4. Çarpışan Arabalar
Şimdiden söyleyelim, oyunun zor konseptinden mütevellit kamera problemlerine saygı duyuyoruz. Ama yine de yer yer işler hem top kamerasında hem de araba kamerasında biraz saçmalar hâle gelebiliyor. İşte tam o anlarda, oyunun tökezlediği yerden niyetlenilmemiş bir cevher çıkıyor: Çarpışan arabalar. Bakın, dikkat ettiyseniz Demolition Derby demiyorum. Oyun rakibi yok etmeye ekstra puan vermediği için, bunu çok nadiren stratejik ya da kasten yapıyorsunuz. Karmaşa içerisinde, doğal olarak gelişiyor ve genel olarak da acayip keyifli (ve saçma!) sahnelere sebep oluyor kendisi!
5. MOBA
Hayır canım, oyunda ulti atarak kulvarlar arasında minion kovalamıyorsunuz, yok öyle bir şey. Yine de, Rocket League’in birkaç arkadaş beraber oynarken verdiği his, bir League of Legends müsabakasını çok andırıyor. Özellikle arkadaşlarınızla beraber online maçlara çıkıyorsanız, ya da evde turnuva falan yapıyorsanız; MOBA’ların oynanış mekaniklerini değil ama, oynarken hissettirdiklerini çok net tecrübe edebiliyorsunuz. Bu da son maddemizden kaynaklanıyor aslında.
6. Mahalle Maçı
İşte Rocket League’in tek kişilik modunda zerre olmayan, bilakis tek tabanca online arenalarda takılırsanız da bulamayacağınız o eşsiz keyfi. Benim naçizane tavsiyem, varsa sağdan soldan üç kol edinip bu oyunu hunharca bir kanepeye yığılarak oynamanız. Ortanıza cipsini, kolasını dizip, matchmaking’i açıp “önümüze gelene bir tekme” hissiyle takım hâlinde milleti yenmek kadar keyifli bir şey daha yok şu dünyada. En azından, bu yaz sınırları içerisinde, bizce yok!