Marvel’ın en yeni ve şurada burada gördüklerimden yola çıakrak en az beklenen dizisi Ms. Marvel, ilk bölümüyle seyircilerle buluştu. Bu ilk bölüm itibariyle söylenmesi gereken ilk şey, bölümde incelemesi yapılacak herhangi bir şey bulunmaması sanırım. Sayfalarca yazılabilecek easter egg, referans ve replikler toplandığında MCU’nun Avengers dışındaki görünümü hakkında birkaç küçük bilgi vardı elbette fakat günün sonunda, gerçekten de ilk bölüm özelinde MCU için anlamlı kılınan, üzerine tartışılması gereken bir şey görmedik. O yüzden ben de doğrudan dizinin nasıl başladığını konuşalım istedim.

Yazıda ilk bölümden ufak da olsa spoiler bulunacaktır, önleminizi ona göre alın!

Ms. Marvel dijital platformların özellikle Marvel ve Star Wars gibi büyük markaların ürünleri söz konusu olduğunda bizi alıştırdığı şekilde ilk birkaç bölümüyle değil, doğrudan haftalık planda ilerleyecek ilk bölümüyle karşımıza çıktı. Dizinin nasıl başladığıyla ilgili konuşmaya belki buradan başlamak gerekiyor çünkü bence burada verilen bir karar var ve bu da dizinin MCU içerisindeki konumuna ışık tutabilir. Bildiğiniz gibi dördüncü faz WandaVision ile başladı ve WandaVision da dâhil olmak üzere şimdiye değin Moon Knight dışında izlediğimiz Marvel/Disney+ dizileri, bir şekilde öncesiyle ve sonrasıyla dev ekranda olan bitene bağlılardı. Bu bağ bazen Doctor Strange in The Multiverse of Madness gibi bir filme yol yapmak kadar büyüktü bazen de The Falcon and the Winter Soldier gibi bir çeşit devir teslim töreni özelliği taşıyorlardı. Ms. Marvel ise yine ilk bölüm özelinde konuştuğumuzu hatırlatarak, MCU macerasının biraz daha Moon Knight tarafında duruyor. Hatta ondan da daha çok kendine ait, küçük bir alanı kaplıyor.

Bu elbette “Ms. Marvel’ın MCU ile hiçbir alakası yok ve tıpkı Moon Knight gibi bizim şimdiye kadar izlediğimiz olaylarla, kişilerle hiçbir bağlantı içermiyor.” demek değil zira daha adından başlayarak bu hikâye, eski unvanıyla Ms. Marvel olan Kaptan Marvel’a hayranlık besleyen bir genç kızın hikâyesi. İlk bölümde de onun Avengers-Con isimli bir hayran toplantısına gitmek için kurduğu planları, cosplay yapma merakını ve Youtube’a Avengers ile ilgili yüklediği videoları izliyoruz zaten. Ancak büyük resimde bu hikâye MCU’nun geçmişi ve geleceğinden daha çok, Amerika’da yaşayan Müslüman, göçmen ve muhafazakar ailesiyle kozmopolit bir kültürün arasında kalmış olan 16 yaşındaki Kamala Khan’ın, süper güçler aracılığıyla dünyadaki kendi yerini bulmasının hikâyesi olacak. Dizinin başına bu beklentiyle oturursanız hayal kırıklığına uğramazsınız. Ayrıca yine bir alışkanlık gereği süper kahraman dendiğinde büyük travmalar yaşayan ve bu travmalardan sonra gücünü kazanan, gücünü iyilik için kullanmaya karar veren, bunun için savaşan insanlar aklımıza geliyor. Kamala Khan, bunlardan biri değil ve bu açıdan da yeni nesilde ana akım süper kahramanlar için bir başka bakış açısının öncüsü olabilir.

