İçeriğe geç
Muhitkâr ol
Sinema 3 dk okuma

EURO 2016 Ateşiyle Yanıp Kavruluyorsanız Size Çiçek Gibi Gelecek 6 ŞAHANE FUTBOL FİLMİ

Yiğitcan Erdoğan
EURO 2016 Ateşiyle Yanıp Kavruluyorsanız Size Çiçek Gibi Gelecek 6 ŞAHANE FUTBOL FİLMİ

Son güncelleme: 2 Temmuz 2016

Futbol filmi çekmek çok zor bir şey. Bunu listede ilerledikçe de göreceksiniz zaten; futbol sinemaya çok da yakışan bir spor değil. Oynanan oyunun kendisinde yaklaşık altmış dakika civarı bir süre boyunca hiçbir şey olmuyor zaten. Sadece dramatik anları kurgularsanız da, bir şeyler eksik kalıyor; zira sıkıcı hazırlık pasları olmadan gollerin bir anlamı da olmaz. Ancak bir yerinden tutup bunu başarabilen filmler de var. Biz de 6’sını listeledik şu şekilde, buyurunu efendim EURO 2016 ateşi yanarken seyredebileceğiniz 6 futbol filmi!

 

Bend it Like Beckham

01

2002 tarihli bu film ilk vizyona girdiğinde, lügatımıza iki yıldız katacağından emindik. Bunlardan biri, Keira Knightley, gerçekten de sağlam bir yıldız oldu. Hem Atonement gibi filmlerle ödül camialarında boy gösterdi, hem de Pirates of the Caribbean serisiyle blockbuster dünyalarına koştu. Ötekisi, Parminder Nagra olacaktı ama, o pek olmadı. Olsun. Gurinder Chadha’nın çektiği filmin evrensel mesajı, tatlılığı, naifliği bize baki kaldı.

 

The Damned United

02

Michael Sheen’in bu dünyada en sevdiği kişi Peter Morgan olsa gerek. Usta yazar üçü Tony Blair olmak üzere beş kere kelimelerine can vermesi için Michael Sheen’e olanak sağladı ve bunların ikisi (The Queen ve Frost/Nixon) Sheen’in üstüne bir smokin çekip, Akademi Ödülleri’ne götürdü. Blair olmayan beşinci film de Damned United’dı işte. Dönemin kötü çocukları Leeds United’ın başına idealist -ve rövanşist- bir anlayışla geçip, ivedilikle kovulan Brian Clough’un hikayesi, Tom Hooper’ın da yönetmenliğiyle çapını aşan bir film hüviyeti kazanıyordu.

 

Fever Pitch

Fever Pitch

Fever Pitch’i buralarda çok övdük, ama biraz daha övsek yeridir. O yüzden kaçılın, öveceğiz: Nick Hornby’nin yazdığı kitap, Fever Pitch, tarihin gelmiş geçmiş en iyi futbol kitabı. Bunun 1997 uyarlaması film de, taraftarlık ve büyümemek için bahane uydurmak üzerine söylenmiş en anlamlı sözleri içeriyor. Genç bir Colin Firth’i döktürürken izlemek muhteşem bir keyif. Özellikle hayatının herhangi bir noktasında “bir takım sevmiş” herkes için mutlaka izlenmesi gereken bir film.

The Firm

03

Al Hunter Ashton’ın yazıp, Alan Clarke’ın yönettiği The Firm, 26 Şubat 1989 günü BBC’de yayınlandı ilk olarak; sağ olsun BBC’nin kaliteli TV filmi yapmak ve yaptırmak gibi bir huyu olduğundan, baya da iyiydi. Sonradan bir daha çektiler ama, ilki kadar etkileyici değildi. Bunun da tek bir sebebi vardı: Gary Oldman. İngiliz oyuncu West Ham’ın holigan taraftarları üzerine olan hikayede resmen bir sağa bir sola oyunculuk fırlatıyordu. Bugüne bugün hâlâ en iyi performanslarından biri olarak gösterilir. Bizce kaçırmayın.

Looking for Eric

04

Ken Loach deyince aklınıza ne geliyor? Benim aklıma saçından tırnağına kadar sosyal demokrat mesajlara bezenmiş, nedense hep İngiliz demir yollarının özelleştirilmesine bağlanmaya iki adım ötedeymiş gibi duran, cinsine “sosyal realizm” denilen filmler geliyor. Loach’ın alametifarikası bu, imzası bu, mührü bu. O yüzden işte Looking for Eric duble önemli bir film. Loach’un rahat hissettiği bölgeden çıkışını temsil etmesi, Cantona’yı pırıl pırıl parlatması ve çok iyi bir hikaye anlatmasının yanında; bir de nevi şahsına münhasır, hiçbir şeye benzemiyor…

 

United

05

Sevgili aynı anda hem Doctor Who, hem de futbol hayranı olan dokuz kişi. Bizim gibi insanları dev ihya edecek bir kesişim var burada. Manchester United’ın en müthiş dönemlerinden birini, Busby Babes yıllarını anlatan filmin yazarı Chris Chibnall. Kendisi Doctor Who’ya pek çok bölüm yazdı, önümüzdeki sezondan sonra da çıtayı devralacak. Filmin başrolü kim peki? David Tennant. Ama izlemek için illa Doctor Who’nun ana karakterinin adının Doctor Who olmadığını bilmek gerekmiyor, film seviyorsanız, açın izleyin. O kadar da sağlam bir iş.

Yiğitcan Erdoğan

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Tüm yazıları (2655)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.