Fenerbahçe Euroleague‘i kazandı.

Buna bakmanın birden fazla yolu var. Örneğin, sporla genel olarak çok ilgili olmayan bir insan olabilirsiniz. Bakar, haberleri görür, içinizden bir “Bravo” der, hayatınıza devam edersiniz. Belki Avrupa basketbolunu takip etmiyorsunuzdur, o yüzden dikkatinizi bile çekmez. Belki spor seviyor, ama basket sevmiyorsunuzdur, hürmeten bir özet falan açar, az buçuk göz süzersiniz. Belki Fenerbahçe’li değil de, Anadolu Efes’lisinizdir, “Ah be” diye iç geçirirsiniz, orada olmayı hayal edersiniz. Belki koyu Galatasaray’lısınızdır, biraz içinize oturur, “Yandık Allah kahretsin yarın sabah Fenerliler çekilmeyecek” diye düşünürsünüz. Belki bunu bir ulusal başarı olarak görüyorsunuzdur. Belki de bunun bir kulüp turnuvası olduğunu ve uluslarla alakası olmadığını düşünüyorsunuzdur.

Bunların hepsi herhangi bir sportif başarıya bakılınca verilecek tepkilerin yaklaşın ortalamaları. Yalnız dün vuku bulan olaya, bizim memlekette –ve enteresandır, Yunanistan taraflarında– olaya farklı bir açıdan yaklaşıldı. “Fenerbahçe’nin” dendi, “TÜRK oyuncuları yok“. Bu yüzden, belli ki, bu bir TÜRK başarısı olmuyordu. Bu yüzden de sevinmenin çok alemi yoktu.

Türkiye’de ne hikmetse hiçbir zaman sevinmenin çok da alemi olmuyor, ama gelin, o konuyu başka bir yazıya bırakıp bu argümanı deşelim. Bu beyan, bu yükselen hissiyat, çok bariz bir şekilde şunu savunuyor: Fenerbahçe’nin kadrosunda Türk oyuncuların olmayışı, bunu bir Türk başarısı yapmıyor. Bu yüzden de ben buna sevinmek zorunda değilim. Doğru mudur? Az çok hissiyatın bu olduğu konusunda katılır mısınız bana? Harika.

Peki neden? 

Fenerbahçe Euroleague 3

Gerçekten, neden? Neden Fenerbahçe’nin kadrosunda TÜRK oyuncuların olması gerekiyor bunun bir ulusal başarı olması için? Çünkü benim anladığım kadarıyla, Avrupa’nın en büyük kupası, an itibariyle Türkiye‘de ikamet eden ve faaliyet gösteren bir kulübün müzesine gitti. Ödül parası, Türkiye devleti sınırları dahilinde ticari/sportif işlem yapan bir kulübün kasasına gidecek. İlerleyen senelerde Fenerbahçe’nin sponsorluk gelirleri artacak muhakkak ki. Belki Fenerbahçe o gelirle yeni bir altyapı tesisi açacak. Açarsa, açacağı yer yine Türkiye olacak.

Benim anladığım kadarıyla, Avrupa’nın en büyük kulüp kupasını Türkiye‘den bir kulübün kaldırması, muhakkak ki Türkiye ligine dair ilgiyi arttıracak. Basketbol Süper Ligi’nin yayın gelirleri artacak. Türkiye liginde faaliyet gösteren diğer kulüplerin gelirleri artacak. O gelirlerle daha iyi oyuncular alınacak, daha iyi tesisler yapılacak. Belki bunun ucu, başka takımların, başka kupalar kazanması olacak. Bunun sonucunda Türkiye‘den büyük markalar, ciddi bütçeler çıkacaklar basketbola. O bütçeler, başka kupaları getirecek.

Farazi konuştuğumu sanıyorsanız, af buyurun, aşağı yukarı Efes Pilsen’in Korac Kupası’nı kazanmasından beri gelişen olayları anlatıyorum. O tarihten bu yana, Türkiye kulüpleri basketbolda kulüpler düzeyinde Korac kupası da dahil 7 kupa kazandı, erkeklerde ve kadınlarda. Yayın gelirleri sıçradı, Türkiye ligi uluslararası takip edilen bir lig hâline geldi, tesisler çağ atladı, parmak ısırtan sahalar yapıldı, büyük oyuncular ve büyük koçlar geldi.

Bütün bunlar, bütün bu başarılar, Efes Pilsen o kupayı kazanırken bunu TÜRK oyuncularla yaptı diye gelmedi. Fenerbahçe sahaya TÜRK oyunculardan yoksun çıktığı için de bundan sonra bu büyüme yavaşlamayacak. Çünkü spor etnik bir durum değil. Irsi takımlara ayrılıp yarışmıyor kimse. Sahaya çıkmadan önce sporculara kafatastı testi yapmıyor hakemler. Bu ulusal bir müsabaka. Ulusal bir başarı. Sahada hangi milletten kaç oyuncunun olduğu, o kadar önemsiz bir detay ki günün nihayetinde.

Fenerbahçe Euroleague 2

Tekrarlıyorum.

Türkiye‘de yer alan, Avrupa’nın en güzel basketbol stadlarından biri olduğu tasdikli bir arenada; Türkiye merkezli global bir şirketin isim sponsoru olduğu mega bir turnuvayı, Türkiye’nin bir takımı kazandı. Türkiye basketbolu büyüyecek bunun karşılığında, Türkiye sporu gelişecek, mesafe kat edecek. Ve bütün buna bakıp, “Türk yok, o yüzden Türkiye başarısı değil” diyoruz.

Bu da herhalde, dünyanın en Türkiye hareketi falan.

Fenerbahçe ve tüm Türkiye‘ye gönülden tebrikler.

Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.