Şu anda bir Avengers filmi size ne hissettiyor bilmiyorum, hatta kendi hislerimi bile bilmiyorum. Belki yazıyı yazarken karar vereceğim buna, belki siz yorumlarda paylaşacaksınız hislerinizi. Ama 8 sene öncesinde, Avengers: Infinity War’un arefesinde neler hissettiğimizi biliyorum. Çok uzakta da değil, yine bu sayfalarda heyecanla bekleniyordu Infinity War. Fragmanı milyonlar izleniyor[1], teoriler konuşuluyor[2], karakterlerin çıktığı dergi kapağı her santimine kadar inceleniyor[3], Black Panther rekorlar kırıyordu[4].

Şimdi ise Infinity War’un 8, Endgame’in 7 yıl sonrasında; o filmler çıkarken ilkokul çağında olanların yetişkinliğe adım attığı, liselilerin üniversiteden mezun olacağı, üniversiteye gidenlerin işe güce çoluk çocuğa karıştığı bir dönemde yeni bir Avengers filminin, hatta Avengers “ikilisinin” şafağındayız. Birazcık geçmişe dönüp zamanın ne kadar hızlı aktığına baktıysak, şimdi yüzümüzü geleceğe dönme zamanı. Buyrun, Avengers: Doomsday’in yayınlanan 4 teaser’ı ile yazıya başlayalım.

Steve Rogers

avengers: doomsday fragman

Yukarıdaki derleme fragmanı değil, Marvel’ın yayınlama sıralamasını takip edersek ilk fragman Steve Rogers’ın (Captain America değil dikkat ederseniz) motorundan inip, evine girip, bebeğini kucağına almasını içeriyordu. Şimdi bunun şöyle bir önemi var, hem ilk açıklanan Avengers: Doomsday kadrosunda yer almayan -ama MCU’nun en popüler iki kişiliğinden biri olan- bir isimle start’ı verip heyecan yarattılar, hem de o saatler süren kadro duyurusunu izleyen kemik hayran kitlesinin güvenini kırdılar. Açıklanan kadroda yer almayan isimlerin Avengers: Doomsday’de sürpriz yapmasını elbette bekliyoruz, hatta filmde sadece resmi kadronun yer alması sürpriz olurdu, sonuçta Doctor Strange, Scarlet Witch, Hawkeye veya Spider-Man gibi karakterler listede yoktu. Yine de listede olmayan biriyle fragman yağmuruna başlanılması şaşırtıcı oldu.

Şunu da söylemeden geçmeyelim; zaman yolculuğu ve multiverse gibi karmaşık kavramların zirvesini göreceğimiz bu Secret Wars yolunda Steve Rogers gerçekten önemli. Çünkü artık Russo Biraderler Endgame finalinde kafaları karıştıran, Steve’in Captain America olmayıp Peggy ile mutlu bir hayat geçirmeyi seçtiği paradoksu açıklama şansına sahipler.

Thor

avengers: doomsday fragman

Hiç konuşma duymadığımız ilk fragmandan, Thor’un babasından güç dilediği monologu izlediğimiz ikinci fragmana… Marvel vitesi arttırdı ve Thor hayranlarının ağzına bir parmak bal çaldı; çünkü bir İskandinav tanrısı olmasına rağmen MCU’da genellikle mizah malzemesi olarak kullanılan, şişman depresif hallerden neon renklere kadar binbir çeşide bürünen Thor, gerçek bir tanrı gibi görünüyordu bu fragmanda. Bu arada bu “ciddiyetsizlik” mevzusunda herkes suçu Taika Waititi’ye atıyor ama yani Thor’un en ciddi işi (Dark World) MCU’nun en kötü işlerinden biriyken en neon ışıklı işi (Ragnarok) ise en keyifli Thor filmiydi. Her karakteri çok başarılı işlemeyi başaran Russo Biraderler bile kendisine bira içirip şişman şakaları yaptığından ötürü kimseyi suçlayamıyorum şahsen, DC tipi karakter işleme olayı MCU’da tutmadı bir türlü.

X-Men

avengers: doomsday fragman

Geldik zurnanın zırt dediği yere arkadaşlar. Evet X-Mansion var, evet Patrick Stewart var, evet Ian McKillen var; AMA ARKADAŞLAR GÖZLÜĞÜNÜ ÇIKARAN CYCLOPS VAR! Professor X, “Esas soru, gözlerini kapattığında kim olduğun” diyor ve James Marsden’ın oynadığı Cyclops vizörünü çıkarıp gözlerini bize açıyor. Arkadan geçen Sentinel’i anmıyorum bile. Hani bu kadar karakteri nasıl harmanlayacaklar, filmin ekran süresi her şeyi anlatmaya izin verecek mi, Kang Dynasty’den sonra yaşanan bu dönüşümü nasıl kotaracaklar gibi aklımda yer eden soru işaretlerinin hepsi bir çırpıda silindi bu fragmanla. Yapacak bir şey yok, dünyaya bir kez geliyoruz, X-Men’i MCU’ya dahil edecek olan filmde Cyclops’un gözlük çıkarmasına da heyecanlanacağız sevgili geekler.

