İçeriğe geç
Muhitkâr ol
Sinema 6 dk okuma

Muhteşem CHARLIE CHAPLIN’i Anlamak İçin Şu An İzleyebileceğiniz 8 Film

Yiğitcan Erdoğan
Muhteşem CHARLIE CHAPLIN'i Anlamak İçin Şu An İzleyebileceğiniz 8 Film

Son güncelleme: 12 Kasım 2016

Charlie Chaplin, sadece sinema tarihinin değil, komedinin ve hikaye anlatıcılığının tüm dallarının en önemli ve ikonik adamlarından biri. Ancak dürüst olalım, bunu anlayabilmek ve takdir edebilmek zor. Chaplin, sinema medyumuna olan katkılarının çoğunu yirminci yüzyılın başında, bu sanat dalı daha yeni yeni anlaşılırken yaptı. Haftada üç film çekip bitirdiği zamanlar da oldu. Bu yüzden, Chaplin’in gerçekten neden bu kadar büyük bir adam olduğunu tespit edip üzerine gitmek zor.

Biz sizin için kolaylaştıralım istedik. Şu 8 film, bizce hem günümüzde izlenmesi rahat, hem de Chaplin’in dehasını anlamanızı kolaylaştıracak 8 eser. Arka arkaya dizin, izleyin, sonra Chaplin’e aşıklar kulübünde hep beraber olalım; ne dersiniz?

Buyurun!

 

Kid Auto Races At Venice

Oynatınca video YouTube’dan yüklenir.

Yorgan döşek 6 dakika 19 saniye tutan bu “film”, 7 Şubat 1914’te çıktı. Yani bu film vizyona girdiğinde, daha pek çoğunuzun dedesi dahi doğmamıştı. Ancak bu küçük eser, muhtemelen sinema tarihinin en önemli işlerinden biri. Dördüncü duvarı kıran ve kameramanı bir karakter olarak kullanan ilk filmlerden olması, bu tarihi öneminin sadece çok küçük bir parçası. Kid Auto Races At Venice, Chaplin’in en meşhur karakteri Şarlo’nun boy gösterdiği ilk film. Toplam altı buçuk dakika için, böyle tarihi bir filmi izlemek, bizce değer.

 

The Immigrant

https://www.youtube.com/watch?v=9kebar7T2bM

Charlie Chaplin, muadili aktörler arasında tiyatrodan gelip; sadece oynamakla yetinmeyen nadir isimlerden biriydi. Chaplin yaratmak istiyordu. Yazmak, yönetmek, yapımcılığını yapmak, oyuncuları bulmak ve hatta müziğini bestelemek. 22 dakikalık The Immigrant, onun bir yaratıcı olarak ilk büyük başarılarından biriydi. Aynı zamanda Chaplin’in sosyal kaygılarına da şahit oluyorduk Immigrant’ı izlerken. Chaplin, kendi inanılmaz yoksul çocukluğundan gelen o onulmaz “ezilenin tarafını tutma” hissiyatıyla çekmişti Immigrant’ı. Sonradan başını da ağrıtacaktı zaten.

 

The Kid

https://www.youtube.com/watch?v=Xh3z89u1NtY

Chaplin, kendi otobiyografisinde, küçükken sokakta bir koyunun peşinden koşan dört adamı keyifle izleyişini anlatıyor. Bu dört adam koyunu bir türlü yakalayamıyor, yakalayamazken de rüsva oluyorlar. Fakat en nihayetinde, koyun ele geçiriliyor, ve o esnaya kadar olanları büyük bir keyifle izleyen Chaplin’in gözleri önünde koyun, hâliyle, kesiliyor. Chaplin için bu an, komediyle trajedinin kesiştiği yerin onda yarattığı huşunun başlangıcı. Bizim için de, ileride Amerikan tarihinin en iyi komedi-trajedi kombinasyonlarından biri olan The Kid’e sebebiyet veren sürecin başı. Film 68 dakika. Her biri Chaplin’in sondaki bakışı için değiyor.

 

The Gold Rush

Oynatınca video YouTube’dan yüklenir.

Chaplin’in uğruna inanılmaz kompleks setler inşa ettiği, dönemine göre felaket uzun (95 dakika) sürmesine rağmen o yılların açık ara en büyük gişe hasılatlarından birini elde eden The Gold Rush, listemizde izlenmesi en zor filmlerden biri; açık konuşalım. Ancak pek çok sinema yazarı filmi sessiz sinema tarihinin en önemli komedilerinden biri kabul eder, Chaplin’in kendisinin filmin çıkışı esnasında sarf ettiği “Ben bu filmle hatırlanmak isterim” lafı orada dururken, ne yapacaktık, filmi listeye almayacak mıydık?

