Dikkat! Bu yazı Westworld, Harry Potter ve Star Wars’tan çok ama çok temel birkaç spoiler içerir. Hani bunları hiç izlemediyseniz bu yazıyı okumamanızı tavsiye ederim.

Son dönemlerde dizi ya da film izlemek eskisine göre ne kadar da zorlaştı, değil mi? Yeni çıkan filmleri bir hafta, popüler dizilerin yeni bölümlerini ise çıktığı günde izlemezseniz spoiler yeme ihtimaliniz çok yükseldi. Eskiden herkesin benim gibi düşündüğünü sanırdım: Spoiler veren kişiyle apartmanın kenarına çöp bırakan adam aynıdır, nokta. Ancak son birkaç gündür gündemde olan “Avengers: Endgame sahneleri sızdırılmış.” haberleri beni iyice düşündürdü: Bu spoilerları paylaşanlar, neden başkalarının film izleme tecrübesini mahvetmek istiyorlar? Peki ya videoyu izleyenlere ne demeli? Bir filmin sonunu bilmek filmi mahveder, değil mi? 

Görünüşe göre herkes aynı fikirde değil. Spoiler yemenin dizi/film üzerindeki etkisi kişiden kişiye değişiyor. İnsanlar bu konuyu, yani spoilerların insanlar üzerindeki etkisini araştırmış sevgili geekler. Görünüşe göre bu değişimi etkileyen üç adet faktör var: Dizi/filme bağlılık, verilen bilginin boyutu ve spoiler verilen bireyin kişiliği.

Öncelikle şunu netleştirelim: Herhangi bir filmin sonunu söylemek ile spoiler aynı şey değil. Yatırım yapıp zaman harcadığınız bir dizi ile yeni duyduğunuz bir dizinin sonunu öğrenmek arasında dağlar kadar fark var. Bu farkı oluşturan unsurlardan biri, kişinin bir dizi/film için duyduğu hayranlık ve bağlılık seviyesinin en üst olgusu olan “fandom”, yani “hayranlık duyduğunuz içerik”tir.

rebirth-top_1-h_2016

Fandom dediğimiz bu hayranlık olgusunu, iki farklı yüzü olan bir madalyon olarak varsayabiliriz. Önündeki yüzünde gördüğümüz, hayranı olduğu hikayeyle ilgili yeni bir şey çıktığı anda bunu tüketen, hikayenin en küçük bir öğesini başkasından duyduğunda tüm dünyası yıkılan masum hayran kitlesi. Bu kişiler en sevdiği dizisinin bölümü çıkar çıkmaz izler, diğer fandom üyeleri de izlesin beraber konuşalım diye düşler. Asla kimsenin seyir keyfini mahvetme gibi bir amaç gütmez. Öte yandan bu masum hayran kitlesine verilen spoiler, arkadaşlığı bitirme noktasına getirebilir.

Eğer orijinal bir dizi/film izliyorsanız şanslısınız, hayranı olduğunuz dizi/film için yiyebileceğiniz spoiler az çok belli. Tüm fandom, diziyi yaklaşık aynı zamanlarda izleyecek, herkes verilen bilgiye aynı zamanda ulaşacak. Eh malum, artık Hollywood’da sıfırdan bir hikaye yazılması çok nadir görülen bir olay haline geldi. Bu sebeple de hayranı olduğunuz dizi/film bir kitaptan ya da çizgi romandan esinlenmiş olma ihtimali çok daha yüksek. Bu da bizi madalyonun öteki yüzüne getiriyor: Geek tayfa. Bu kesim, dizi/filmin uyarlandığı orijinal eseri dibine kadar bilen, bu da yetmez deyip herhangi bir yan hikayeyi de aynı özenle bağrına basan kesim.

Fandom madalyonunun bu iki yüzü arasındaki ilişki karşılıklı. Bunu sağlayan da aslında Wiki sayfaları, bloglar, Reddit ve YouTube. Eğer masum hayranlardan biriyseniz ama geek tayfadan olmak istiyorsanız, izlediğiniz herhangi bir dizi/film hakkında bilmek istediğiniz her şeye buralardan ulaşabilirsiniz. Bilinmeyen detaylar hakkında teoriler, unuttuğunuz bir karakterin geçmişi derken internet ve sosyal medya size geniş bir kütüphane sunuyor. Bu kütüphaneyi dolduranlar ise fandomın geek kişileri.

Ron-and-Hermione-Studying

Masum hayran kitlesi ile geek tayfa birbirinden besleniyor. Diğer nesillerin asla ulaşamadığı bir paylaşımcı dizi/film izleme kültürü söz konusu tam da bu noktada. Kimine göre bu kadar bilgi bazı insanları rahatsız etse de araştırmalar gösteriyor ki eğer bir dizi/filme ne kadar bağlıysanız, onun hakkında mümkün olduğunca çok bilgi öğrenmek izleme tecrübenizi o kadar geliştiriyor. Teoriler, karakter geçmişleri, hatta aynı evrende başka karakterlerin başından geçen hikayeler bile sizi fandoma daha çok bağlıyor. Bizim sitemizde yayınlanan yazılardan, YouTube’da yayınlanan binlerce dizi/film içeriğine kadar internette bu konuyla ilgili bulabileceğiniz her şey aslında bu tezi destekler nitelikte.

