19 Adımda BATMAN v. SUPERMAN: DAWN OF JUSTICE Fragmanının Detaylı İncelemesi
Şimdi baştan bir şeyi netleştirelim. Batman v. Superman: Dawn of Justice’in Comic-Con fragmanı, bir hayli uzun bir süreye sahip olmasına rağmen daha önce bilmediğimiz çok fazla bir şey sunmadı bizlere. İlgi çekici birkaç ufak detay var; fakat yine de burada okuyacaklarınızın çoğu daha önceden sızdırılan senaryo ögeleri, aktörlerin verdiği röportajlar ve paylaşılan görsellerden tahmin edilenler sayesinde az çok biliniyordu. O yüzden de manşete “Fark etmediğiniz yönleriyle” gibi bir emare koymadık, koymamız da mümkün değil.
Lakin gelin görün ki, yine de ilgi çekici birkaç noktayı saptayabildik. Onlar da şu şekildeler.
1. Metropolis’in Yıkımı
Man of Steel’ın finalindeki Zod vs. Superman dövüş sahnesinin fazlasıyla uzun ve fazlasıyla yıkımı bol olduğuna dair çok şey yazılıp çizildi bugüne kadar. En az onun kadar, Superman’in sonda Zod’u öldürmesi de konuşuldu. Şahsen Superman’in can almasını, amatörlükle izah edebiliyorum kafamda; hakeza sivillerden savaşı uzaklaştırma becerisini göstermemesini de. Fakat yine de, o son savaşın fazlasıyla abartı bir yıkım pornosu olduğu ve sizi filmin atmosferinden koparacak kadar uzun sürdüğü kanaatindeyim.
Bu kare ise işleri değiştiriyor. Yıkıma Bruce Wayne’in gözünden bakmak ve Superman’i bundan sorumlu tutmak, retroaktif olarak o sahneye bir anlam katıyor ki; bu görseli de o yüzden ilk sıraya koyduk. Bir de yıkıma doğru son sürat koşan bir Bruce Wayne, gerçekten de pek gazdı be!
2. Zaman Sıçraması?
Bu benim çok ihtimal verdiğim bir şey değildi; neticede bir dedikodu da görmedik bununla ilintili. Fakat hiç de düşünmediğimizi söylemem gerek. Soruyorum, bugüne kadar Man of Steel ile Batman v. Superman arasında ne kadar süre geçtiğine dair bir şey yazılıp çizildi mi? Çünkü aşağıda da göreceğiniz ve önceden bildiğimiz bazı detaylar (Wayne Manor’ın ot bürümüş olması, Superman’e tapınan bir silahlı tarikatımsı şeyin kurulmuş olması vb.) böyle bir duruma da uyuyor.
İşte onun ışığında, Bruce Wayne’in kendi kulesinden kopa logonun önünde sarıldığı kızla ilgili uçuk bir teorim var. Bu kare Man of Steel’ın hemen sonundaysa, ve MoS ile BvS arasında şöyle bir 5-6 sene varsa, bu kız büyüyüp Jane Malone‘un oynadığı iddia edilen yeni Robin olabilir mi? Yüzde yüz olarak almayın, fakat bu meselenin kilidini açacak şey, iki film arasında geçecek süre olacaktır muhtemelen. BvS Man of Steel’ın hemen sonrasında geçiyorsa, bu alelade bir duygusal kare sadece. Yok değilse, bence bir amacı var.
3. Ot Bürümüş Wayne Manor
Bu daha önce söylenmişti zaten, o yüzden geçiyorum. Batman’in genel olarak filmde bir boşvermişliği olacak, bunu da Wayne Manor’ın harap hâli yansıtacak.
4. “Ailenin Ölmesine İzin Verdin”
Herkes bu notla ilgili “Joker!” dedi ama, bence mantıklı değil. Zira not belli ki Bruce Wayne’in kim olduğunu bilen biri tarafından yollanmış, zira baya damgalı pullu bir zarfın içinden çıkıyor. Üstelik sonraki karelerde göreceğimiz Joker notu, daha Joker’e uygun bir font ve renkle yazılmışken, bu daha sert ve daha cafcafsız. Bana soracak olursanız, oradaki “your family” vurgusu, “Death in the Family” hikayesine gönderme gibi geliyor. Yani evet, notu yazan, bence, Jason Todd‘un ta kendisi. Hatta iddia ediyorum, filmde rolü henüz belli olmayan Scoot McNairy kendisini canlandırıyor olabilir.
5. Damgalı Batman
Bunu sadece şunu söylemek için koydum: Etkisiz hâle getirdiği düşmanlarını damgalayan bir Batman’e ben son derece okeyim.
