İçeriğe geç
Muhitkâr ol
Oyun 8 dk okuma

The Sims 4’ün 5 Kutsal Sevabı ve Sims 3’e Kıyasla Yakan 5 Ölümcül Günahı

Yiğitcan Erdoğan
The Sims 4'ün 5 Kutsal Sevabı ve Sims 3'e Kıyasla Yakan 5 Ölümcül Günahı

Senenin başında beni yakalayıp, ölümüne sarsmak suretiyle 2014 içerisinde en merakla beklediğim oyunları sorsaydınız ve beş oyun saymam için müddet tanısaydınız, muhtemelen söylediğim şeyler arasında The Sims 4 cevabını da alırdınız. Elimde değil, yıllardan beri hayatımın en fazla saatlerini gömdüğüm oyunların arasında her daim en az bir The Sims oyunu oluyor. Üstüne üstlük, ek paketlerini de alıyorum ben bu meretlerin. Gerçekten. Origin listemde an itibariyle The Sims 3’ün dört ek paketi var, rafımda da The Sims 1 ve 2’yi takiben çıkmış paketler var. The Sims Life Stories, MySims ve The Sims Medieval gibi ara oyunları ise saymıyorum bile.

O yüzden The Sims 4 için çok heyecanlıydım. Yine karakterimi yaratıp, hikayesini oynayacağım; bir ömrü baştan sonra anılarıyla yaratacağım anı bekliyordum merakla. Şimdi oyun çıktı, edindim, takriben bir 10-12 saatimi de gömmüş vaziyetteyim. Beni kendine daha da çok bağlayacağı da belli, fakat şu görüşten de kaçınabilmiş değilim: The Sims serisinin en iyi oyunu bu değil. Bana kalırsa, The Sims 3 hâlâ serinin gördüğü en iyi oyun titrine açık ara sahip. Peki bu kanıya nasıl vardım? Şu beş kutsal sevap ve beş ölümcü günah üzerinden. Dilerseniz önce hayırlara vesile yenilikleri sayalım, sonra günahlara geçeriz.

Buyurun.

 

Sevapları

1. Simlerin Kendi Başına Daha Akil Hareket Ediyor Oluşu

Akil Hareket

Simlerin kendi başına hareket edebiliyor olması yeni bir şey değil. Neticede bu dakikaya kadar kontrol etmediğimiz simler bir şekilde hayatta kalmak adına hareket edebiliyorlardı. Fakat Sims Studio ne yapıp ettiyse, bu oyunda bunu daha stabil bir hâle getirmiş. Önceki Sims oyunlarında ne olursa olsun 3’ten fazla üyeye sahip bir hane kurmak işkenceydi. Artık diğer karakterler kendi başlarına hareket ederken daha akil davrandıklarından, iç rahatlığıyla futbol takımı gibi aile dizebiliyorsunuz. Saçmalayıp altlarına işedikleri günler geride kaldı anlayacağınız.

 

2. Multitasking’in Dayanılmaz Hafifliği

Multitasking

Yeni model simlerimizin açık ara en kullanışlı özelliği artık multitasking yapabiliyor olmaları. Yani bu o kadar nokta atışı bir değişiklik ki, gerçekten daha önce nasıl eklenmediğine hayret ediyorsunuz. Yani o kadar milyar ek paketin arasında multitasking nasıl gelmez? Sadece kullanışı kolaylaştıran bir şey değil; TV izlerken muhabbet edebiliyor olmak, müzik dinlerken bir yandan kitap okuyabiliyor olmak, telefonla konuşurken bir şeylerle uğraşmak ve bunun paralelinde gelen toplu muhabbetler gerçekten oyunu daha da inandırıcı, gerçekçi kılıyor.

 

3. Date Sistemi

Date

The Sims 2 ve The Sims 3’ün Late Night minvali ek paketlerini oynadığımı hatırlıyorum. Oralarda da date’lere, yan randevulara binaen özel sistemler vardı. Fakat böyle bir şey gördüğümü hiç anımsamıyorum. İnanın bana kısa süre içerisinde insanlarla randevuya çıkmak, bir yerlere gitmek oyun içi yapmayı en sevdiğim aktiviteler arasına girdi. Oyun size bu event’ler sırasında yapılacak challenge’lar veriyor. Bunlar da gerçekten iyi bir randevu geçirmek için gerçek hayatta da yapmanız gereken şeyler. Ve bunlarla uğraşırken, o date’ler mecburiyet olmaktan çıkıyorlar. Bu oyunun olayı anı yaratmaksa, onu da çok iyi becertiyor hergeleler.

