İçeriğe geç
Muhitkâr ol
Müzik 5 dk okuma

RADIOHEAD’in KLİP Konusundan Da Müthiş Anladığına Delalet 8 Videosu

J. H.
RADIOHEAD'in KLİP Konusundan Da Müthiş Anladığına Delalet 8 Videosu

Geçtiğimiz ay Glastonbury‘yi tüm haşmetleriyle kapatmalarıyla beraber artık zannediyorum Radiohead’i resmi olarak Led Zeppelin, Queen, Beatles gibi grupların yanına alma sürecine yavaş yavaş girdik, size de öyle gelmiyor mu? Aktif bir kuvvet olarak etrafı yakıp yıktıkları zaman geçti biraz. Elbette yeni albümleri çıkacak, elbette biz de çok coşacağız. Ama artık daha ziyade yaşayan efsane statüsünde takılacaklar biraz, o gözle izlenecekler.

Bu statü dahiline elbette ilk övülen şeyler belli olacak. Albümden albüme sound’larında yaptıkları büyük değişiklikler, Kid A ile birlikte rock müzik ile elektronik müzik arasına kaldırdıkları duvarlar, Thom Yorke’un bazik sesi, Jonny Greenwood’un enstrüman dehası, milleti üze üze kendilerine yaptırdıkları evler… Bunları öven övsün zaten. Biz müsaadenizle başka bir kanadı övmek istiyoruz cümleten. Klipleri. Çünkü Radiohead gerçekten de muhteşem klipler çıkarttı bugüne kadar geçirdikleri 20 yılı aşkın kariyerlerinde. Müsaadenizle örneklemek isteriz.

Şöyle:

1. Just

Oynatınca video YouTube’dan yüklenir.

Grubun deneysel kısa filmlerinden keşfettiği Jamie Thraves tarafından yönetilen, The Bends’in içi bizi dışı anlayanı yakan şarkısı Just’a çekilmiş şeye biz klip demek istemiyoruz. Gerçekten. Çünkü evet grup var, müzik var, çalınıyor kopuluyor falan ama, o kadar muhteşem ve meta bir hikaye dönüyor ki bir yandan, zannediyoruz olaya Thraves’in hasbelkader içerisinde Radiohead barındıran bir kısa filmi gibi yaklaşmak daha mantıklı.

2. Street Spirit (Fade Out)

Oynatınca video YouTube’dan yüklenir.

Thom Yorke Street Spirit’i bir seferinde “ucunda ışık olmayan karanlık bir tünel gibi” diye tanımlamıştır, çalarken kendilerinden uzaklaştırmak zorunda kaldıkları bir şarkı. Çünkü Yorke’a göre bu şarkının hislerini gerçekten hissederse parçalanacaklardır. Bu doğru ve isabetli bir tespit, ama şarkı kadar klibi de kapsadığını da belirtmek gerekiyor. Jonathan Glazer’ın yönetmenliğindeki klip şarkının o kara delik hissini alıp, iyice midenizin içine gömüyor. Gerçekten yaptıklarıyla dahiyane bir klip.

 

3. Paranoid Android

Oynatınca video YouTube’dan yüklenir.

İsveçli animasyoncu Magnus Carlsson tarafından oluşturulan ve yine Carlsson’un –o dönem– Radiohead üyelerince çok coşulan Robin animasyonundaki karakterleri konu alan Paranoid Android için “Gelmiş geçmiş en iyi kliplerden biri” desem, herhalde çok fazla itiraz eden çıkmaz. Carlsson’ın ofise kapanıp şarkının ham ve sözsüz hâlini 12 saat aralıksız dinleme vasıtasıyla oluşturduğu videoyu vakti zamanında Dream TV “Advanced” isimli programında yayınlardı. O programın adını veren nadir videolardan da biriydi gerçekten. Bugün şartları için bile.

 

4. No Surprises

Oynatınca video YouTube’dan yüklenir.

