Yükle Gelsin!

Disney’yi son zamanlarda ekseriyetle Star Wars ve Marvel markalarıyla andığımızdan, biraz sanki esas onları meşhur eden şeyi unutuyoruz gibi hissediyorum; bilmiyorum size de oluyor mu? Disney artık büyük, multimilyarlık, multihanedanlık bir firma. Ama unutmamak lazım ki, bütün bu imparatorluğunu bir medyum üzerinde kurdu: Animasyon filmler. Spesifik olarak, ana…

Bizim buralarda “yılbaşı bölümü” diye evrenselleştirdiğimiz dizi bölümleri aslında açık açık Noel temasını işliyor. Zaten kendi ülkelerinde de Noel Özel Bölümü diye pazarlanıyor. E, bu coğrafyada da bayram bölümleri ilahilerle sınırlı kaldığından, Noel Bölümü denen, sevgi, merhamet, birliktelik bölümü gözümüze burnumuza sokulan, Batı ahalisinin kırmızı ve yeşiller içinde…

Arkadaş bende şans yok ki, laptop çalışsa internet kesilir, internet çalışsa evde süt biter gibi bir çok talihsizliği atlattıktan sonra tekrar yazılarıma devam edebiliyorum. Lafı çok fazla uzatmadan bu haftaki incelememize başlayalım. Buyurun sizi sığınak kısmına alalım… Bu yazımız piksel sevmeyen kişilere değildir! İlk yazmam gereken şey, oyunumuz, günümüz…

2015’i uğurladığımıza göre, artık gönül rahatlığıyla 2016’dan neler beklediğimize bakabiliriz. Filmleri zaten daha öncesinden güzel güzel konuşmuştuk; şimdi sıra oyunlarda. Lafı fazla uzatmayalım, gelelim 2016’da şimdiden radarımıza takılan 24 oyuna. Heyecanmetreleriyle birlikte! That Dragon, Cancer Platform: PC, Mac, Ouya Çıkış Tarihi: 12 Ocak HeyecanMetre: Bir anne-babanın, küçük çocuklarının kanserle mücadelesine…

Geçen sene bu zamanlar, sitede en merakla beklediğimiz 20 film diye bir liste yapmıştık. 2015 filmlerini içeren bu liste, o sene radarımıza takılacağından emin olduğumuz filmleri içeriyordu. Sonuna da “Heyecanmetre” diye bir şey koymuştuk. Şimdi vakit yüzleşme vakti. Hangi filme ne dedik, ne çıktı? Buyurun, Geekyapar’ın kendisiyle yüzleşme saatine hoş geldiniz!…

Gittikçe hanedanlara ve büyük markalara kalan sinema endüstrisinde artık eskiden olduğu gibi bir filmle ilgili heyecanlanma oranımızı yönetmenler belirlemiyor. Daha ziyade seriye, yapımcıya, oyunculara bakıyoruz. Bu yeni marka bazlı sinema dünyasında, hâlâ eskisi gibi direnen auteurlar da var elbette. Quentin Tarantino mesela, Scorsese, ya da elbette, Christopher Nolan.…

Şu dünya üzerinde bazı insanlar var; kendileri belki de ağız, burun, altın oran hesabı falan yapılsa, iş arkadaşımız Hilmi kıvamında olacaklar. Ama bir auraları var, bir havaları var. Bir bölümü oynadıkları çekici karakterlerden sirayet ediyor üzerlerine; bir bölümü de doğuştan geliyor. Ama bir kere o aura bendini çiğneyip kitlelere ulaştıktan…