FauxPlay olarak bu hafta söylemimiz yumuşaktı. Tüm hafta boyunca aşktan bahsettik. Sohbetimiz şehvetle başladı, ölümsüz aşklara evrildi ve en sonunda, aşkın günahlarıyla kapattık mevzuyu. Ya da en azından kapattığımızı sanıyorduk. Olay bir Pazar günü klasiği olan En 6‘ya gelince, aşk hakkında hâlâ söyleyeceklerimiz olduğunu fark ettik.

Evet, oyunlar aşk konusunu sık işlemiyorlar, ama bize kalırsa, işledikleri aşklar arasında Shakespeare‘e tırnak yedirttirecek denli epik olanları var. Aşağıda listeleyeceğimiz 6 aşk hikayesi, hâlâ akıllarımızdalar ve bir on yıl daha çıkmayacak gibi gözüküyorlar. Trajik aşklardan, yanlış ilişkilere; işte oyun dünyasının en epik 6 aşk hikayesi.

 

6. Commander Shephard – Dr. Liara T’soni

Shephard - Liara

Shephard’ın üç Mass Effect oyunu boyunca romantik bir ilişki yaşayabileceği bir sürü potansiyel partnerleri var. Herkesin tercihi de farklı, Garrus, Kaidan, Jacob, Ashley, Miranda, Tali… Ama Liara bunlardan ayrı. FemShep de olsanız, geleneksel tercihi yapmış da olsanız Liara sizin yanı başınızda. Üç oyun boyunca hayatta olacağı garanti olan tek karakter o ve üçüncü oyunun sonunda, en çok üzülen karakter de o. Şu da bir gerçek, Shephard ve Liara’nın ilişkisi, eğer üç oyun boyunca Liara’nın “ürkek bilim kadını” tipinden, “Shadow Broker”‘a evrilmesiyle yan yana izlediyseniz, apayrı bir tada kavuşuyor.

 

5. Revan – Bastila Shan

Revan_and_Bastila

Shephard için söylediklerimiz, Revan için de geçerli, fakat burada bir nüans var. Revan’ın romantik kaderi, Star Wars evreninin yüce kişileri tarafından resmen onaylandı. Onun hayatının aşkı, ölürken aklında olan son isim, eşi, çocuğunun annesi Bastila. Başka kimse de olamazdı zaten. Bu ilişki, özellikle Star Wars The Old Republic: Revan’ı okuduğunuzda tek bir sahneyle daha da vuruculaşıyor. Revan, belki de Star Wars külliyatındaki en efsane karakter, Bastila ile olan ilişkisi de, o mağarada tekrar tekrar seyrettiği hologramla, o külliyattaki en efsane ilişkilerden biri olmaya hak kazanıyor.

 

4. Geralt of Rivia – Triss Marigold

ger

RYO’lar aşk hikayesi anlatma konusunda biraz tekel gözüküyorlar değil mi? Öyleler. Ama Revan-Bastila ve Shephard-Liara’nın aksine, Geralt-Triss, saf romantizmden daha fazlasını içeriyor. Sadece Witcher serisinin alametifarikası tutkudan bahsetmiyorum, burada karşı konulmaz, kafa patlatıcı bir karmaşa da var. Hafızasını kaybedip değişmiş birine nasıl aşık kalabilirsiniz? Ve eğer hafızanızı, sizi siz yapan anılarınızı kaybederseniz, aşık olduğunuz kişiye hisleriniz baki kalır mı? Bu soruların ortasında, Geralt ve Triss, serinin tüm diğer “ilişkilerinden” farklı bir yerde.

1 2
Yazar

Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.