Çizgi romanlarında Kamala Khan bir Inhuman, güçleri Terrigen Mist’e maruz kaldıktan sonra ortaya çıkıyor. Fakat biz daha önce Agents of Shield ve Inhumans‘ta bunları görsek de MCU’da henüz böyle bir konseptimiz bulunmadığı için dizide bu durum nasıl diye sormamız gerekiyor. İlk bölümde gördüğümüz kadarıyla Kamala’nın güçleri, büyükannesinin gönderdiği eski ve belli ki arkasında büyük de bir hikâye bulunan bir bileklikten geliyor. Fakat dizinin en hoş kısımlarından biri olan görsel anlatımı sebebiyle bu bilekliğin onun zaten sahip olduğu güçlerini ortaya çıkartıyor olması da mümkün. Düzenli olarak her yeni Marvel yapımında beklediğimiz şekilde Inhumanlar veya genel olarak mutantlarla ilgili evren genişlemesini Ms. Marvel ile görür müyüz? Zannetmiyorum. Şu an için bileklik aracılığıyla uzuvlarını taklit eden uzatmalar üretebildiğini gördük; Ms. Marvel’ın ana yetenekleri olan doğrudan başkalaşım, şekil değiştirme ve iyileşme gibi özelliklerinin durumu veya güçlerinin tabiatı tam olarak ne gibi soruların cevapları için ise birkaç bölüm daha beklememiz gerekecek.

Dizinin duyurulmasından itibaren Kamala’nın Pakistan asıllı bir Müslüman olmasının nasıl işleneceğiyle ilgili de pek çok soru işaretimiz vardı. Disney markasıyla çıkan bir yapım olduğu için hangi konulara ne kadar gireceklerini bilmiyorduk, bazılarımız oryantalizm ve indirgemecilikten korkuyordu bazılarımız ise sadece süper kahraman dizisi izlemek istediği için bu tarz yönlendirmelerin fazla geleceğinden korkuyordu. İlk bölümde bu açıdan net bir cevap aldık diyebiliriz. Bu cevap hangilerimizin, ne kadar hoşuna gider, orası başka bir konu. Disney elini fazla açmamış, muhafazakar ebeveynli genç kız” imgesinde bırakmış konuyu. Göçmen olmasının getirdiği sorunlara birkaç sahne ve replikle yer vermişler ama odağı burada tutmamışlar, dini kimliği ise şimdilik sadece ailesinin muhafazakarlığının sebebi olarak ele alınmış. İlerde ne olur bilemiyorum ama meseleyi genel itibariyle Amerikanlaştırdıklarını söyleyebilirim.

16 yaşında bir genç kızın maceraları, akran grupta olmadığım için bana hitap etmiyor. Asıl başarı bu maceraları, akran gruptan olmayanların da ilgisini çekebilecek, onlara da bir şeyler katabilecek bir şekilde anlatmak olurdu ancak Ms. Marvel dizisinin amacı bu değil. Diğer taraftan Kamala Khan büyüdükçe maceraları da büyüyecektir ve bunu bir orijin hikâyesi olarak aldığımızda, MCU içerisinde güzel bir yere oturabilir. Bir de tabii “X diziyi izlemeden Y, Z, T filmlerini izlemen lazım” ya da “Bu filmi anlaman için elli beş bölüm dizi izlemen gerekiyor” gibi baskılardan uzakta, tonuyla da hikâyesiyle de kendi dairesinde çalışan bir yapım izlemenin tecrübesi cazip gelebilir.

Sizler ilk bölümü nasıl buldunuz?Bir ara Brie Larson cameo yaparsa bir bakarım” diyenlerden misiniz yoksa dizi ilginizi çekti mi? Marvel işleri MCU’ya bağlandığı kadar mı kıymetli yoksa farklı sularda yüzmeleri mi daha iyi? Süper kahraman hikâyeleri, kendi türünde yer yer yenilikler getirerek mi devam etmeli yoksa süper kahraman soslu gençlik hikâyelerine de yerimiz var mı?

Yazar

Hayvan dostu, tevriyesine rağmen biraz yalnız; doktora öğrencisi, ismiyle müsemma ve çoğunlukla zararsız. İyi tavsiye verir, geç olana dek ciddiye alınmaz. Her geçen gün bitkinliğine biraz daha şaşırarak "daha deniz daha müren" arıyor. Sosyal medya için bakınız: dogan.mdd

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.