Şu ara hayatımızda çok film, az zaman ve pahalı biletler, ucuz işler var. Eğer bir filmi haftalar, aylar önceden gözümüze kestirmediysek kolay kolay sinemaya gitmiyoruz. Gittiğimizde de genelde…
Öhöm… Evet, Avengers: Age of Ultron’u izledik geçen gün bir basın gösteriminde. Fakat daha önceden bir kez dilimiz yandığı için, görüşlerimizi paylaşmak için sizin de izlemenizi bekliyoruz. Bundan…
90’ların sonu, 2000’lerin başı civarı bir ara ünlü olmanın en büyük teyitlerinden biri The Simpsons’a konuk olmak gibi gözüküyordu. Gerçekten, sarıya boyanıp Springfield’ı ziyaret etmek şöhretin son noktasında…
“Tarihin en kötü filmi” elbette biraz sert bir yakıştırma, ancak sinema tarihinde bu onura layık görülmeye yaklaşan birkaç eser var. Bunlar genelde kötülükleri üzerinden nam salıyorlar, eş dost meclislerine kötülükleri ile…
Malumunuz Dunkirk vizyona girmek üzere memlekette. Christopher Nolan’ın yeni filmini Cuma girdiği gibi izleyecek olanlar da, muhtemelen önceden bir baktıkları için biliyorlar ki Dunkirk’in süresi 106 dakika. Bu,…
Yükle Gelsin!
Kevin Smith hakkında düşünceleriniz nedir bilmiyorum, ama benim genelde gözlemlediğim kadarıyla Amerikalı yönetmenin en büyük rakibi kendisi. Kevin Smith konuşmayı seven bir adam, bu konuda kendini durdurabildiği de görülmedi bugüne kadar. Bu yüzden de çoğu zaman kendini çok fazla attı aslanların önüne, bir yönetmen olarak gizemini koruyamadı; “bizim…
Emily Blunt’a olan aşkımızı herhalde buradan tekrar duyurmanın bir anlamı yok, değil mi? Kendisiyle ilk defa The Devil Wears Prada’da hoşbeş olmuştuk zaten, ama İngiliz aktris asıl ondan sonra aldığı çeşitli ve büyüleyici rollerle kalbimizi kazandı. “Herhalde daha çok sevemezdik” diyorduk ki, Doug Liman’ın muhteşem Edge of Tomorrow’unda…
Kasım yaklaşıyor. Bu, pek çok şeyle birlikte, en sonunda Marvel’ın açık ara hakkında en az şey bildiğimiz işi Jessica Jones’u dünya gözüyle görmeye başlayacağımız anlamına geliyor. Bu dakikaya kadar dizinin kadrosunda kimlerin olduğu ve genel olarak paylaşılan konu sinopsisi dışında hiçbir şey paylaşılmadı dışarıyla. Biz kuru umutlarla kenarda…
Yanılıyorsam beni düzeltin, ama son on yılda çıkan süper kahraman filmleriyle ilgili kafamı zorladığımda, orijin hikayesi bir veya öteki şekilde anlatılmamış bir karakter bulmakta zorlanıyorum. X-Men filmleri bu konuda çiçek gibi bir örnek teşkil ediyorlardı örneğin. İlk filme girdiğimizde Xavier Akademisi zaten kurulmuş, Cyclops, Storm, Jean Grey gibi…
Man of Steel’in devam filmi evrilerek “Batman v Superman” haline geldiği, bütünleşik evrenin tabanı olacağı için aslında ilk fikrin “Man of Steel 2” olduğunu çoğu zaman unutuyoruz. Hele Ben Affleck’in karizmasını kullanmak isteyen Warner’ın Batman’i ön plana çıkarması, haliyle de evreni esas başlatan adam Superman’in iyice geri plana atılmasından…
2015’in son dakikasını saatte saydıktan sonra oturup genel bir retrospektif yazı yazacağız zaten; ondan rol çalmayalım ama, bu senenin özellikle Hollywood sinemasında kadın sanatçılar için ne kadar bereketli olduğunun farkındayız değil mi? Pek çok film güçlü, gerçekçi ve her şeyden önemlisi sayısal olarak çeşitli ve yeterli kadın karakterlere…
Olaylar şöyle gelişti. Ben internette gezinirken, “Hunger Games: Mockingjay Part 2’den yeni fragman” diye bir haber gördüm. O an kafamda bir şimşek çaktı. Şimşeğin bir kısmı, fragmanı samimiyetle merak ediyor olmamdı; zira Hunger Games serisi berbat ilk filminden sonra baya sağlam devamıyla belini doğrultmuş, akabinde olacakları merak ettiğim…
Artık tekrar etmeye pek gerek yok. Sitenin düzenli okuyucuları, benim Avengers: Age of Ultron ile ilgili görüşlerimi biliyorlar. Benim için bir filmin işlemesi için iki şeyi doğru yapması gerekiyor; karakterizasyon ve tempo. Bu ikisi düzgün ayarlandıysa, bana her türlü klişe hikayeyi yedirebilirsiniz. Ama Age of Ultron’daki gibi karşıma tonlarca olgunlaştırılmadan dalından kopartılmış karakter…
Malum, FIFA 16’nın demosu çıktı geçtiğimiz günlerde. Biz de bir süredir başında vakit geçiriyoruz. Önümüzde defter, karşımızda ekran, elde olan minik sayıda takımlarla maç döndürüyor, kadın futbolunun ne kadar yakıştığını konuşuyor, bir farklılık sezdik mi de not alıyoruz. Şimdiden söyleyelim, burada sadece oynanış değişikliklerinden söz ediyoruz. Yani FUT puanları değişmiş, grafikler abarmış, üç…
The Divergent serisiyle garip bir ilişkim var. Kalbimin derinliklerinde gerçekten bugüne kadar çıkan iki Divergent filmine de ayırdığım vakte üzülen küçük bir Yiğitcan olduğunun farkındayım. Beynim bir yandan “Ya Allah aşkına bu ne saçma sapan bir iş” diye haykırıyor. Böğrümden kuvvetli bir şekilde “Sabri bey ne yapıyorsunuz?” deme…