 

4. Muazzam Karakter Yaratma Ekranı

Karakter Yaratma

Sanıyorum bu konuda en güdük olan şey The Sims 1’di, o dakikadan beri her Sims oyununda tatmin edici bir karakter yaratma ekranı mevcuttu. Özellikle The Sims 3’ü Create-A-Style moduyla beraber pek bir sevmiştik gerçekten. Fakat Sims 4, CAST olmamasına rağmen almış başını yürümüş gitmiş. Böyle bir karakter yaratma ekranı bu seriye daha önce uğramadı. Önce bir şeyde anlaşalım, bu oyunun en büyük keyiflerinden biri kendiniz de dahil olmak üzere gerçek hayattaki insanları yaratıp, fantastik senaryolar yaşatmak: “Astronot olsam nasıl olurdum?” gibi. Karakter yaratma ekranının kolaylığı sağ olsun, kendinizi oyunda hissetmek çok kolay artık. Baya baya çekip, büküp, kendinize benzeyen bir şey yaratıyorsunuz. Tertemiz.

 

5. Serinin En İyi İnşa Modu

İnşa

Bu konuda Sims 4 kendini çiğneyerek aşmış. Samimi söylüyorum, inşa modunun böylesine rahat, kullanışlı ve eğlenceli olmasını beklemiyordum. Odaları direkt olarak dikebiliyor olmak, sonra onları da çekip uzatma suretiyle şekillendirebiliyor olmak zaten apayrı bir şey; bir de bunun üstüne inşa moduyla satın alma modunun birleşmiş olması gibi bir kolaylık eklemişler. Her şey yetmezmiş gibi bir de hazır oda alabiliyorsunuz artık. Mobilyasıyla, dekorasyonuyla hazır gelen bu odaları uç uca eklemek, tarz yapmak, fantastik tasarımlara uçmak o kadar kolay ki; Sims’in zaten en çekici yanlarından biri, daha da çekici hâle gelmiş otomatikman.

Ama tabii her şey güllük gülistanlık değil. Bir de buyurun, günahlarına bakalım!

Günahları

1. Sonraki Ek Paketlerde Gelmesi İçin Çıkartıldığı Çok Belli Şeyler

Ek Paket

Burada sadece eşyalardan söz etmiyorum. Her Sims oyunu gibi The Sims 4 de görece az kıyafet ve mobilyayla karşımıza çıkmış. Fakat sezar’ın hakkını sezar’a verelim, The Sims 3’ün fakirliğine kıyasla The Sims 4 mobilya konusunda daha zengin. Ama bunlar önemli değil, zira restoranlar, arabalar, mağazalar, havuzlar, jakuziler, mezarlıklar gibi Sims 3’ün ek paketsiz halinde bulunan bazı şeylerin olmayışı çok göze batıyor. Biliyorsunuz ki “Pool Party” diye bir ek paket gelecek, “Car Stuff” gibi bir eşya DLC’si çıkacak. Üzülüyor insan bunlar olunca.

 

2. Trait’lerin Genel Olarak Güdük Olması

Trait

Bu sadece bana mı oldu bilmiyorum, o yüzden bunu biraz kişisel sıkıntılar kategorisine yazabilirsiniz. Karakter yaratma ekranında, farklı farklı fantastik simler peşinde koşarken trait’lerde çok takıldığımı fark ettim. Önce kendi kararsızlığıma yordum, fakat sonrasında Sims 3’te yedi nesil boyunca ne kadar rahat trait seçtiğimi, bazı trait’leri keşfetmekten ne kadar keyif aldığımı hatırladım. Kanaatim o yüzden kesin, Sims 4’ün trait’lerinde genel bir güdüklük var. Bu benim şahsi oyun tecrübemi baya baltaladı, üst üste yarattığım iki karaktere diğerlerini eğlenceli olarak görmediğimden banal “Good” trait’ini vermek durumunda kaldım. Bunlar da illa ki ileriki ek paketlerde artacaklar ama, şimdilik sıkıntılı oldukları da kesin.

