Dizi içinden yeni görüntüler daha yeni yayınlanmışken Fallout trailerı aniden önümüze kondu, biz de afiyetle izledik.

Elimize geçen üç beş görselden ne gibi bilgiler alabiliriz diye düşünürken aradan birkaç gün geçtikten sonra Amazon bizi şaşırttı ve Fallout trailerı aniden yayınlandı. Trailerı baştan ve baştan izlerken bir dizi mi göreceğiz yoksa yepyeni bir Fallout oyunu mu oynayacağız kafamız bol bol karıştı. Yanlış anlamayın, bu karışıklık kötü bir durumdan kaynaklanmıyor. Gördüğümüz kadarıyla her şey iyi bir halde. Video içinde yeni yeni kişiler, taraflar, mutantlar ve de aslında eski anılar görüyoruz.

Çorak topraklara hoş geldiniz.

Geçen yazıda içimize doğan belirli endişeler vardı ama sanırım bu kaygılar da Fallout dizisi trailerı ile birlikte çoğunlukla ortadan kalktı. Bir Fallout hayranı için video oldukça tatmin ediciyken modern zamanların getirdiği bir pesimizm ve şüphecilik dalgasının etkisi de üzerimizde yok değil. Bu yüzden her ne kadar dizi hakkında güzel güzel hayaller kursak da yine de biraz dikkatli yaklaşmak gerekecektir. Yine de gelin, bu trailerın bizlere nasıl vaatler verdiğine şöyle bir bakalım.

Vault 33

Trailerdan bazı küçük sonuçlar da çıkarabiliyoruz. Lucy’nin içinden çıkıp kaçtığı Vault 33’de minik bir mutasyon sorunu varmış gibi görünüyor çünkü bir noktada tek gözlü bir karakterin varlığına tanık oluyoruz. Yani bir radyasyon sızıntısı veya başka bir mutajen sığınağın içinde mevcut durumda. Ayrıca bu tek gözlülüğün Fallout evreninde yeni bir mutasyon olduğunu, diziyle birlikte ilk kez göreceğimizi de belirtmem gerekiyor. Vault 33’ün kaderi ise bütün diğer sığınaklar gibi bir süre sonra çok talihsiz bir sona, kaotik bir finale doğru evriliyor.

Amazon Studios ve Kilter Films yapımı Fallout dizisi trailerı içinden Vault 33 görseli
Burada gözüne metal nesneler kaçmış bir Vault 33 sakinimizin elindeki tüfekle milleti taradığını görüyoruz.

The Ghoul

Walton Goggins’in canlandırdığı “Ghoul” karakterini ise trailerın sonunda radyasyon vurmadan önce küçük bir kız ile atını nükleer bombaların kavurucu alevleri kendilerine ulaşmadan dört nala bir sığınağa doğru koştururken görüyoruz. Vault kısmını ise üstündeki mavi kıyafetten anlayabiliyoruz. Karakterin nasıl bir hortlağa dönüştüğü ve içinin nasıl karardığın aslında buradan da çıkarabiliriz çünkü kendisini zaman çizgisinin ilerisinde yüz yıllar sonra çorak topraklarda üzerinde bir vault giysisi veya yanında kızı olmadan milleti vururken gözlemleyebiliyoruz. Sığındığı Vault’un radyasyon geçirip herkesi hortlaklaştırması ve karakterin kızını kaybetmesi çok olası.

Amazon Studios ve Kilter Films yapımı Fallout dizisi trailerı içinden Walton Goggins tarafından canlandırılan Ghoul karakteri görseli
Şu sinsi gülüşe bir bakar mısınız?

Ghoul karakteri dizi boyunca çeşitli zaman dilimlerine geçiş yaptığımız, savaş öncesi ve savaş sonrası zamanlar arasında gidip geldiğimiz en önemli unsurlardan birisi olabilir. Fallout dünyasında insan hayatının ucuzluğunun ve geçmişi bırakmanın ne kadar ağırlıklı bir yer tuttuğu da düşünülürse hedefinden çok sapacak bir çıkarım olmaz sanırım. Zaten Goggins böyle bir rol için yaratılmış, daha ne isteyebiliriz ki?

Dünya

Lucy’nin içinde çıktığı Vault 33’ün Los Angeles’ta olduğunu ve dizinin en azından bir kısmının kesinlikle orada geçeceğini iyi biliyoruz. Zaten Fallout dizisi trailerı içinde de Los Angeles sahilini görmek mümkün. Böyle koşullarda dizi hangi yıllar arasında geçecek, Fallout 1, 2 ve New Vegas’ın hikayeleriyle, olaylarıyla nasıl etkileşime geçecek veya Yeni Kaliforniya Cumhuriyeti, Cesar’ın Lejyonu, Enclave ve House gibi fraksiyonlarla ne kadar bağlantılı olacak bunu çıkarmak mümkün değil.

