Yalan söylemeyeceğim; bu senenin, hatta belki de on yıldır inşa edileduran MCU’nun, en çok beklediğim/beklediğimiz filmi açık bir şekilde Endgame‘di. Bu yüzden de MCU’daki onlarca filmin ve senenin birikimi ile varılan noktayı konuşmak, geek alemi olarak bizleri çok uzun süreler meşgul edecek, buna emin olabilirsiniz. Haliyle filme dair getireceğim tüm yorumlarım da uzun uzadıya olacak, haberiniz olsun. Düşüncelerime katılacak veya katılmayacak olmanız size kalmış, herhangi bir fikir dayatma çabasında değilim -tıpkı sitemizin en başından beri zerre teşebbüs etmediği gibi. Hatta hepinizden rica ediyorum, dünyanın en iyi ya da en kötü filmi olarak değerlendirseniz dahi kimsenin seyir keyfini bozmadan izlemesine yardımcı olun. Kusursuz bir işse tanık olduğunuz için, berbat bir yapımsa bunca senelik emeğe rağmen ağır eleştirebilmek için herkes bizzat kendisi deneyimlesin istiyorum. (Hayır, Marvel’dan paralar yatmadı) 

Arkanıza yaslanın, çayınızı yudumlayın ve derin bir nefes alın; SPOILERSIZ olarak Avengers: Endgame‘den bahsedeceğim sizlere.

avengers-endgame-space

Kelimelerimi özenle ve nötr gözükecek şekilde seçmeye çabaladığımı her seferinde belirtme ihtiyacı duyacak olmamdan ötürü affedin; çünkü bu sizin için olduğu kadar benim için de çok hassas bir nokta. Spoiler almaktan köşe bucak kaçan insanlar gibiyim ben de şu an; ama benimki, olur da bir tarafa daha baskın gelen bir cevap verirsem diye tabii…

Pozitif ya da negatif her türlü yorumdan kaçınacağım bu spoilersız incelememde söze şöyle başlamak istiyorum: Endgame, her geekin hayatında tatması gereken bir deneyimdir. Kimileri için sarhoşluk gibi de değerlendirilebilir hatta. Ne kadar etkileyeceği veya ertesi gün eski halinize ne denli kolay döneceğinizin hiç de belli olmadığı bir üç saat var ortada ve bu, herkeste değişik hissiyatlar bırakacak türden bir şey.

Sıkı bir MCU hayranı olduğumu, ancak bu kadar gönülden bağlı olduğum bir şeyin iyiliği için de asla ve asla yapıcı eleştirilerimi sakınmayacağımı da buradan herkeslere ilan etmek isterim. Ebeveynlerinizin size, dışarıdan yediğiniz darbeler canınızı daha fazla yakmasın diye yavaş yavaş hayatın zorluklarına alıştırması gibi düşünün bunu. Birinin size söyleyeceği kalp kırıcı sözler, annenizin söylediğinden çok daha fazla can yakacaktır, değil mi? Ancak vakti zamanında anneniz size bu bağışıklığı kazandırdığı için artık yeni darbelere karşı aşılanmış olursunuz. Benim durumum da aynen böyle şu an: Asla bir kenara atmam, atamam; fakat samimiyetsizlik yapıp yalnızca övgülere boğmak da işin sahtekarlığına girer.

endgame-1-1170x480

Endgame, beklentilerimin çok ama çok yüksek olduğu ve buruk gülümsemeyle beklediğim bir filmdi benim için. Tıpkı insan ırkının, nihai sonu gereği öleceğini bilmesine rağmen bu hayatı yaşamaya devam etmesi gibi. Bu yapımların bir sonunun olacağının, özellikle de yaptığım iş gereği, fazlasıyla farkında biri olarak kendimi bu durumda hissettim. Olayın komik kısmı, hala  da öyle hissediyorum. Çünkü bu, üç saat boyunca tek bir ihtiyaç molası bile vermeden izlediğimiz bir “film” değildi. Bu kadar basit bir şekilde tanımı hak etmediğini, harcanan onca emeğin ve senenin hatırına deşilmesi gereken bir proje olduğunu düşünüyorum. Evet, Endgame tek bir filmden ibaret olmayan, uzun yıllardır Marvel’ın planladığı bir “proje” gerçekten de. İyisiyle kötüsüyle, kendini bir şekilde buraya kadar getirebilmeyi başarmış bir tanıdık…

Genel olarak yöneltilen “Beklentileri karşılıyor mu?” sorusuna dalış yapmak istiyorum. Aslına bakarsanız bunun cevabını, filmin en son saniyesine kadar, hatta izlerken bile, ben de tam anlamıyla kavrayamadım. Çünkü bir şeyler beklediğim aşikar, evet; ama bunun negatif ya da pozitif bir yöne çekilebilecek kadar anlaşılır ve kelimelerle açıklanabilir bir duygu olduğunu sanmıyorum. Beklentilerim arasında en ağır Marvel hayranının sevdiği şeyler kadar, herkesin eleştirdiği türden yorumların da olduğunu belirtmek isterim. Kelimenin tam anlamıyla HER ŞEYİ bekliyor olduğumun farkında vardıktan sonra, bu beklenti karşılama olayının kesinlikle her bir kişinin kendi kafasında altüst olacak türden bir mevhum olduğuna karar verdim. Çünkü film, dengenizi bozan türden bir deneyim.

