Burada genelde gişe haberleri verirken, efsane başarılardan söz ediyoruz. Geçenlerde Star Wars’ın 6.5 kat attırarak kırdığı IMAX ilk gün rekoru gibi. Sözünü etmeye en değer muhabbet oradan çıkıyor…
Warner Bros için bu bir yokuş yukarı mücadeleydi, bunu kabul etmek gerekiyor. Çünkü Affleck sadece filmin yıldızı değildi; yazarıydı, yapımcısıydı ve her şeyden önce stüdyoyla pırlanta bir ilişkisi…
Eğri oturup doğru konuşalım, Michael Douglas Ant-Man için çok da dayanılmaz pozitif bir faktör değildi. Marvel Cinematic Universe’i şereflendirmiş -Robert Redford, Anthony Hopkins, Ben Kingsley gibi- efsane aktörlerin aksine Douglas neredeyse…
Eğer Adi Shankar ismi bir yerlerden tandık geliyor ama tam da nereden geldiğini çıkartamıyorsanız, sizi kervanın sonlarına doğru alalım: Zira yalnız değilsiniz. Shankar, Hollywood’da bir süredir iş yapan,…
Yükle Gelsin!
Ben buna müsaadenizle “Avengers sendromu” demek istiyorum. Eskisi gibi yavaş yavaş bir külliyatı ekrana aktarmak, dizinin ya da film serisinin kötülerini birer ikişer büyütüp sonunda geniş bir “Rogues Gallery” kıvamına getirmek artık pek mümkün değil gibi gözüküyor. Film ve dizi yapımcıları buna pek yanaşmıyorlar en azından. Onlar Avengers’da…
Duyurulduğunda muhtemelen gördüğümüz en garip kombinasyonlardan birinin ürünü gibi duruyordu Alien: Isolation. Arkasındaki yapımcı ağırlıklı olarak strateji oyunlarıyla tanınan Creative Assembly idi, konu aldığı mitoloji içerisinde geçen iyi bir oyun çıkmayalı on yıllar olmuştu ve ne ilginçtir ki orijinal materyal bir korku filmi olmasına rağmen, işin korku tarafına…
Sanıyorum şu dakikada hemen hemen hepimiz Robert Downey Jr.’ın kariyer türbülansları konusunda genişçe bir bilgiye sahibizdir değil mi? Kariyerine yönetmen babasının yönlendirmesiyle başlayan ve o gölgeden çıkıp, Air America, Chaplin ve Natural Born Killers gibi filmlerle büyük övgü kazanan; fakat bu övgü, şan, şöhret ve finanssal başarıyı iyi…
Adventure Time, çizgi film anlamında bir kırılma noktası, bir devrim sayılabilir. Daha önce hiç bir çizgi film kurgusunda görmediğimiz kadar geniş ve tutarlı evreni, kendi içinde geçen; yer yer hüngür hüngür ağlatan, yer yer kahkahalarla güldüren sahneleri ve canımız ciğerimiz karakterleri ile muhteşem bir seri. Ciddiyim, eğer daha…
“Geçen gene arkadaşlarla Cyclops’u dövüyoruz…” Bir başka Garth Ennis çizgiromanı ile karşınızdayım sevgili Geekyapar okurları. Bu sefer üzerine birkaç kelime sarf edeceğim serimizin adı The Boys. Yeni bir seri değil ama çok eski de sayılmaz. Yoğun şiddet ve cinsel içerikten ötürü pek göz önünde tutulmayan bu güzide seri…
Çok geç, ve çok rastgele tanıştım Little Inferno’yla. 2012 çıkışlıymış Tomorrow Corporation imzalı bu oyun. Allan Blomquist, Kyle Gabler ve Kyle Gray isimli üç yapımcının imzasını taşıyan oyun, Kasım 2012’de Wii U’ya, birkaç gün sonra PC’ye, bir vakit sonra da iOS’a, OS X’e, Linux’a ve Android’e çıkmış. Ben…
Hugo’yu izlemiş miydiniz? 2011 çıkışlı, Martin Scorsese’nin yönettiği bir filmdi. Başrollerinde Chloe Grace Moretz, Asa Butterfield, Ben Kingsley ve Sacha Baron Cohen vardı. Vakti zamanında 3D filmlerin gerçekten de pazarlama sebebi olmak dışında bir anlam ifade edebileceklerini kanıtlaması icabında büyük övgü toplamış, pek çok sinefil (meali: sinema geek’i)…
Bazı seriler vardır, o kadar uzun bir tarihe sahiptirler ki bir türlü başlayamazsınız. Batman’in te Detective Comics, Superman’in te Action Comics olduğu zamanlardan itibaren kim oturup okuyacak şimdi mesela? Yani demek istediğim, bu tip şeyler insanın gözünü korkutur ve bu sebeple bir türlü o hep başlanmak istenen epiklere…
DC söz konusu olduğu zaman filmler konusunda belki çok şanslı olmadık. Evet, Marvel filmleri gırla gidiyor ve biz beyaz perde dahilinde istediğimiz sıklıkta bir Batman filmi göremiyoruz fakat böyle zamanlarda sığınabileceğimiz, ortamlarda dönen tartışmalarda her zaman kazanabileceğimiz bir cephemiz daha var; animasyonlar. Nasıl Marvel Cinematic Universe diye bir…
Sanıyorum geçenlerde Facebook üzerinden yorum bırakan bir okurumuzdu bunu soran. “Hayatımda hiç çizgi roman okumadım, neyle başlamamı önerirsiniz?” demişti. Biz bu soruyu görünce bir oturduk düşündük. Hakikaten, hayatında hiç çizgi roman okumamış insanlara “bak şunlarla başla” diyecek olsak, o cümledeki “şunlar” kısmını neyle doldururduk? Bir masa başında kalem…
