Etiket: Woody Allen

6802

Bir Sinema Terimi Olarak, Hep Duyduğumuz “CAMEO” Nedir?

Çoğumuz sinemayı hayatımızın bir parçası haline getirmeye çalışıyoruz. Perdeye yansıyan ya da ekranda oynayan filmleri biliyor, anlıyor, konuşuyor olmak hoşumuza gidiyor. İzledikçe seviyor sevdikçe daha fazlasını merak ediyoruz. Önce filmleri sonra oyuncuları ve yönetmenleri kültür dağarcığımıza ekliyoruz. Bu yazının ve devamında yazmayı umduğum yazı serisinin amacı diğer 6 sanat dalını içinde barındırabilen yedinci sanat olarak onurlandırılan […]

Irene Jacob [La Double vie de Veronique]

[12.08-19.08] Haftalık GEEKVİZYON Rehberi #2: WOODY ALLEN, FRANSIZ Filmleri, ÜÇ HARFLİLER!

Şu ara hayatımızda çok film, az zaman ve pahalı biletler, ucuz işler var. Eğer bir filmi haftalar, aylar önceden gözümüze kestirmediysek kolay kolay sinemaya gitmiyoruz. Gittiğimizde de genelde ne izleyeceğimize tam emin olmadan balıklama salona atlıyoruz. Sonuç birçok zaman hüsran ve verilen paraya tutulan yas oluyor. En azından benim başıma sık gelir bu. Okuduğunuz yazı […]

woody-allen-younger

Woody Allen’ın Yeni Dizisiyle İlgili Bir “Lütfen İzlemeyin Rezil Gibi Olacak” Demediği Kaldı!

Woody Allen’ı Woody Allen yapan şeylerden biri onun alametifarika paniği, endişesi, sinir bozukluğudur değil mi? Biz öyle biliriz en azından. Filmlerinde daima bir şeylerden endişelenen, kafayı bir şeylere takan, cümleleri kurarken kekeleyen, ani ve fevri hareket eden karakterler geçer gözümüzün önünden. Bunlar izlerken çok sempati duyduğumuz karakterler, hikayeleri de hep bize çok yakın. Ama bu […]

Amazon-Instant-Video

Amazon Yeni Bir Dizi Yapıyor, Bir Efsane Sinemacı Daha TV’ye Geçiyor!

TV dünyası açısından çok acayip bir zamanda yaşıyoruz. Bundan bir on sene öncesinde beni tutup, “TV kanalları dışında dizi yapan yerler olacak, bunlar dizileri sadece internetten dağıtacaklar ve pek çok ünlü sinema yönetmeni TV projelerinin başına oturacak, sinema oyuncuları için TV işleri çekmek artık ayıp olmayacak” deseniz, muhtemelen… Yani muhtemelen inanırdım aslında, o yüzden bu […]

rosemarys-baby

Rosemary’s Baby Is So Blue

Roman Polanski’nin çocuklarla ilişkilerine dair sübliminal mesajlar içeren Rosemary’nin Bebeği (1968) izlemeye başladığım anda beni germişti. Mia Farrow’un saçları neden bu kadar kısaydı ve kulakları o kadar güzeldi ki? Ayrıca, benim de öyle komşularım vardı. Evde gitar çaldığım için polisi arayan, aidatı bir gün geciktirsem imza toplamakla tehdit eden ve Pazar sabahları matkap kullanan o […]