Bölüm I

Çok arkada kaldın, biraz öne gel!” dedi beyaz sakallı adam, küçük uslu çocuğa. Çocuk oralı olmadı. Aslında nereli olduğu da pek bilinmeyen çocuk, sakallı adama pek yüz vermedi. Çocuk küçük ve usluydu. Küçük olmasa çocuk denmezdi zaten ama çocuğun uslu olmasının boyutu ile uzaktan veya yakından bir ilgisi yoktu. Adamın sakalları ise yaşlı olmasının bir göstergesi değildi. Hele hele sakallarının beyaz oluşunun konuyla hiç alakası yoktu. Belki biraz bilge denilebilirdi adam için ama bu da konuyu aydınlatmaya yetmezdi çünkü adamın bilgeliğinin, yaşlılığından gelme ihtimali de olabilirdi.

Fazla uzattın artık!” dedi çocuk, okuyucunun beynini okurcasına. “Sakalı mı?” diye sordu yaşlı adam. “Hayır, konuyu” dedi uslu çocuk. Sakallı adam şöyle bir sakalını sıvazladı bilgeliğini ön plana çıkarırcasına. Çocuk ise sıvazlayacak bir yer bulamadı. Zaten daha çok küçüktü sakal ve sıvazlanılması gereken bölgeler için. “Çok arkada kaldın, biraz öne gel!” diye yineledi adam. “Geçecek yer var da biz mi geçmiyoruz” dedi çocuk pişkince. Adam bilemedi ne diyeceğini. Çocuk da adamın söyleyeceği her cevaba karşı başka bir cevap düşünüyordu. Hazır cevaptı bizim çocuk. Adam ise hazırdı ama verecek cevabı yoktu. Fakat bilge bir kişiliği vardı adamın. Çocuğun ise kişiliği vardı ama pek bilge denemezdi.

Böylece iyi anlaşmaya başladılar birbirlerini daha önce hiç tanımayan ve bu yazıda karşılaşan adam ile çocuk.

1 2
Yazar

Amaç; yazmaktır. Amaç; dünyayı değiştireceğine dair bir iki kadeh tokuşturmaktır. Amaç; amacını eninde sonunda aşacaktır. Sırf yazabildiğim için; yazarım. Böyle bir becerim olduğundan değil…

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.