Çok basit. Thom Yorke’un kafası bir kaskın içinde. Kaska tersten yansıtılmış şarkı sözleri var. Işıklar yanıyor. Işıklar sönüyor. Kask yavaşça suyla doluyor. Doluyor. Doluyor. Sonra da geri iniyor. Bu kadar. Radiohead’in belgeseli Meeting People Is Easy‘yi de yöneten Grant Gee‘nin eseri konu aldığı şarkı kadar basit. Süsü, cilası, abartısı çok az. Parıltısı ve büyüsü ise çok fazla. Bazen gerçekten de azın çok olduğuna ispat arıyorsanız, No Surprises’ın klibi her daim emrinize amade.

5. There There

Oynatınca video YouTube’dan yüklenir.

Kid A’in zaten hiç müzik videosu olmadığından, Amnesiac’ın müzik videoları da genel olarak “eh işte” mertebesinde gezdiğinden 1997 tarihli OK Computer‘dan zıplıyor, 2003’e, Hail to the Thief‘e geçiyoruz. Radiohead’in bir anlamda OK Computer ve Kid A’i bir potada eritip, ortaya muhteşem bir Frankenstein çıkarttığı albüm dünyaya There There’in Chris Hopewell imzalı stop-motion videosuyla tanıtılmıştı. Şarkıya da cuk diye oturuyordu gerçekten stop-motion estetiği.

6. House of Cards

Oynatınca video YouTube’dan yüklenir.

Bu videonun burada olması safi estetik değil, söylemem gerek. Çünkü evet, videonun gerçekten çok kıymetli bir görsel lisanı var, ama daha ziyade anlam ve önemiyle giriyor video listeye. In Rainbows dönemi Radiohead’in hemen her hareketi gibi, House of Cards videosu da onların ilericiliğini, teknoloji ve inovasyona yakın duruşlarını, yeni ve deneysel olana verdikleri kıymeti ispat ediyordu çünkü. Objelerin sensörden uzaklığını tespit ederek çalışan Lidar kamerasıyla çekilen videoyu oluşturmakta kullanılan kodlar açık kaynak olarak açılmıştı ey sevgili arkadaşlar. 2007 yılında. 2007!

 

7. Lotus Flower

Oynatınca video YouTube’dan yüklenir.

The King of Limbs iyi bir albüm değil. Değil. Objektif bir durum olduğunu pek sanmıyorum bunun, King of Limbs silik şarkılarla dolu ve ekip üyelerinin çok talihsizce fazla gazlamalarından ötürü cümlemizin beklentilerini karşılayamamış bir vasatlık abidesi. Ama Lotus Flower müthiş bir klip. Tüm samimiyetimle, zerre ironi katmadan söylüyorum. Garth Jennings’in yönettiği klip hem göz kanatacak kadar duru hem de ekrana kitleyecek kadar büyüleyici. Zaten yalan olmasın, biraz bu klip bu kadar iyi diye önden coştuk King of Limbs’e.

8. Daydreaming

Oynatınca video YouTube’dan yüklenir.

İlk başta çok anlamıyorsunuz ne olduğunu. Thom Yorke giriyor, Thom Yorke çıkıyor, Thom Yorke boş boş etrafına bakıyor. Sonra, yavaş yavaş, şarkı da ciddiyetini arttırdıkça klipteki her hareketin kasti olduğunu fark ediyorsunuz. Kamera açıları, figüranlar, renkler, hareketler, duvardaki yapışkanlar, yazılar. Çünkü kameranın arkasında yerden petrol fışkırmasını dünyanın en güzel şeyi gibi göstermeyi başarmış bir adam var, Paul Thomas Anderson var. O an içine giriyorsunuz klibin, resmen merkezine oturuyorsunuz. Ve sizi içine aldığı an, Thom Yorke zihninin içindeki küçük kovuğa giriyor, ateşin başına uzanıyor ve yavaşça kararıyor. İşte o an, insanın hemen bir daha başa sarası geliyor. İşte o an, bunun müthiş bir klip olduğunu anlıyorsunuz.

J. H.

Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.

Tüm yazıları (1579)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.