4. Anchorman: The Legend of Ron Burgundy

04 Anchorman

Bir insanın kafasının etrafında dolaşan kara bulutları en iyi sağlam bir kahkaha dağıtır; sağlam kahkahayı en net çıkartan filmlerden biri de Anchorman’dir. İki artı iki dört burada. Adam McKay’in yönettiği Anchorman, 2004’ün sürpriz hitlerinden biriydi. Hiçbiri o dönem süperstar olmayan Christina Applegate, Paul Rudd ve Steve Carell’i kadro; devasa komik olduğu doğumundan itibaren bariz olan Will Ferrell ile taçlanıyor, Ferrell ve Adam McKay’in senaryosu da ikonik lafları işin içerisine ekleyince, insanın karnına gülmekten ağrılar giriyordu. Ha bu arada, filmi “sonradan kim ünlü olmuş?” oyunu oynayarak da izlemek mümkün, bilhassa da dev keyifli!

 

5. Wreck-It Ralph

05 Wreck-It Ralph

Dürüst olalım, genelde bu tip bir liste yapıyorsak ve bir yerlerde söz animasyon filmlere gelecekse, kuvvetle muhtemel o filmin arkasında koskocaman puntolarla Pixar yazar. Bu sefer değil. Evet, Pixar rüyaların ve neşelerin fabrikası, ama bu spesifik durumda, biz listemize girme onurunu Wreck-It Ralph aracılığıyla Pixar’ın uzaktan kuzeni Disney Studios’a veriyoruz. Video oyunlarından anlasanız da, anlamasanız da anlattığı “bulunduğun ortama uyum sağlamama” hikayesine can evinden bağlanacağınız bu film gişede 500 milyon dolara boşuna ulaşmadı. Kaçırmayın, ıskalamayın!

 

6. Inside Out

06 Inside Out

Eh, dedik ama, Pixar’dan kaçışımız yok. Madem kaderde bir neşelendirme listesine Pixar yazmak var, o hâlde net bir şekilde tavrımızı koyalım, Pixar’ın en yeni filmini listeye ekleyelim. Biz vakti zamanında filmi baya bir övmüştük, o tarihten bu yana geçen aylarda da fikrimiz pek değişmedi. Geçtiğimiz günlerde Riley’nin yetişkinleşmekte olan zihnindeki hislerin hislerini anlatan bu filmin DVD’si de çıktığına göre, bizce bir daha övmenin zamanıdır. İzleyin, izlettirin, izlemeyen arkadaşınız olursa da yargılayıcı bakışlarla sindirin! (Daha Alo Geek İhbar seviyesine gelemedik)

 

7. Two Weeks Notice

06 Two Week Notice

Bakın, burada kimse kimseyi yargılamıyor. İşten güçten, okuldan sıkıntılı ortamdan; yorgun argın eve geldikten sonra biz hiç kimseden sanat eleştirmeni gibi adını okumak için yanda özel sözlük bulundurmak gereken filmlerin karşısına dikilmesini beklemiyoruz. İnsanın bazen çok boş boş eğlendirecek, tahmin edilebilir adımlarla da olsa sizi mutluluğa götürecek, içinizi hoş edecek bir şeylere ihtiyacı oluyor. İnsanın bazen… Hugh Grant’e ihtiyacı oluyor. E varsa böyle bir ihtiyaç, İngiliz aktörün görece az bilinen, ama en az diğerleri kadar keyifli bir filmini önerelim: Two Weeks Notice. Hem de işin içinde Sandra Bullock da var!

1 2
Author

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.