Wakanda & Fantastic Four

avengers: doomsday fragman

Şimdi önceki 3 fragmandan sonra bunun önem seviyesini şöyle söyleyeyim, bu satırları hâlâ Fantastic Four: The First Steps izlememiş biri yazıyor. Elbette ki izleyeceğim, ama sonuçta acele edilecek bir şey yoktu, Thunderbolts gibi bir hype treni yaşanmadı o filmde. E nitekim bu fragman da pek hype yaşatmadı, yeterince bağ kurmamış olduğum Wakanda karakterleri Ben Grimm’i karşıladı, Grimm kendi tarzıyla bir şaka yaparak Avengers: Doomsday’in -tüm Avengers filmlerinde olduğu gibi- karakterine göre standart MCU mizahından parçalar taşıyacağını göstermiş oldu; bir de ne oldu da Fantastic Four Wakanda’ya düştü diye hayranlara teoriler üretebilecekleri bir ipucu vermiş oldu.

Avengers: Doomsday “Timestamp” Teorisi

Fragmanlar yayınlandıktan sonra Russo Biraderler şöyle bir açıklama yaptı: “Bunlar sadece bir teaser veya trailer değil, bunlar birer hikâye, birer ipucu. Dikkatle izleyin.”

Şimdi bu cümle her ne kadar heyecan verici olsa da söz konusu Marvel olunca yıllarını geekliğe vermiş biri olarak yoğurdu üfleyerek yiyorum. Sonuçta bu adamlar Secret Invasion’ı Winter Soldier’a benziyor diye, Thunderbolts’u A24 filmi kıvamında oldu diye de satmaya çalıştılar! Ha ama sonuçta söyledikleri doğru; Cyclops vizörünü neden çıkarıyor diye düşünmeye sevk ediyor, Fantastic Four’u Wakanda’ya getirerek hikâyenin kritik bir bağlantı noktasını gösteriyor, Steve Rogers’ın Cap kostümünü bir sandıktan çıkarttırıyor. Nasıl ki Infinity War çeşitli karakterlerin yollarını kesiştiren farklı lokasyonlardaki hikâyelerle başlayıp finalde hepsini harmanlamıştı, burada da benzer bir örüntü olacak gibi duruyor.

Fakat bir Reddit kullanıcısı (ah o pelerinsiz kahramanlar) bu ipucu işini bir adım öteye götürdüğünü söylüyor ve her fragmanın sonunda Avengers: Doomsday’e kalan süreyi gösteren geri sayım süresinden bir saniye önce görünen “timestampleri” Avengers: Infinity War’a uyarlayarak anlamlandırmaya çalışıyor.

Mesela Thor fragmanındaki bu görselle Infinity War’un 1. saat 17. dakika 20. saniyesine zıplıyor ve Loki’nin Tesseract’ı alıp zamanda kırılma yarattığı an olduğunu fark ediyor. Steve Rogers fragmanından 01:24:20’e zıplıyor, Hulk’la Ancient One’ın konuştuğu, zamanda yolculuk işinin detaylarını ve Sonsuzluk Taşları’nı aldıkları yere koymaları gerektiğini öğrendiğimiz sahneye gidiyor. Loki’nin Tesseract’la kaçışının ve Steve Rogers’ın geçmişte kalma kararının Doosmday için kritik olduğunu, bunların bir incursion‘a sebep olmuş olabileceğini söylüyor.

X-Men fragmanındaki timestamp Thor’un Rocket Raccoon’la Asgard’a gittiği ve “galiba panik atak geçiriyorum” dediği sahneye, Wakanda fragmanındaki ise zaman yolculuğunu planladıkları, Hawkeye’ın geçmişe gidip kızının sesini duyduğu veya Raccoon’un Ant-Man’e “seni uzaya götürürüm” dediği sahneye denk geliyormuş. Bunlar pek fazla anlam ifade etmese de “duygusal yoğunluk” veya Fantastic Four’un uzay yolculuğu şeklinde yorumlamalar mevcut. Günün sonunda bu Reddit kullanıcısı lafı Doomsday filminin Sonsuzluk Taşları’nı toplamaya gittikleri Time Heist’ın direkt bir sonucu olduğuna getiriyor.

İçerisinde harfler de yer aldığı için timestamp’ler doğru yorumlanmış mı bilmiyorum ama güzel denk gelişler olduğu kesin. Doomsday ve Secret Wars için önemli olan bir şey varsa gerçekten de Steve’in geçmişe gidip beynimizi yaktığı zaman paradoksu ve Loki’nin zaten Loki dizisine de yol açan ve Avengers filmleri için kritik olduğuna yüzde yüz emin olduğumuz macerası. Hani birazcık “bana bilmediğim bir şey söyle” etkisi yarattı bu bilgiler ama bünyeme bir rewatch isteği de gelmedi değil.

avengers: doomsday fragman

Ne diyorsunuz geekler, Avengers: Doomsday bir süredir kaybettiğimiz o kıvılcımı içinizde tekrar ateşledi mi, üzerinde teori kasmaya değecek bir yapım olarak görüyor musunuz? Hype-metreleri yorumlara bekliyorum.

Author

Genellikle popüler kültür evrenlerinde yaşıyorum çünkü Thanos'un da dediği gibi "Reality is often disappointing."

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.