Yukarıda bahsettiğim bu paylaşımcı ruhu zararsız kılan özellik, verilen bilginin boyutu. Paylaşılan bilgiler hikayeyi derinleştiren nitelikte ise izleyenler bundan olumlu etkileniyorlar. Örneğin, Harry Potter serisi içinde yalnızca filmleri izleyen bir kişi için Ron ve Hermione’nin birbirlerine aşık olması anlamsız gelebilir. Kitapları okuyan biri ise filmlerde yansıtılanların aksine bu iki karakterin aslında bir çok ortak yönü olduğunu ve birlikte daha çok zaman geçirdiklerini, bir nevi birbirlerini tamamladıklarını görebilirler. Paylaşılan bilgi, hikayeyi derinleştirmiyor, aksine ileride paylaşılacak bir bilgi önceden öğrenildiği için izleyici kite bundan olumsuz etkileniyor. Bu da artık paylaşımcı ruh terk edilmiş ve insanların seyir keyfine zarar verilmiş demek oluyor.

Yine Harry Potter’dan ilerleyecek olursak, Dumbeldore’un hazin sonunu bilmeyen birine bunu anlatmak, bu kişinin hikaye izleme deneyimine hiçbir yarar sağlamıyor. Aksine, doğal seyrinde giden bir süreci bozarak izleme deneyimine zarar veriyor.

tmg-facebook_social

Sosyal medyanın bu paylaşımcı ruha getirdiği en büyük katkı ise tartışmasız dizi/film teorileri. Bu teorilerin izleme tecrübesine zararlı olup olmadığını ayıran çizgi ise çok ince. Oluşturulan teorinin doğru olma olasılığı yükseldikçe spoiler olmaya o kadar yaklaşıyor diyebiliriz. Örneğin Westworld dizisini ve plot-twistlerini ele alalım. Bu plottwistlerden en büyükleri Bernard’ın geçmişi, çoklu zaman çizgileri ve Man in Black’in kimliğiydi.

Diziye ilk başladığımda dokuz bölümü art arda izlemiş ve hiçbir teori videosuna bakmadan da bitirmiş biri olarak kendimi oldukça korunaklı ve seyir zevki bozulmamış biri olarak görüyordum. Ama gel gelelim Bernard’ın aslında robot olduğunu öğrendiğimde yaşadığım şaşkınlığın boyutu ile açtığım ilk teori videosundaki “Evet, William’ın Man in Black olduğu artık çok bariz.” cümlesinin yarattığı şok neredeyse aynı ölçüdeydi. Dünyam tam anlamıyla başıma yıkılmıştı, çünkü ben onca bölümü hiç spoiler almadan izledim diye seviniyordum . Fakat bir anda o “spoiler” olarak görülen bilginin aslında çok da mühim bir dikkat gerektiren şey olduğunu anlamıştım.

Sorumuza geri dönüyorum sevgili geekler, spoiler yemek bir diziyi veya filmi mahveder mi? Man in Black’in William olduğunu bilmek Westworld’ü, Darth Vader’ın Luke’un babası olduğunu bilmek Star Wars’ı mahvetti diyebilir miyiz? Olur mu öyle şey, Star Wars külliyatını bir spoiler ile mahvetmek mümkün mü canım?! Darth Vader’ın kim olduğunu bilmek, filmi mahvetmekten daha çok, izleyenin Darth Vader’ın kim olduğunu öğrenme merakını elinden alıyor.

29c1db

Psikolojik araştırmalar gösteriyor ki, insanlar için hikaye anlatımında varılan son kadar, oraya nasıl gittiği de önemli. Hikayenin doğal seyrini bozmak aslında hikayeyi değil, hikayeyi takip edenin heyecanını baltalıyor. Eğer izleyici hikayeler ile duygusal bağ kuran biriyse, hikayenin doğal seyrini bozmak, onları bir parçası hissettikleri serüvenin içinden çıkarıp gerçek hayata geri döndürüyor. Eğer bu denli bir bağ kurulmamış ise hikayenin varacağı sonu bilen bir kişi yine de hikayenin diğer unsurlarını ele alarak izlediği şeyden aynı derecede zevk alabiliyor.

Eğer siz limanın nerede olduğunu bilmek önemli değil, önemli olan yolculuktur diyorsanız buyurun, spoilerlı videoları izleyin. Ama bilin ki birçok kişi için nereye gidiyor olduğunu bilmemek yolculuğu daha da heyecanlı kılıyor. Bu sebeple, özellikle Nisan ve Mayıs aylarında geek alemi adına sizlerden rica ediyorum, spoilera bir dur deyin.

 # ThanosDemandsYourSilence

Author

Dizi bağımlısı bir beyaz yakalı. Kedisine çekmiş, en büyük zevki miskin miskin yatmak. Kendisi ve kedisini sosyal medyada bulabilirsiniz. @asliozkeles

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.