Böyle dönemleri çok seviyorum. Super Bowl veya E3 gibi, sabahına onlarca fragmana uyanacağımızı bildiğimiz günler. Şimdi de bayram değil seyran değil ama bir fragman yoğunluğu yaşanıyor. Ben de sosyal medyaya göz attığım her an yeni bir fragmanla karşılaştığım bu süreci hem dokümante edeyim, hem de fragmanlar üzerine iki kelam edelim istedim.
Invincible 4. Sezon
Invincible bu sefer arayı çok açmadan, bir sene sonrasında geri dönüyor. Ağızlarda kekremsi bir tat bırakan 2. sezonun ardından 3. sezon, özellikle de final bölümleriyle, diziyi toplamıştı bence; bölüm bölüm de incelemiştik kendisini. Şimdi ise daha karmaşık, ama daha heyecanlı bir sezon bizi bekliyor olabilir. Çünkü hem daha fazla Omni-Man göreceğiz, hem de çizgi romanı okuyanları çok heyecanlandıran Thragg geliyor.
Takip edebildiğim kadarıyla Invincible kitlesinin hep şöyle bir tavrı oluyor: “Bunlar daha başlangıç, daha neler neler göreceksiniz.” 2 sezondur bu şekilde Invincible War’dan bahsedildi, o bitti Conquest dendi, şimdi ise sıra Thragg’da. Dinosaurus’u da seveceğimizi söylüyorlar. Bunlar çizgi roman okurlarından duyduklarım, ancak şöyle bir durum var ki 3. sezonun son sahnelerinden ve hatta direkt Robert Kirkman’ın kendisinden anladığımız kadarıyla 4. sezon orijinal hikâyelere gebe olan ve ana materyalden uzaklaşacak ilk sezon olacak.
Supergirl / Jason Momoa Lobo Rolünde!
Evet yıllardır konuşulan, sadece fan-favourite değil oyuncunun kendisinin de çok istediği, en az Tony Stark/Robert Downey Jr veya Deadpool/Ryan Reynolds seviyesinde bir uyum yaratması beklenen casting olayı gerçekleşti: Supergirl filminde Lobo’yu canlandıracak Jason Momoa’dan ilk görüntü geldi. Momoa’nın duyuru videosunda “Sonunda!” dediği kadar istediği bir roldü bu, gerçekten de yakışmış görünüyor. Lobo kim derseniz, kendi gezegeninin dilinde isminin anlamı “iç organlarınızı yemekten keyif alan kişi” olan bir anti-kahraman demek şimdilik yeterli olur sanırım, gerisini 26 Haziran’da Supergirl filmi ile öğreneceğiz.
Star Wars: Maul – Shadow Lord
Invincible bitince yaşayacağımız animasyon dizi açlığını dolduracak bir iş var karşımızda. Star Wars’un Kit Fisto veya General Grievous gibi görünüşleriyle de dikkat çeken fan-favourite yan karakterlerinden biri kendi dizisine kavuşuyor: Darth Maul. Star Wars’u sadece filmlerden takip ediyorsanız öldü bildiğiniz, ancak The Clone Wars ile dirilen ve The Clone Wars’un yaratıcısı Dave Filoni’nin ellerinden işlenecek olan karakterin hikâyesi, Clone Wars’un bittiği yerden başlayacak ve Maul’un yükselişine odaklanacak.
Seslendirme için Clone Wars ve Rebels’ta Maul’u seslendiren Sam Witwer geri dönüyor. Ayrıca dizinin ikincil karakteri olarak duyurulan Devon’un da çizgi romanlar dışında görmediğimiz Darth Talon olabileceği iddia ediliyor, sadece Devon pembe ama Darth Talon kırmızı ve dövmeli bir Twi’lek, bu dönüşüm gerçekleşecekse de nasıl olacağını merakla bekliyoruz. Bundan sonra Dave Filoni adını (Star Wars severler yeterince duymuyormuş gibi) daha çok duyacağımızı da belirteyim, çünkü kendisi Ocak 2026 itibarıyla Kathleen Kennedy’den boşalan Lucasfilm başkanlığı koltuğuna oturdu.
Masters of the Universe
Tüm listede en yüksek izlenme sayısına sahip ve büyük ihtimalle en çok ilgi çeken yapımı sona bıraktım, çünkü en son ne zaman bir He-Man içeriği tükettiğimi hatırlamıyorum arkadaşlar. Hatta fragmanı görünce gözlerime inanamadım, “Bildiğimiz He-Man olan Masters of the Universe mu bu? He-Man’in filmi mi geliyor, hiç haber vermiyorsunuz” şeklinde kendi kendime konuştum ekran karşısında.
Gerçekten de 20 Haziran’da live-action bir He-Man filmine kavuşuyoruz. Ne yalan söyleyeyim, CGI yer yer göz seğirmesi yaşatsa da genel olarak fragmanı beğendim, atmosfer çok hoş görünüyor. Başroldeki Nicholas Galitzine beyefendiyi pek bilmesem de yanında sevdiğimiz, tanıdığımız isimler mevcut: Idris Elba, Alison Brie, Morena Baccarin ve İskeletor rolüyle Jared Leto.
Bu arada filmle ilgili beni şaşırtan gelişme yönetmenin kariyeri oldu. Masters of the Universe’ü Nike şirketinin kurucusunun oğlu olan Travis Knight yönetiyor. Bu adamın zaten stop-motion animasyon şirketi varmış, Coraline ve ParaNorman gibi filmlerde animatörlük yapmış, Kubo and the Two Strings’le de yönetmenliğe atılmış. Ne güzel işte baban Nike’ın sahibi olunca gidip stop-motion animasyon gibi riskli bir sektöre girebiliyorsun. Neyse, sonra da Bumblebee ile live-action işine giren Travis, en büyük sınavını ise bu filmle verecek.
The Super Mario Galaxy Movie
Yazıyı kaleme aldığım dakikalarda nur topu gibi bir fragmanımız daha oldu! 2023 yapımı The Super Mario Bros. Movie’nin devamı niteliğindeki The Super Mario Galaxy Movie, isminden de anlaşılacağı gibi evreni büyütüyor ve Birdo ile Yoshi’yi beyazperdeye taşıyor. Yazı boyunca sıkça zikrettiğim fan-favourite tabiri var ya, hah işte Yoshi de Mario evreninde benim favori karakterim olduğu için fragmana pek eğlendiğimi belirtmek isterim.
Henüz fragman gelmese de 2026 yılında Spider-Man: Brand New Day ve Daredevil: Born Again’e de kavuşacağımızı hatırlatayım. Wonder Man’e gün saydığımız, A Knight of the Seven Kingdoms’ın yayın hayatına başladığı şu dönemde 2026 senesi geeklik adına umut vaat ediyor. Şöyle ortalığı hafif hafif ısıtıp Aralık ayında da Dune 3 ve Avengers: Doomsday ile zirveyi göreceğiz gibi. Ha o ikilinin aynı aya denk gelmesi birinden birinin erteleneceğini izlenimini vermiyor değil, benden söylemesi.