümüz değil- kuruluş prensiplerinden etkileniyor olması. Hayat, özgürlük ve tabii ki, mutluluğun takibi.

 

6. Whatever Happened to the Man of Tomorow?

Whatever Happened to the Man of Tomorrow

Bu listede bir orijin hikayesi var; sonlara ilerledikçe göreceksiniz. O yüzden aynı şekilde bir de final hikayesi olması uygun değil de nedir? Alan Moore’un “bana vermezsen seni öldürürüm” diyerek DC’nin efsane editörü Julius Schwartz’dan zorla aldığı bu hikaye, Crisis öncesi DC evreninde kepenk kapatan öykülerden biri. Superman’in ölümünü, Citizen Kane vari bir strüktürle anlatıyor. Moore bu hikayede Superman’in kim olduğunu, ölümü üzerinden kusursuzca sunuyor okuyucuya. Daha da önemlisi, Superman’in etrafındakiler olmadan Superman olamayacağını söylüyor ki, yapılan tespitin kıymetini en çok bu arttırıyor.

 

5. Kingdom Come

Kingdom Come

Evet, Kingdom Come sadece bir Superman hikayesi değil. Bu öyküde DC’nin tüm ağır topları var; Wonder Woman, Batman, Luthor, Shazam… Ama hikayenin merkezi Superman; çünkü Kingdom Come’ın anlattığı hikaye feci hâlde Superman’in o dönemlerde yüzleştiği ve başta değindiğim eleştirilerle ilgileniyor. Magog ve Superman’in yeni tip süper kahramanlara karşı olan yaka silkmişliği var Kingdom Come’un temelinde. Her şey olup bittiğinde, Superman’in neden asla öldürmediğini anlamaya bir adım daha yaklaşıyorsunuz. Ki bunu unutmayın, bir sonraki sayfada daha derin değineceğiz.

1 2
Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

7 Yorum

  1. 1- Olay Superman’e giydirmenin kolay olması değil, Superman’e uygun hikaye yaratmanın zorluğu. Klasik süper kahraman formulündeki hikayeler (Süper kötü çok güçlüdür, terrör estirir, kahraman aklını kullanarak onu alt eder yada süper kötü akıllı bir planla gelir, kahramanımız daha akıllı bir yolla onu alt eder) Superman’e uymuyor, çünkü adam herşeyiyle süper. Dolayısıyla biraz daha politik, biraz daha durumlara özgü hikayeler Superman’e gidiyor.

    2- Çoğu yazar yönetmen Superman’in bu alt metinlerini anlamak yerine onu süper güçlü adam olarak görüp onun üzerinden hikaye anlatmaya çalışıyorlar. Man of Steel’in bu kadar başarısız olmasının sebebi de bu. Kısmen hak veriyorum, çünkü burada örneklendirdiğin hikayeler sinemada aynı etkiyi verir mi, ya da tutar mı emin değilim. Ama birileri risk almadıkça bunu da öğrenemeyiz.

    3- Superman’in en efsane (ve belki de en filmi çekilebilir) hikayelerinden The Death of Superman – Doomsday hikayesini atlamışsın (takribinde gelen Funeral for a Friend ve Return of Superman hikayelerini çok sevmiyorum). Yakışmadı. Ama Kingdom Come bambaşkadır. Okuyun okutun..

    PS: YKY’den Türkçe’ye çevrilen Superman: Yeni Dünya (Earth One’ı Yeni Dünya diye çevirmişler 🙂 ) da okunası çizgi romanlardan. Hatta bence New 52’ya kafa tutar. Haber veriyim dedim..

    • Earth One’ı ben de beğenmiştim. Superman’e basılan “Yenilmez uzaylı” damgasını kaldırıyordu. Gençliği, acemiliği, kendini yeni yeni keşfetmesiyle ‘yenilmez’i, içindeki insanı göstermesiyle de ‘uzaylı’ damgasını yok ediyordu.

    • http://www.comixology.co.uk/ – Telefonlarda, tabletlerde okumak için app’i de var. Onun dışında DC Comics’in de aynı şekilde dijital okuma için app’i var. Tabi her şeyde olduğu gibi bir de illegal torrentler var. 🙂

      • Yiğitcan Erdoğan Cevap ver

        Dark Horse ve Marvel’ın da app’i var bu arada. Ama en sağlam olanı Comixology. Hem her türlü çizgi roman var, hem de kullanımı rahat. Üstelik arada beleş çizgi roman da veriyorlar 🙂

  2. “Çünkü o sert olursa, o karanlıkla flörte başlarsa; biraz olsun idealizminden vazgeçerse, son ümit ışığı söner. O son ümit ışığı olmak zorunda Superman. Eğer gerekirse, tek ümit ışığı olmak zorunda.”

    ve böylece en imkansız süper kahraman da esasında.
    her şeyin bittiği ve tüm umutların tükendiği anda masmavi göklerden gelip sınırsız kuvvetiyle hepimizi kurtaracak olan tanrısal karakter.
    bu haliyle de, hatta bu haline rağmen de, hala en ilkel tasarlanmış ilk süper kahraman.
    üzerine burada konuştuğumuz her şey bunu yıkmak, buna bir derinlik katmak için ona sonradan eklenip kurgulanmış olsa da, sonunda buna rağmen yine bu kapıya çıkıyor işte.

    ya da yenilmezliğini kaldıracaksın, ama o zaman da superman olmayacak.

  3. Ben de ilk başlarda Superman’i basit görüp okudukça sevenlerdenim (Injustice’de Süpo kötü adam olunca sinirlere binmiştim…). Listede 1. eser dışındakileri okudum ve hepsi çok çok iyi. Bunlara ek olarak Secret Origin Superman eklenmeli kesinlikle. Superman’in orijinini bu kadar iyi anlatan başka bir Orijin bilmiyorum. For All Seasons daha sanatsal Secret Origin daha geniş o açıdan. Bunların yanında Batman’le ortak iki efsane macerası Public Enemies ve Supergirl de eklenebilir. Briniac’ın Gotham’daki bi’ şehri küreye hapsedişi hikayesini okuyamadım henüz ona yanarım. Hikaye çok çok çok fazla ilgi çekici.

    Ha bir de Red Son’da en ön planda olan şey bence Luthor-Superman kapışması. American Way olayını ön plana çıkarmak isteselerdi daha siyasi ve ezik bir seri çıkarırlardı. Superman okumayıp onu anlamayanlar “Bu süper kahramanlar niye kötüleri öldürmiyi yea” demeye devam etsin.

Leave a Reply to Tutku Tuzlu Cancel reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.