6. Çemçük Eisenberg
Bu karede ilk açılışta konuşan Senatörle Lex Luthor konuşuyorlar, Luthor da belli ki Senatör’ün kanına girmek istiyor. Yukarıda Superman’in Zod’u öldürmesinden söz ederken, bir “kırmızı çizgi” lafı etmiştim, anımsayacaksınız. Bence her karakterin bazı kırmızı çizgileri var. Onlar geçildiği an, artık başka bir şeye dönüşüyorlar ve bu uyarlama olmaktan çıkıp, şekil değiştirmeye dönüyor. Lex Luthor için benim kırmızı çizgilerimin başında duruşu var. Bana Lex Luthor hiçbir ortamda “ehire mehire” diyerek birinin kanına girmeye çalışmaz, hatta biri kendi gibi düşünmediği zaman şaşırıp hakir görür gibi geliyor. Bilmiyorum. Filmi izlemek lazım, ama genel olarak fragmanda gördüğüm hiçbir şeyin beni Eisenberg’den iyi bir Luthor çıkacağına ikna etmediğini belirtmem gerek.
7. Superman’in Ruhu Luthor Önünde Diz Çöker Tövbe İster
Bu çok acayip bir sahne. Superman Luthor’un önünde diz çöküyor, Luthor neredeyse kutsayıcı bir hareket yapıyor ve sonra Superman “ulan yapabilsem gözünü nasıl bellerdim senin ama…” diyen bir ifadeyle kafasını kaldırıyor. Bir bağlama oturtabilmiş değilim, ama elbette akla ilk olarak Kriptonit geliyor. Belki de bir çeşit zihin kontrolü, kim bilir?
8. General Zod’un Ruhuna…
Bundan bir önceki sahnede, Zod’un bedeninin bir kutu içerisinde LexCorp’a getirildiğini görüyoruz. Luthor belli ki bu uzaylı meselesini kafaya takacak, Zod’un cesedi üzerinden çözümlemeler yapmaya çalışacak. Kuvvetle muhtemel Kriptoniti de bu deneyler sırasında ele geçirecek.
9. Ailede Bir Ölüm
Bu kostüm bir Robin kostümü. İlk cümlenin sonundaki “AH” harflerine bakın, orada altında gizlenmiş Robin logosunu göreceksiniz. Bu da net bir şekilde, çizgi romanlardaki Death in the Family hikayesini; yani Joker’in Jason Todd’ı vahşice öldürdüğü öyküyü Batman v. Superman evrenine dahil ediyor. Kuvvetle muhtemel Suicide Squad buna daha ciddi bir şekilde de eğilecektir.
10. Merhaba Diana Prince, Tanışalım Mı?
Diana’nın sivil kostümler içerisinde olması, ilk başta gizemli bir görevle erkeklerin dünyasına geleceğini gösteriyor. Muhtemelen Themyscira’dan “ya bir uzaylı inmiş Metropolis’e, bir bakıversene?” diye yollayacaklar kendisini. Bilgi toplamak adına da yolu bir noktada Bruce ile kesişecek ki; bence Themyscira’da Superman’i bir tehdit olarak göreceği için, ilk aşamada kavganın safları Batman & Wonder Woman vs. Superman olacakmış gibi geliyor bana. Ya da alternatif olarak, Wonder Woman ikisinin de farkında olmadığı bir tehditten haberdar olan kişi olarak da gelebilir.
11. Sualtı Denince Akla…
Bu sahnenin geçen filmdeki dünya değiştiriciyle alakalı olduğu ve Lex’in Kriptonit’i buradan ele geçirdiği ile ilgili çok şey söylendi. Bizce isabetli de çoğu. Yalnız şöyle bir durum var; Aquaman‘in de gözükeceği bir filmde, sualtı ile ilgili böyle bir konu mekanizması varsa, o illa ki bir yerden Atlantis’in kralına bağlanır. Bizce Luthor’un Kriptonit bulacağım diye okyanusta yaptığı abartılı çalışmalar Aquaman’i uyandıran şey olacak.
12. Batman’le Superman Var, At Var, Aquaman Var… OHA AT VAR!
Bütün gece kafamı patlattım, fragmanda niye atla bozkırda koşturan bir grup insan olabileceğine dair tek bir teorim dahi yok. Yani hakikaten yok.
13. O Gece Gotham Şehrinde Bir Komedyen Öldü…
Tanıdınız mı kendisini? Bruce’un babası Thomas Wayne’i, Watchmen ve Supernatural‘dan anımsayacağınız Jeffrey Dean Morgan oynuyor. Morgan bu rolü tamamen Snyder ile kankalığından da kabul etmiş olabilir, ama bize soracak olursanız, kendisi bir sahnede öldürmek için fazla büyük isimli bir aktör. Ya o elem geceye daha derin bir bakış atacağız, ya da ileride Morgan’ın ilk filmdeki Jor-El’e benzer bir rolü olacak.