Amazon Studios ve Kilter Films yapımı Fallout dizisi trailerı içinden Los Angeles şehrinin yer aldığı bir görsel
Sonraki tatilimde nereye gideceğim belli oldu.

Tabii ki Brotherhood’un trailerda başının derde girebildiğini, yer yer kızgın bir savaş ortamının oluştuğunu da görüyoruz. Bu dünya içinde artık “Post Post Apokaliptik” diyebileceğimiz güçler dışında bu kadar dehşet verici bir savaşı hangi taraflar kendi aralarında verebilirler, bunun için pek az aday var. Hazır yeni yönetmen ve yazarların elleri değmişken bu ağır mahşer zamanı atlılarının yeni gruplarla savaşması yine biz hayranlar için güzel olabilir.

Mutantlar

Daha önce görülmemiş mutasyonlardan bir tanesi tepegözdü. Hamam böceklerine ve Yao Guai ayılarına ek olarak da bu dizide yepyeni mutantlar da görecek gibiyiz, zaten videoda bir tanesini gördük. Ağzının içinden bir sürü parmak çıkan bu yassı kafalı dehşeti ne Fallout 3 ve 4’te, ne New Vegas’ta ne de 76’da* gördüğümüzü hatırlamıyorum. İşte tam olarak istediğimiz yenilik de buydu, dizide zaten oynamış olduğumuz oyunlarda binlerce kez gördüğümüz aynı kişileri ve mutantları bir kez daha izlemek değil, bambaşka garipliklere tanık olmak.

Amazon Studios ve Kilter Films yapımı Fallout dizisi trailerı içinden tek gözlü mutantın olduğu bir görsel
Gözünüze takılan bir yer var mı?

*76’daki mutant çeşitliliği ve deliliği tüm Fallout oyunları arasında en radikal noktalarda. Bunun nedeni de oyunun nükleer savaştan sadece yirmi beş yıl sonra geçmesi ki geçici mutasyonlar daha yok olmamış, ölmek üzere olan mutantlar o yıllara kadar daha hiçliğe karışmamış.

Evet değerli dostlarım, tamamen kökten doğan bir çaresizliğin yarattığı optimist duygularla birlikte sizlere trailerdan çıkartabildiğim kadar bilgiyi vermeye çalıştım. Eksik kaldığım bir yer olduysa da artık onu da siz tamamlayabilirsiniz, sizin gördüğünüz neler vardı trailer içinde?

Author

Size bir hikaye anlatayım.

1 Comment

  1. Duygularim inişli cikisli.

    Çok heyecanlanmayıp zamana birakmisken aniden gelen trailer biraz sarstı.

    Görseller güzel de o radroachlarin, mutant yaratıkların (o parmakliyi ben de tanıyamadım), kesik el gibi detayın lappadanak(?) teaser’siz, apaçık trailerda full detay gösterilmesi, ortalama insan yigini izleyicileri ne kadar ikna eder bilemedim. Hani olsun, hepsi olsun yenilikler de olsun, ama kademe kademe. Tam anlatamamış olabilirim ne demek istediğimi.

    “İlgi olsun da para bulunsun Fallout yapimlarina” diye insan yiginlarina ihtiyacımız var, o açıdan sadece. Yoksa elbette bana ne kimin ne düşündüğünden.

    Hani biraz daha gizem katsalardı, daha dark bir atmosferle merak yaratarak falan başlasalardı, küçük ekranda da kült olma yoluna gidebilecek bir potansiyele sahip çünkü…..
    Bilemedim. İkna olmadigim bir seyler var. Illa ki olacaktı 🙂

    Hic haz almadigim scifi-western dokunusu olur da agzimizin tadı kacar diye endişem vardi (hadi firefly kösede dursun, Westworld de ayrı kalbimde). Amma velakin westernlik çok olmaz herhalde. Çok olmasın çünkü.

    “Cömele çömele gizli gizli giden bir zırhlı asker görecek miyiz?” demişsin, kahkahayı bastım.
    Görmeyiz herhalde, detaylar birebir ama inandirici. Yine de riskli bir is geliyor.

    Yok, meraklanmisim. Belli. Sizi okuyunca daha da merak ettim..
    Fallout lorecast dinlemeye gidiyorum Robot radio’da. Hatta yine bastan oynamaya baslamistim 4’ü. Acsam PS’yi yeridir.

    Yazanlara, S.Ersöz’e, tüm ekibe tesekkürler, siz de olmasınız Türkce bu haberleri nerede okuyacağız.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.