Güldük, eğlendik, sevdik tamam ama yavaş yavaş da sıkmaya başladı sanki. Neyden mi bahsediyorum? Daha geçtiğimiz iki ayda bile en az üç kez haberini yaptığımız karizmatik başrollü yumruk yumruğa dövüş odaklı filmlerden! Tutuyor diye suyunu sıkmaya başladılar, yakında bir ara türedikçe türeyen parodi filmler gibi olacak. İşin kötü yanı, yapabilecekleri şeyler de daha gerçekçi olmaya çalıştığı için kısıtlanıyor tabii; parodiler kadar uçamıyor konu, karakter, olay vb. bakımından.

Bu sefer başrolümüz benim underrated bulduğum ve Hollywood’un en sevdiğim kadın oyuncularından olan Kate Beckinsale. Underworld serisini sırtında taşımış fakat onun dışında çok da sık adı anılmayan bir oyuncu olan hanımefendi bu sefer de yine aksiyon ile dönüyor beyaz perdeye. Vampir olarak değil tabii, ölen aşkının intikamını almaya ant içmiş bir fedai olarak! Bu fedaiyi diğer benzer karakterlerden ayıran ne peki? Başrolümüzün çok nadir görülen bir problemi var: Öfkelendiği zaman cinayet işlemeye olan meyli tavan yapıyor ve bunu azaltıp normal hâle döndürebilmek için deneysel bir tedavi olan elektrik akımına maruz kalması gerekiyor. Bu öfke olayı Türkiye’de yaşayan bizler için çok da absürt bir şey değil tabii o ayrı mesele.

Fragman hoşuma gitti çünkü bütün filmi izlemiş gibi hissetmedim ki bu çok nadir olan bir şey artık ne yazık ki. Ayrıca karakterimizin alaycı tavırları da hoş, zaten filmi aksiyon komedi olarak geçiyor IMDb’de de. Kadro da dolu dolu bu arada. Stanley Tucci var, Bobby Carnavale var, Jai Courtney var ve hatta Susan Sarandon bile gösteriyor kendini fragmanda.

Her ne kadar başta biraz sitem etsem de yine bu filmler bir şekilde akıp gidiyor çok berbat olmadıkça. En kötü ihtimalle Kate Beckinsale’i izleyip hayran oluruz yine güzelliğine. Söylenecek daha da fazla bir şey yok gibi, temmuz sonunda izleyeceğiz Prime Video’da. Bir de fragmanın yanıltıcı olduğuna dair birkaç yorum gördüm, beklediğimizden daha sürprizli bir şeyler de çıkabilir yani, sevindirici olur bu da. Fragmanı izleyin, sonra bana bu karakter mi daha havalı duruyor yoksa Atomic Blonde’daki Charlize Theron mu söyleyin. Ya da Kill Bill’deki Uma Thurman mı yoksa Colombiana’da ki Zoe Saldana mı? Yoksa John Wick‘teki Keanu Reeves mi; Nobody‘deki Bob Odenkirk mü? Yoksa Gunpowder Milkshake’teki Karen Gillan mı; yoksa

Yazar

Hikâye odaklı oyunlar oynarım, film/dizi izlerim, arada sırada da çizgi roman okurum. Bunlarla meşgul değilsem de muhtemelen uyuyor olurum. "Benim düşünceme göre endişelenenler iki kez acı çeker."

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.