Her ne kadar çok büyük bir Star Trek hayranı olmasam da JJ Abrams’ın reboot’ta yaptığı işi fazlasıyla takdir etmiştim. Reboot’un nasıl yapılması gerektiğiyle ilgili ciddi bir ders vermişti…
The Walking Dead, şu sıralarda, izleyenleri için büyük bir tartışma konusu. Dizi hiçbir şekilde popülaritesinden bir şey kaybetmiş değil; hâlâ tüm ölçüm araçlarına göre dünyanın en popüler dizisi…
İçinde bir veya öteki şekilde veri komutlarını kabul eden ve bu komutlarla belli başlı işlemler yürütebilen bir bilgisayar bulunduran tüm şeylere akıllı sıfatıyla seslenmeye ne zaman başladık? Zannediyorum…
Deadpool filminin yönetmeni Tim Miller kreatif anlaşmazlıklar nedeniyle Deadpool 2’de görev almayacağını duyurduğunda çok canımız sıkılmıştı. Hatta Yiğitcan Pitt-Jolie ayrılığından daha ümitsizliğe düşürücü bir ayrılık demişti olayla ilgili…
Yükle Gelsin!
“Fütürist kenti yaratmalı ve yeniden inşa etmeliyiz: o, her parçası dinamik olan uçsuz bucaksız, kargaşalı, canlı ve soylu bir şantiye gibi olmalıdır; Fütürist konut ise kocaman bir makineye benzemelidir” Fütürist Mimarlık Manifestosu Makinelerin gücüne, enerjiye; modern yaşamın hareket ve dinamizmine önem veren Fütürizm 20. yüzyılın önemli İtalyan akımlarından…
Fyodr Dostoyevski’nin 1846 tarihli kısa romanı Öteki’nden uyarlanan The Double filmi için yayınlanan fragman, açıkçası şimdiye kadar geçen senenin en merak uyandırıcı fragmanlarından biri olmayı 30. saniyesi geçmeden başarıyor Jesse Eisenberg’in Now You See Me’de üzerinden atmaya başladığı “nerd çocuk” imajı, bu festival filminde de yıkılmazsa artık hiç…
Thor filmlerinde Jaimie Alexander’ın canlandırdığı Lady Sif’in Agents of S.H.I.E.L.D.’a (Allah belasını versin bu noktaların) konuk oyuncu olarak katılacağını duymayan kalmadı herhalde. Ama görmek bugüne kadar nasip olmamıştı. Marvel, yanında dizinin sorumluları Jed Whedon ve Maurissa Tancharoen’in yorumlarıyla beraber en sonunda resmi bir görüntü yayınladı. Resimde Sif, Agent…
Oscar kabul etmek zor iş. Julia Roberts gibi mutluluğunu fazlaca belirtseniz “Hah, iyice hava at iyice” deniyor, Anne Hathaway gibi sakin karşılasanız “Şuna bak, şaşırmadı bile” oluyorsunuz. İki ucu boklu değnek anlayacağınız. O yüzden arada bir kabul konuşması çıkıp, hem etkileyici, hem ilham verici, hem de komik olunca…
Pixar’ın yıllardan beri sürdürdüğü ince bir dengesi var. Toy Story ile başlayan maceralarında hep bu dengenin üzerinde yürüdüler. Hem yetişkinleri, hem de çocukları eğlendirecek, hislendirecek filmler üretmeye çalıştılar ve çoğunlukla başarılı oldular. Çünkü yetişkinlerin yanında getirdiği çocuk kadar, içindeki çocuğa da hitap ediyorlardı. Bu formülü onlar kadar başarılı…
HBO, Game of Thrones’un 4. sezonu için iştah kabartıcı hikayeler anlatmaya devam ediyor, 14 dakikanız var mı? Akyürüyenler “Hülooğ” diyecek mi? Sarı kız ejderhalarını büyütebilecek mi? Şişman çocuk o karak hançeri niye yerde bıraktı? Peki Lekesizler lekelenecekler mi? Cüce aşkını itiraf edecek mi? Hodor, Gondor tahtının varisi olduğunu…
Florida’da gerçekleşen düğün, yok artık dedirtecek kadar fazla karaktere ev sahipliği yapıyor. Batman ve Iron Man dışında ninjalar ve WWE efsanesi Jimmy Hart bunlardan sadece bir kaçı. Damat ve sağdıçların zırhları ise AdventureQuest Worlds oyunundan esinlenilmiş. http://www.youtube.com/watch?v=z04VIhagpko
Niye bilmiyoruz ama yaratıcı ortaklıkları seviyoruz. İki insanın bir araya gelip, ortaya muhteşem bir iş çıkarması, bu insanların bu ilişkilerini yıllarca sürdürmeleri hoşumuza gidiyor. Belki de sürekliliği sevmekten de ileri gelen bir keyif var o ortaklıkta. Yönetmen-oyuncu ilişkileri, yazar ikilileri, ne isterseniz. Ama bunların arasında apayrı tuttuğumuz bir…
Oyun endüstrisi olarak karakterlerimizi ırk, dil ve din olarak şekillendirmeyi öğrendik. Arap, Fransız, Japon, Meksikalı, Rus ana karakterlerimiz var. Bunların hepsine Amerikan aksanı koyma safhamızı da atlattık. Yalnız yıkamadığımız tek bir tabu var: Oyunlarımız hâlâ ağırlıklı olarak Amerikan veya Japon firmalardan çıkıyor. Ya da en azından öyle gözüküyor.…
Gençliğimizde illa ki izleyip, asla izlemediğimiz iddia ettiğimiz The O.C.’nin “asabi, asi ama aslında iyi kalpli” jönü Benjamin McKenzie öldü mü, kaldı mı merak ediyorsanız kendisi (aslında çok kişinin beğendiği, benim de “ulan çok kişi beğeniyor bir baksak mı” diye merak ettiğim) Southland’de bir süredir sessiz sedasız işini…