avengers-endgame-trailer

Normal şartlarda yirmi dakikalık dizilere bile saate bakmadan katlanamayan hareketli biri olarak üç saat bana çok farklı duygular yaşattı diyebilirim. Bunun bir son olduğunu bildiğimden ötürü her halükarda kırılacak kalbimin acısının çabuk geçmesini ve filmin bir an önce bitmesini bekledim, inkar etmeyeceğim. Ama sonsuza dek o üç saat içinde sıkışıp kalsam, muhtemelen hiçbir zaman pişman da olmazdım. Evet, verebilecekleri her şeyi en ideal şekilde bu üç saatçik içinde anlatmış olabilirler, ama filmden sonra bunun bile yeterli olmadığını görmemek elde değil.

Şimdiye kadarki en fazla göndermeye sahip ve en dolu olan Marvel filminin Endgame olduğunu söylersem pek yanılmam sanıyorum ki. Ha, bu doluluğa sabrınızı taşıran cinsten yaklaşmak ya da hayran güdülerinizi okşayacak şekilde bakmak tamamen size kalmış bir durum. Bu konuda spoiler vermeden söyleyebileceğim tek şey maalesef bu. Çizgi romanlardan tutun internette döndürdüğümüz geyiklere kadar her türlü muhabbet, bu üç saate dahil. Bir yandan bunca çok şeyin beyninizde bir araya gelmekten ötürü patlamaya yol açması ve sonrasında birtakım soru işaretleriyle kalmanız da mümkün.

Marvel çizgi romanlarının ve filmlerinin en ağır hayranlarının bu filmden çıktıklarında, hayatlarından yitirdikleri belli bir süre gibi düşünmelerine olanak vermiyorum. The Last Jedi, The Hobbit veya Crimes of Grindelwald hayal kırıklıklarını atlatmış bir camia olduğumuzdan ötürü yüreğinizi ferah tutmanızı isterim. Fakat eğri oturup doğru konuşmak da gerek; koşarken tökezleyip düşen çocuğumuza da gerekli nasihatleri bir bir anlatmamız şart.

avengers2

Ufak tefek sahne kopukluklarına ve ilk kez gördüğünüz için oluştuğunu düşündüğünüz bazı sorulara; belki de mantıken düşündüğünüzde ters gelen ama “süper ötesi şeylerin yaşandığı” türden bir evrende açıklaması daha kolay olabilecek ögelere sahip olan bir film Endgame. Aynı zamanda, yalnızca çizgi romanların alternatif hikayelerinde görebileceğimiz türden olanaksızlıkları olağan hale getirmiş ve sektördeki en güvenilir insanların bile klişe olarak adlandırabileceği noktalarını bir şekilde izleyicisine inanması güç bir şekilde deneyimletmiştir. “Ben az önce ne izledim?” cümlesini tonlamasına göre hem olumlu hem de olumsuz olarak değerlendirebiliyoruz ya hani, Endgame tam da böyle bir şey işte.

İtiraf etmem gerekir ki Endgame, birçok insan için psikolojik bir süreç olacak. Kimileri bu filmi izler izlemez aklından silmek istediğini veya beğenmediğini belirtiyor; kimileri de hayatının bir parçası olduğu için duygu fırtınasında kaybolduğunu söylüyor. Ne olursa olsun yaşanılan iki ucun da bir psikolojik savaş olduğu konusundaki gerçekliği gizleyemiyor.

null

Açık ve net bir şekilde söylüyorum: Film süresince yeri geldiğinde ufak tefek sıkıntılar deneyimledim; kimi zaman göğsüm kabardı ve salonda Rohirrim’e seslenen Theoden gibi gaza geldim; bazen de bu filmin üzerimdeki etkisini düşündükçe oturup hüzünlendim. (Salonda hunharca burnunu çeken o insan evladı bendim, çok pardon) Ancak her halükarda Endgame, on seneyi aşkın süredir oradan orada sürüklendiğimiz MCU hayatımın gözlerimin önünden bir şerit gibi geçmesine benzedi. Acısıyla tatlısıyla hatırladığım/hatırlayacağım bir anım, geek olduğum alanda getireceğim coşkulu ya da yerici yorumlara bir haklılık hissi olarak yer etti zihnimde.

Belki teşekkür edersiniz, belki de lanet edersiniz bana bunu söylediğim için ama tek bir ricam var: Endgame‘i KENDİ GÖZLERİNİZLE görmeniz lazım. Sürekli “nötr cümleler kurmaya çalışıyorum” demekten bıktım ama gerçekten de bu ihtiyacı hissediyorum istemsizce. Gidin, izleyin ve senelerdir bu filmlere maddi ve manevi bir çaba harcamış her geek gibi siz de haklılığınızı savunun.

Ne olursa olsun izleyin. “Whatever it takes.”

Not: Filmde after credits sahneleri yok.
Yazar

Geekyapar'ın yeni editoryal işler amiri. Geveze, aşırı heyecanlı, domates surat. Ailenizin mülayim, cep tipi ponçiği. Profesyonel inek. Özel gücü ise role play yazmak. @poncikbruiser

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.