Bu sitede bölüm bölüm diziler yorumladık; filmleri incelediğimiz yetmediği gibi evrenlerinin kökenlerine kadar indik. Kitaptan filme, diziden oyunlara eğlence sektörünün her ucundan şöyle bir dokunduk. Ama dönüp bakıyorum da atladığımız bir grup insan var. Tek tük birkaç yazı dışında, komedyenlere hatta daha spesifik olmak gerekirse stand-up komedyenlerine pek değinmedik. Eminim ki “En sevdiğin komedyen kim?” sorusuna farklı cevaplar verirsiniz, başkaları da izlese de konuşsak dediğiniz isimler muhakkak vardır. Ben de böyle düşündüğüm komedyenleri sizlerle paylaşmak isterim.

Komedyenleri inceleyeceğim ve bolca öveceğim yazı dizimde ele alacağım ilk ismi seçerken epey zorlandım. Yiğitcan en sevdiğim komedyenlerden biri olan Louis C.K hakkında iki sene önce öyle güzel bir yazı yazmıştı ki bir müddet daha Louis C.K hakkında konuşabileceğimizden emin değilim. Aklıma birçok isim geldi, ama eninde sonunda birinden başlamam gerekirdi. Bu sitedeki yıldönümümün şerefine, ilk yazımı borçlu olduğum Aziz Ansari’yi sizlere daha iyi tanıtmaya karar verdim.

Aziz Ansari Kimdir?

ap_688989647357

Aziz Ansari, Hintli bir ailenin Amerika’da doğup büyümüş bir çocuğudur. Otuz altı yaşındaki Ansari’nin sonuncusu bu Temmuz ayında çıkmış toplam beş adet büyük stand-up şovu bulunuyor. Bunun yanı sıra Parks&Recreations’ta Tom Haverford olarak patladığı oyunculuk kariyerinde Master of None’da Dev olarak devam etti. Aynı zamanda Master of None’da yapımcılık, yazarlık ve yönetmenlik de yaptı. Yine bu diziyle bir sürü ödüle de layık görüldü. Anlayacağınız Ansari, on parmağında on marifet; son on yılın en başarılı komedyenlerinden biri.

Aziz Ansari Komedisi

gettyimages-902439412-1

Ansari’nin komedisinden bahsederken personasından başlamak lazım. Her komedyenin sahnede sergilediği bir persona(kişilik) vardır. Çoğu zaman bu kendi kişiliklerinin karikatürize edilmiş versiyonudur. Ansari’nin stand-up şovlarındaki personası da kendi kişiliğinin dozunun biraz daha arttırılmış hali. Zamanın bekar şehirlisi, göçmen ailesinin Amerikalı çocuğu. Sahnede Parks&Rec’in Tom Haverford’ı ile Master of None’ın Dev’i arasında gidip gelir. Enerjisi ve güldürüsü yüksek biridir. Sahneye hep takım elbiseyle çıkar. Ansari, “milenyum” komedyenidir, yeni nesildir. Materyali kadın erkek ilişkileri, azınlık olmak, ailesi ve gündemdeki konular hakkında anekdotlardan oluşur. İzlediğinizde belli bir tema hissetmezsiniz, Ansari’nin teması kendisidir. 

Şimdi diyeceksiniz ki nesi farklı, birçok komedyen aynı konuları işliyor, neden Ansari’yi izleyelim? Çok alıştık agresif komediye, ofansif mizaha. “Şu insanlar bundan kötü” diyenlere, ya da “ben de çok iyi değilim” diye kendini kötüleyenlerle doldu sahne. Ofansif veya kara mizaha lafım yok, hatta zekice yapıldığında takdire şayandır, benim de sevdiğim bir mizah türüdür. Ancak Aziz Ansari, ofansif mizaha kullanılacak materyali, evirip çevirip saygı ve sevgi çerçevesine getirebilen, bunu yaparken de cıvık gözükmeyen nadir komedyenlerden. “Siyahi kişiler sihir gösterisine çılgın tepkiler verir” stereotipini alıp, keşke her şeye bu kadar iyi niyetli tepkiler verebilsek diye bitirir. Bunu yaparken enerjisi ve kullandığı örnekler o kadar yerindedir ki size mesajı çiğ gelmez. İşte Aziz Bey’in farkı da budur, iyi niyeti ve enerjisi.

Ta Ki…

5b5edc0d79126d1e008b47c9-750-375

Netflix’e Aziz Ansari yazarsanız en son şovu Aziz Ansari: Right Now’a denk gelirsiniz. Eğer kendisinin izlediğiniz ilk şovu buysa, yukarıda yazdıklarım size anlamlı gelmeyecektir. Right Now’da Ansari takım elbise giymiyor, etrafta hoplayıp zıplamıyor, hatta ilk defa sahneye getirdiği yüksek bir sandalyeye yaslanıyor. Ses tonu sakin, sadece vurgulamak istediği şeyi yüksek sesle söylüyor. Materyalinde bir değişiklik yok, konu aynı. Ancak daha önceden biraz yüzeysel yorumladığı romantik ilişkileri, azınlık olmayı ve aile ilişkilerini biraz daha ağırlıkla yorumluyor. Şovu izlediğinizde biraz yorulmuş ve olgunlaşmış bir Ansari görüyorsunuz. Enerjisinin düşüklüğünü ve konuların ağırlığı, biraz daha olgun biz izlenim veriyor. Daha iyi ya da kötü değil, farklı bir komedyen var karşınızda.

Right Now, Ansari’nin hatalı bir şekilde cinsel saldırı ile suçlandıktan sonra piyasaya döndüğü şov. Her ne kadar suçlamalar halk tarafından da haksız görünse ve herkes Ansari’yi desteklese de, yine de toparlanması zor bir durum. Olay ilk patlak verdiğinde yaptığı açıklamanın bir benzerini şovun başında da yapıyor. Bu sefer daha duygusal, daha üzgün. Atlattığı bu olay, şovun tamamına etki ediyor. Daha ağır başlı birini izliyoruz.

Ansari haricinde şovun yönetmenliği de Ansari’nin bu olgunluğunu pekiştiriyor. Ansari’yle birlikte sahnede yer alan kamera, duygusal anlarda ona yaklaşmamızı ve duyguyu yüzüyle vermesini sağlıyor. Master of None’da pekişen yönetmenlik vizyonu bu şovda da kendini göstermiş. Bir önceki şovunu Amerika’nın en ünlü ve büyük sahnelerinden biri olan Madison Square Garden’da gerçekleştirmişti. Bu sefer daha küçük bir sahnede, daha az kişiyle daha samimi bir ortam yaratılmış. Stand-up şovunda yönetmenlik mi olur demeyin, oluyor işte.

Aziz Ansari, herkesin zevkine uyacak bir komedyen değil. Kimileri Ansari’nin şovlarını stand-up’ına tercih ediyor. Ofansif mizah sevenlere fazla “sevimli” gelebilir, belki izlediğinizde fazla enerjik bulabilirsiniz. Ama kesinlikle deneyin derim. Hatta önce Madison Square Garden şovunu, daha sonra Right Now’u izleyin. Bir komedyen nasıl büyür ve olgunlaşır sorusunun çok iyi bir cevabını görmüş olursunuz. 

Yazar

Dizi bağımlısı bir beyaz yakalı. Esprileri komik diyebiliriz, bugüne kadar bir tek müdürünü güldüremedi. Kedisine çekmiş, en büyük zevki miskin miskin yatmak. Kendisi ve kedisini sosyal medyada bulabilirsiniz. @asliozkeles

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.