City Lights

https://www.youtube.com/watch?v=99bbsaff24E

Bütün dünya yavaş yavaş sesli filmlere doğru geçerken, Chaplin bunu reddetmektedir 1931 yılında. Zaten inatçı bir adamdır, ama yine o yoksul günlerinden gelen bir refleks de vardır içinde. Onun için, sinemayı sesli yapmak, evrensel niteliğini yok edecektir. Tramp’in herkese erişebilir oluşunu mahvedecektir. Bu inadının karşısına çıkan en büyük zorluk, bir kör kızla Şarlo’nun aşkını anlatma mecburiyetiyle gösterir kendisini. Kör kızın, Şarlo’yu zengin sanması gerekmektedir; ancak nasıl yapacaktır bunu? Fikir, sonradan gelir: Şarlo, kapanan bir arabanın önünde duracak, o arabanın sahibinden ödünç aldığı parayla çiçekçi kör kızdan tüm çiçeklerini alacaktır. Şarlo, böylece bir süre daha sessiz kalma hakkını, küçük bir dehayla, korumaya devam eder.

 

Modern Times

https://www.youtube.com/watch?v=HPSK4zZtzLI

Şaka değil, Modern Times okullarda ders olarak okutuluyor; ancak sadece sinema okullarında değil; siyaset fakültelerinde de. Çünkü Modern Times, endüstiryel devrimin yarattığı psikolojik ve ekonomik Buhran yıllarına dair yapılmış en berrak ve büyüleyici zaman kapsüllerinden biri. Chaplin’in son büyük sessiz filmi kabul ediliyor. Chaplin de filmi yine sessiz olarak çekmeye, son dakikada karar veriyor zaten. Yine derdi aynı, Şarlo’nun evrenselliği. Uzunca bir süre sesli olarak çekecekmiş gibi hazırlanıyor, ama mesajın tüm dünyaya ulaşma gereksinimi daha ağır basıyor. O yüzden de Şarlo’ya konuşmak, başka bir filmde nasip oluyor.

 

The Great Dictator

https://www.youtube.com/watch?v=Gaq62VCcnew

Öncelikle şunu söyleyelim, burada Chaplin üstadın dramatik meziyetlerinden söz ettik ama elbette, bu filmlerin hepsi devasa komik. The Great Dictator’da her ne kadar Chaplin’in son vurucu tiradıyla anılsa da, içinde gerçekten 2016’da hâlâ komik olan bolca sahne barındırıyor. Ancak, o son tiradın anımsanması da kimsenin kabahati değil. Öyle vurucu, öyle tokat gibi bir tirad o. Chaplin’in, Şarlo’ya ağzını açtırdığında ilk söylettiği şeyin, “Kalbinizi sevgiye açın” olması da, Hitler karşıtı bir mesaj olması da, işte üstadın güzelliği…

 

Monsieur Verdoux

https://www.youtube.com/watch?v=7BzyQ4YF95Y

Bu da Chaplin’in, bir anlamda, son hiti. Modern sinemaya en yakın eseri aynı zamanda. Fikri Orson Welles’den satın alıyor Chaplin, kendi iddiasına göre, para vermiş olmasının tek sebebi Welles’in fikrinin ona ilham vermiş olması. Welles farklı düşünüyor, ama biz pek umursamıyoruz. Bir şekilde iki titanın elinin değdiği bu proje, Chaplin’in filmografisnde çok başka bir yerde duruyor ve durduğu yer baya efsane. Eğer şu 8 filmin 8’ini de izlemek niyetindeyseniz, buradan da başlayabilirsiniz; buradan da bitirebilirsiniz. Size son söyleyebileceğimiz şu olur: Chaplin’in sinemaya dair her şeyi yapabileceğine dair bir ispat daha istiyorsanız, o da bu filmin altında gizlidir: Chaplin bu filmle, En İyi Senaryo Oscar’ına aday gösterilir. Ve kazandığı yarışma Oscar’ı da En İyi Müzik dalındadır. Düşünün yani, öyle bir Rönesans adamı.

Yiğitcan Erdoğan

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Tüm yazıları (2655)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.