Yakın gelecekte hem gönülden umduğum hem de gerçekten mümkün olacağını aklıma getirmediğim için bu cümleyi kurmayı beklemezdim fakat hayat her geçen gün yeni bir şeyle karşılaştırıyor insanı. Hazırsanız geliyor: Witcher evrenine Pokemon Go-vari bir mobil oyun geliyor. Bir kerede söyledim, bitti değil mi? Oyunun geliştiricisi, CD Project Red‘in de bir parçası olan Spokko Games. Android ve Ios’a yakın zamanda çıkması planlanan oyun, artırılmış gerçeklik teknolojisi ile gerçek dünyayı Witcher’ın fantastik dünyasına katacak, karanlıklaştıracak; oyuncular da caddede sokakta gezerken kendilerini amansız bir canavar avcısı gibi hissedecekler. Haber de bu kadar. “Yahu ne harika fikir!” diyenlere iyi oyunlar diliyorum, çok sevgiler. Kalanları yazıya devam etsin.

Bir kere baştan söyleyelim, mobil ve ücretsiz bir oyun için iyi görünen grafiklermiş, optimizasyonmuş, geliştirilmiş artırılmış gerçeklikmiş, bunlardan bahsetmeyeceğim. Her yerde sayfa sayfa haberi var, eminim benden iyi teknoloji bilen beş bin iki yüz yedi kişiden biri, çok daha iyi açıklar. Oyunlardan tanıdığımız canavarları, şöyle yürüyüşe çıkmışken bir görmenin, arkadaşlara göstermenin falan yüzümüzde gülümseme yaratacak olması veya zaman zaman, mesela ufak iksirler üretip, canavarlara atmak için bombalar hazırlayacak olmak gibi özelliklerin, bir nebze de olsa tanıdık bir şeyler yaptığımızda hissettiğimiz güzel duyguları ziyaret ettirebileceğinden de bahsetmeyeceğim. Bulunabilir ögeler olur, yarışmalar olur, ne güzel. Hiçbirine itirazım zerrece yok. Hype‘ı ile mutlu olanlar ve “Yahu ne harika fikir!” diyenlere de şu noktada yine iyi oyunlar diliyorum, çok sevgiler.

Girişte Pokemon Go benzeri dedim, doğru, artırılmış gerçeklikle bu tarz bir oyun yapmak, daha doğrusu teknolojiyi kullanmak kimsenin tekelinde değil. Ancak bu işler böyledir, ilk tanıştığımız ile kıyaslamak durumunda kalıyoruz. Fakat ben, elinde mobil oyuna uygun bir Gwent olan, yetmiyor gibi sıra bazlı, hikâyeli, evrenini destekleyecek Thronebreaker isimli bir oyuna da sahip olan markanın, neden bunlar gibi, tek başımıza bile düşünsek iki günde otuz tane fikir çıkartacağımız örnekler yerine, böyle bir şeye yöneldiğinden de bahsetmeyeceğim. Eldeki fikir bu, ortaya çıkan oyunu daha görmedik, her şey kuralına da uygun.

Hatta ileri giderek, aynısının bir benzerini iki sefer gördüğümüz böyle bir oyunun, yine aynısının bir benzerini yedi farklı şekilde izlediğimiz tarzda bir tanıtım filmiyle taçlandırılmasına da itiraz için, özgün fikirlerden dem vurma gafletine düşmeyeceğim. Yani o kadar ki “İsterseniz bir sonraki sefer de şekerleri birbiriyle eşleştirerek canavar resmine ulaştığımız bir oyun yapalım” minvalinde beyanlarda bile bulunmayacağım çünkü saçma. Elimizdeki bu gibi düşünceler için “Ne yapalım piyasa böyle” diyerek hayatına devam edenler ve neticesinde, “Yahu ne harika fikir!” diyenlere de böylece veda etmiş olayım. İyi oyunlar diliyorum, çok sevgiler.

Neyden bahsedeceğim biliyor musunuz? Covid19, mobil oyun piyasasını bayağı bir artırdı. Malum, firmalar da herkes evinde oturup oyun oynadığı için fellik fellik mobil oyun türetiyorlar. Geçtiğimiz aylarda haberini yaptığımız The Lord of the Rings: Rise to War oyunu da bunlardan biriydi. Şimdi böyle bir durumda, zaten oldukça popüler ve gündemde olan Witcher, neden eksik kalsındı, değil mi?

Yazı boyunca saydıklarımın hepsinden, bazısından ne kadar istesem de para kazanmak söz konusuysa o kadar da naif kalamadığım, bazısından da içimdeki Witcher sevgisini bastırmak için geçtim ama şuradan geçemedim. Kendinin kıyaslanacağını yedi metre öteden bildiğin bir oyun, insanların dışarı çıkması için hiçbir engel olmayan bir yaz herkesi meşgul etse de parlama hızından daha da çabuk sönmüşken mesela; aklı selim hiç kimse de tıpatıp aynı şeyleri vaat eden Harry Potter: Wizards Unite’tan daha fazlasını beklemiyorken… Ana fikrinde, “İnsanları dışarı çıkartalım, dışarıya çıkmışlarken de üç beş canavar avlasınlar, namımız yürüsün” olan bir oyunu, bütün dünyada zorunda olmayan herkes evinde kalsın duyurularının yapıldığı bir pandemi sırasında tanıtmak, nice zekadır! Yahu ne harika fikir bu.

Yazar

Üç kedi anası, doktora öğrencisi, ismiyle müsemma, çoğunlukla zararsız. İyi tavsiye verir, geç olana dek ciddiye alınmaz. Her geçen gün bitkinliğine biraz daha şaşırarak "daha deniz daha müren" arıyor. Sosyal medya için: dogan.mdd

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.