Şimdi, öncelikle bir sakin olalım. Hepimizin bildiği üzere Doctor Who, yayın hayatına başladığı 1963 yılından itibaren bir beş-on yılda bir bozuyor ve izlenmez bir dizi hâline geliyor. İnternet ve dehşetli sosyal medyadan sonra zaman aralıkları da kısalıyor elbette, takribi olarak ya Doktor değişimlerine ya da hiç olmadı, her iki yılda bir, yılın son çeyreğine rastlayacak şekilde bozuyor bu dizi. Yalnız son iki doktorda, haydi Capaldi de iyiydi de özellikle son doktorda, ne kadar fazla bozdu değil mi? Habere devam edebilmek için bu kısmı bir atlatmamız lazımdı, ironiye aşinalığa sevgiler. Bu kısmı atlattıysak şöyle başlayalım: Peter Capaldi’nin Doktor’a hayat verdiği ikinci sezondan itibaren, belki Hell Bent, Heaven Sent ve Husbands of River Song bölümlerini kenarda tutarak, dizinin düşüşte olduğu hepimizin malumuydu.

Hepimiz, yani hayranlar ve belli ki yapımcılar da diziye yeni bir soluk gelmesinin gerekli olduğunu, sanırım Clara isimli şahıs Tardis’in yedek anahtarlarını uzaya fırlatırken filan, iyice kafamıza kazımıştık ama sözleşmeler vardı, hayat devam etmeliydi. Dokuzuncu sezonu, şu an pek çoğumuzun aklında kalmayan bir onuncu sezon izledi; bu esnada Chris Chibnall’ın dizi sorumlusu olarak ayak seslerini duymaya başladık. Neticede kendisi Doctor Who bünyesinde 42 gibi buram buram bilim kurgu kokan bölümler yazmış, yetmemiş spin-off Torchwood‘da havayı iyice koklamış; bir de üstüne Broadchurch gibi bir diziye de imzasını atmıştı. 2016’ya geldiğimizde ise hepimiz, Moffat’ın gidişinden duyduğumuz mutluluğu Chibnall’ın yazar olacağı bilgisine katarak göbekler atmaya yaklaşmıştık. Sonra… Sonrası alınan birtakım yanlış kararlar silsilesi ve bunların hiçbiri de yeni doktorun kim olduğuyla ilgili değildi. Fakat mesele Doctor Who gibi yarım asırlık bir dizi olunca enseyi çok da karartmaya gerek yok, dayanağı da şurası: Russel T. Davies, başyazar olarak Doctor Who’ya dönüyor!

Şu an için Doctor Who ajandasında önümüzde Chris Chibnall’ın yazarlığında çekilmiş, Jodie Whittaker’lı son bir sezon var. Ondan sonrasında on üçüncü doktor ve Chibnall, diziden birlikte ayrılıyorlar, bunu daha önce biliyorduk. Fakat Chibnall’ın yerine kimin geleceği, geçtiğimiz günlerde cevabını bulan bir soru işaretiydi. 2023 itibariyle Doctor Who’ya dönüş yapacak olan Russel T. Davies, modern serinin gerçekleşmesinde kilit rol oynayan isim. Christopher Eccleston ve David Tennant‘ın yer aldığı, çokça özlediğimizi de ifade ettiğimiz o güzel sezonların o güzel bölümleri, kendisinin sorumluluğunda meydana geldiler. Dolayısıyla diziye döneceğini duymaktan hepimiz mutluyuzdur diye düşünüyorum.

Bir tek can sıkıntım varsa o da daha önce Broadchurch’te de birlikte çalışan Whittaker ve Chibnall ikilisinin, diziye birlikte geldikleri gibi, birlikte veda ediyor olmaları. Whittaker ve dolayısıyla on üçüncü doktorumuz ile ilgili konuşmaya burada gerek yok, Ruken şurada altına imza atacağım şekilde anlatmıştı. Bir zamanlar bizi ümit ettiren bir birlikteliğin şimdi üzüntü vermesi, değişen zamanın etkilerini ilk elden gösteriyor. Düşünüyorum şöyle bir; Capaldi için de benzer şeyler hissetmiştik ve Moffat’ın ardından Chibnall’ın yazarlığında da izlemeyi istemiştik onu.

Bu dizinin de tabiatı biraz böyle zaten. Bu noktadan sonra değişime ayak uydurmaktan ve Davies’in kalemine de haklı olarak güvenmekten daha iyi bir seçenek göremiyorum. Dönüş de güzel dönüş ha, Doctor Who’nun tam altmışıncı yılına denk düşüyor. Siz ne dersiniz?

Yazar

Hayvan dostu, tevriyesine rağmen biraz yalnız; doktora öğrencisi, ismiyle müsemma ve çoğunlukla zararsız. İyi tavsiye verir, geç olana dek ciddiye alınmaz. Her geçen gün bitkinliğine biraz daha şaşırarak "daha deniz daha müren" arıyor. Sosyal medya için bakınız: dogan.mdd

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.