14. Uçaklar, Bombalar, PATLAMA
Bu muhtemelen Batman ve Superman’in kavgası bitip, ikisi birlikte “abi bizim daha büyük bir derdimiz var galiba Diana öyle diyor” mutabakatına vardıktan sonra gerçekleşecek bir sahne. Bu patlamalar her neyse, iki süper kahraman tepişti diye olmadıkları; bir de Gotham’da geçtikleri çok aşikar. Bu tehdidin ne olduğu konusunda ise ancak teori yürütebiliyoruz şu aşamada. Luthor açıktan vurabilir, Metallo gibi bir şeyler olabilir… bu arada Brainiac ile işbirliği içerisinde falan dahi çıkabilir yani Luthor. Her şey mümkün.
15. Batman Yapma… Batman Yapma… N’aptın Batman? Batman N’aptın?
Yukarıda kırmızı çizgilerden söz ettik. Benim için bir karakterin Batman olmaktan çıkmayıp, “Yarasa kostümlü bir herif “olmamaya devam etmesi için iki ön koşul var. Birincisi, hazırlıklı olması. Komikliğini yapıyoruz, biliyorum, ama Batman’i en iyi anlayan hikayelerden birinin Tower of Babel olduğunu ben cidden düşünüyorum. Batman her şeye, her ihtimale karşı hazırlıklı olma konusunda hastalıklı olmalı; neredeyse paranoyaklık seviyesinde hatta. Her durum için bir A, B, C ve D planları olmalı, olmadığında genel destek planlarına da sahip olmalı.
İkinci kırmızı çizgim ise öldürmemesi. Bu konuda çok netim. Batman’in bütün prensibinin, “hiç bir çocuk bir Bruce Wayne daha olmasın” olduğuna inanıyorum. Bu noktada da, bazen öldürmek çok daha kolay ve çok daha anlamlı olmasına rağmen, bu prensipten asla geri adım atmaması, asla ilkesini bozmaması, kıyametin karşısında dahi taviz vermemesi adama hayran olmamın en önemli sebeplerinden bir tanesi.
Ama burada çok net bir şekilde belli ki Superman’e tapınma üzerine oluşmuş manyak bir örgütün mensubunu, boynunu kırarak öldürüyor. Bu gördüklerimiz insan değil, android olabilirler. Bunun başka bir izahı olabilir. Bunların hepsine açığım. Yalnız tekrar yineliyorum, eğer bu filmde Batman öldürüyorsa, benim için filme dair en az bir 3 puan da yok.
16. Luthor Baskını
Bunun altında yine o Superman tarikatı olabilir. Hatta, yukarıda bahsettiğimiz Luthor ve Superman muhabbeti bunun ışığında olabilir. Bu karelere baktıkça, o Superman tarikatını Luthor’un millete Superman’i kötü göstermek için uydurmuş olabileceği ihtimali daha da ciddi netleşiyor gözümde. Bilmiyorum, göreceğiz.
17. Merhaba Kriptonit
İşte kriptonit. Cümleten hayırlı olsun. Evrene hiç girmese daha iyiydi, bir kere girmiş bulundu. İnşallah sınırlı sayıdadır da, ileride DC sinematik evreninin Superman’le ilgili deus ex machina’sı olmaz.
18. Bu Fotoğrafa Kurban Olurum Ben…
Zack Snyder’ın hikaye anlatıcısı olarak kıymetinin hâlâ bir sigara paketi kıvamında olduğuna yürekten inanıyorum. İşte o yüzden, böyle karelere bakınca, “ulan görüntü yönetmeni olup; hikaye anlatım yönü kuvvetli ama görsel olarak zayıf Joss Whedon gibi bir yönetmenle güçlerini birleştirse geekgazm yaşarız be” demeden edemiyorum. Çünkü yani, ya hergele, sen Batman tarihinin en ikonik görsellerinden birini alıp filme böyle kazandırmışsın, şunun yanına iki hikaye kurgusu, iki adam gibi senaryo montajlama bilgisi eklesen neler yapacaksın ya…
Bu arada bağlantıyı çözememiş olan varsa, şöyle ekleyelim:
19. Kırmızı Pelerinliler…
Sahne, zaten çoğunuz çıkartmışlardır, Amerikan bağımsızlık savaşından “Kırmızı Urbalılar geliyor!” lafına gönderme. Bunu geçiyorum. Bu son maddeyi sadece şunu söylemek için ekledim: Yani Eisenberg, hiç olmamışsın be!
Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.
Tüm yazıları (2655)



















Yorum Yap