The Water Diviner’ın namını duymamış olmanız herhalde şu aşamada imkansızdır. Oscar ödüllü Avustralyalı aktör Russell Crowe‘un ilk uzun metraj yönetmenlik deneyimi olan The Water Diviner‘ın ismi bizim bu taraflarda iki sebepten dolayı yankılandı: Birincisi, filmin konusunun Çanakkale Savaşı olması, ikincisi ise filmin ülkemizde çekildiği ve baş rollerinden ikisini Yılmaz Erdoğan ve Cem Yılmaz’ın paylaşıyor olduğu gerçeği. İşte o The Water Diviner‘ın ilk resmi kamera arkası görüntüleri, daha önce yayınlanmamış sahnelerle beraber bugün filmin resmi YouTube kanalından paylaşıldı.

Video Russell Crowe‘un anlatımıyla ilerliyor ve içerisinde hem filmin set görüntülerini, hem de post-prodüksiyonu bitmiş sahnelerini görebiliyoruz. Bir bonus olarak Olga Kurylenko ve Cem Yılmaz’ın The Water Diviner ile ilgili, filmin gidişatına dair görüşlerini de kaydetmişler. Yani özünde filmi genel hatlarıyla biliyorsanız, ama malumatınız “Cem Yılmaz’ın oynadığı Çanakkale filmi değil mi şu The Water Diviner?” kıvamındaysa, tam size göre bir video yapmışlar, aşağıda kesinlikle izleyin.

The Water Diviner Cem Yılmaz Yılmaz Erdoğan

Şunu da şuraya not düşelim, film hakkında heyecanlanmamızın tek sebebi “The Water Diviner, Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan!” değil. Russell Crowe’un çok iyi bir oyuncu kadrosu topladığı aşikar, kendisinin de seneler boyunca Ridley Scott, Ron Howard, Tom Hooper, Darren Aronofsky gibi yönetmenlerle çalıştıktan sonra nasıl bir yönetmenlik sergileyeceğini de delicesine merak ediyoruz. Evet, evet, tarih kitaplarından çok aşina olduğumuz bir savaşa yeni bir yaklaşımın da merakı içerisindeyiz. Fakat dürüst olmak gerekirse film ile ilgili bizi en heyecanlandıran şeylerden biri, görüntü yönetmeni.

Russell Crowe nasıl ikna etmiş, neyle ödeme yapmış, kendisinin milliyetçi duygularına mı sarılmış bilmiyoruz, ama filmin görüntü yönetmenliğini Andrew Lesnie yapmakta. Eğer isim tanıdık gelmediyse, filmografisinden şöyle örnekler verelim: Lord of the Rings üçlemesi, King Kong, I Am Legend, Rise of the Planet of the Apes… Son on yılda bakıp “Ulan ne güzel gözüküyor yahu!” dediğiniz üç filmden birinde parmağı olan adamın, Yeni Zelanda’yı ışıklandırması, renklendirmesi, açılarıyla Orta Dünya’ya çeviren adamın Çanakkale’ye olan yaklaşımının nasıl olacağını düşününce hak veriyorsunuz değil mi bize?

Her halükarda, filmin ilk kamera arkası görüntüleri aşağıda. İzlemenizi şiddetle öneririz. Buyurun!

Yazar

Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.