 

3. İş Sisteminde Sims 2’ye Dönüş

Jobs

The Sims 3’ün devrim yaptığı alanlar arasında ikinci en çok sevdiğim şey iş sistemiydi. Ne yaparsam yapayım, The Sims 2’nin çoğunlukla ilk oyundan alıp üzerine koyduğu iş sistemine ısınamamıştım. Beni en sıkıntıya sokan şey arkadaş edinme zorluğuydu, üstüne üstlük işleri yaparken herhangi bir şekilde oyuna müdahale edemiyor olmak sinir bozucuydu. The Sims 3 ise önce arkadaş edinme mecburiyetini kaldırıp, sonra bir de üzerine çalışırkenki modumuzu belirleme opsiyonu koymasıyla fethetmişti beni resmen. Sosyal olarak güdük olduğunuzu düşündüğünüz zaman fazla çalışabiliyor olmak, iş sırasında gelen fırsatlar, çok yorgunsanız biraz kaytarabilme opsiyonu, farklı işler için çıkan farklı seçenekler… Her biri keyifliydi. Sonrasındaki ek paketle gelen çalışıyorken kontrol etme olanağını görememeyi kabullenmiştim zaten. Ama bu kadar pasif ve arkadaş edinmeyi iş hâline getiren Sims 2 sistemine dönülmesi şart mıydı?

 

4. Duygu Sisteminin Özünde Oynanışa Ciddi Etki Etmemesi

Emotions

Sims 4’ün en büyük olayı olan duygu sistemi, şüphesiz ki kıymetli oynanış olanakları tanıyor ve eğlencelik anlar yaratıyor. Oyunda erişebileceğiniz farklı halet-i ruhhiyeler var. Özgüvenli, Rahatsız, Gergin, Flörtöz, İlhamlı, Mutlu… Fakat bunlar, her birine özel birkaç aksiyon haricinde oyuna önceki Mood sisteminden fazla etki etmiyorlar. Ben duygu sistemi gelince sandım ki artık çişimizi zamanında yapmak ya da yemek yememek o kadar önemli olmayacak, daha ruhani bir Sims tecrübesi yaşayacağız. Yok. Sims 4’te bu pek değişmemiş. Sadece kakamız gelince mood’umuz düşmüyor da, “Çok Rahatsız” oluyoruz. Doğru şeyleri yapınca varılabilecek iyi “mood” seviyelerinin adları farklı, çeşitleri farklı. Bir de bazı işler sizden bazı duyguları istiyorlar. Özünde ciddi bir değişiklik yok.

 

5. Open World’ün Olmayışı

No Open World

Ve geldik en ölümcül günaha. Diğer her şeyi sineye çekme, kabullenme şansım var ama bununla bir türlü barışamıyorum. Yapamıyorum yani. Sims 3 çıktıktan sonra Sims 2’ye dönemememi sağlayan en önemli yenilik buydu. Evden çıkıp bisiklete atladığım gibi parka gidebiliyor olmak; iki simi alıp başka bir eve direkt tıklayarak götürebiliyor olmak ve hepsinden önemlisi bunları loading ekranı çekmeden yapabiliyor olmak büyük nimetti. Sims 4 tamamen geriye dönüş yapmış bu konuda. Sims 3’ün tartışmasız, sorgusuz sualsiz en etkileyici özelliğini kısıp, kapalı bir haritaya dönmüş. Konut bölgeleri, bir park ve bir eğlence bölgesi var Sims 4’ün bize sunduğu iki kasabada da. İşin acıklı tarafı, örneğin eğlence bölgesinde bardan çıkıp spor salonuna gitmek isterseniz de yükleme ekranı çekiyorsunuz. Bu Sims 3’ün “kasaba içinde yaşayan adam” ilüzyonunu alıp, yerle bir ediyor hâliyle. Bu yüzden de Sims 4, kafanızda devamlı, bir şekilde, eksik kalıyor…

Yiğitcan Erdoğan

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Tüm yazıları (2655)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.