John Wick 4 vizyona gireli bir haftadan fazla oldu. Geç de olsa filmi izledik ve sadece dördüncü filmin değil, John Wick serisinin neden iyi olduğunu konuşmak istedik. Gelin, bugün de biraz John Wick övelim.

2014’te ilk John Wick filmi çıktığında Keanu Reeves’in Matrix serisinden sonra tekrar bu derece ikonik bir karaktere bürünebileceğini kimse tahmin etmezdi. İkinci filmi üçüncü izledi ve dördüncü filmle şimdilik halka tamamlandı. Genel kitlenin aksine dördüncü filmin serinin en iyisi olduğu fikrinde olanlardan değiliz ama yine de herkes için filmin sinemaya gidip görmeye değer olduğunu söyleyebiliriz. İzlemediyseniz uyarıyoruz, yazıda dördüncü filmden spoiler bulunmaktadır.

John Wick Chapter 2 posteri
John Wick 2

Kabul edelim ki aksiyon filmleri, sinema konuşulan çevrelerde ve arkadaş ortamında; samimiyetin dozunun belli orana geldiğine emin olunduğunda övülmeye başlanan bir türdür. Masaya ilk oturduğunuzda kimse “Görevimiz Tehlike çıksa da izlesek” demez. Hatta süper kahramanlar hariç, 2010’lardan sonra çıkıp da bu kadar geniş bir kitlenin gönlüne taht kuran ve gönül rahatlığıyla övülen ilk aksiyon serisi John Wick olabilir. Ondan sonra çıkan az sayıda aksiyon filminden övgüyle bahsedilebilir.

Serinin ilk filmi çıktığında; zamanının aksiyon dublörleri, yönetmen olunca çok iyi aksiyon filmi çekebilirmiş, görmüş olduk. Aksiyon sahneleri o kadar iyiydi ki seyirci salt bunu övmemek için tutunacak başka dal aradı. “Abi başka filmde karakterin anası babası ölür, o da gider herkesi öldürür. Bunda köpeği ölüyor bak. Ne kadar farklı bir film, anladın mı olayı?” övgülerini hepimiz duyduk. Harbiden de John Wick’in diğer aksiyon filmlerine biraz meta bakan bir hâli vardı. Film, çokça ciddi ve çokça iyi bir parodi gibiydi. Jason Statham’ın, Liam Neeson’ın ve sayısız oyuncunun bu gibi; elini eteğini işten çekmiş tetikçinin, bir kayıp yaşadıktan sonra geri dönüşü temalı filmi vardı. John Wick’in bunlardan farkı, seyirciyi o duygusal dramaya hiç sokmamasıydı. Karakterle özdeşleşmek için Punisher gibi tüm ailesinin katledilmesi gerekmiyordu. Hızlı ve Öfkeli serisi gibi mahalle kültürü ve aile bağlarından yürümüyordu. Resmen, “Arkanıza yaslanın ve intikam almak isteyen bir adamın şovunu izleyin.” deniyordu.

John Wick Winston ve Jon
John Wick – Winston ve John

İkinci filmle evren biraz daha genişledi, kanla mühürlenen sözleri gördük. Bu sefer John Wick, istemediği bir işi yapmaya zorlanıyordu ve sonrasında yine intikam alıyordu. Filmin sonunda çiğnememesi gereken iki kuraldan birini çiğnedi ve Continental sınırları içinde birini öldürdü. Aforoz edildi. Üçüncü film, direkt ikinin kaldığı yerden açıldı ve film boyunca aksiyon dur durak bilmeden devam etti. Bu filmde, alınması gereken bir intikamın yerini, hayatta kalma çabası aldı. John’un amacı bir şey kanıtlamak, bir gerçeği açığa çıkarmak, birilerinin kökünü kazımak değildi. Yalnız ve yalnız hayatta kalma çabası, inadına yaşayacağım tavrı, ona sınırları zorlamak için intikamdan daha fazlasını veriyordu. Dördüncü film de üçüncü filmin kısa bir süre sonrasını göstererek açıldı. John, hayatta kalmak çabasında ısrarcıydı ve filmin sonuna kadar bu ısrarını sürdürdü.

İlk film iyiydi. İkinci, ilkinden daha iyiydi. Üçüncüyse ilkinden çok daha iyiydi. Her seferinde yeni gelen, öncekinin çıtasını daha da yükseltti ve aksiyonun dozunu arttırdı. John Wick karakteri her filmde daha az konuşmaya başladı. Bütün bu çatışmanın bizim dünyamızda değil, bambaşka bir evrende geçtiğini giderek daha iyi anladık. Sadece Continental oteli çalışanları değil; taksici, kütüphane görevlisi, sokaktaki dilenci ve bebek arabasıyla gezintiye çıkmış bir aile bile onun John Wick olduğunu biliyordu, aynı suikast oluşumunun bir parçası olarak orada yer alıyordu. İlk filmde gece kulübünde çatışma çıkınca etrafa kaçışan sivillerin yerini, dördüncü filmde hiçbir şey olmuyormuş gibi eğlencesine devam eden insanlar aldı.

John Wick 3 New York Continental
John Wick 3 – New York Continental

Bize göre dördüncü film; uzun ekran süresinden mi diyelim, diğer filmlerin aksine duygusal çatışmaya daha fazla zaman ayırdığından mı diyelim bilemedik ama sürükleyip götürme, dolu dolu olma konusunda üçüncü filmin altında kaldı. Şunun altını hemen çizelim: Üçüncü film o kadar iyiydi ki dördüncü filmin onun üzerine çıkamaması hâlâ yeni şeyler görmemize engel değildi. Osaka Continental’deki büyük çarpışma, Berlin’deki gece kulübünde yer alan dövüş sahnesi -ki burada Scott Adkins’in karakter ismi Türk seyircinin beş dakika gülmesine yeter- ve Paris’teki dragon’s breath mermilerinin uzun uzun; Blade serisini aratmayacak şekilde kullanıldığı sahneler, filmin akıllara kazınacak kısımlarındandı. Sabaha kadar sürse koymayacak bu sahnelerin aksine bir de uzadıkça uzayan merdiven dövüşü ve düello sahnesi; “Film de ne uzunmuş!” dedirten anlardandı.

John Wick Osaka Continental
John Wick 4 – Osaka Continental

Düellonun sonunda John Wick yıkıldığı yerde kaldı ve hemen arkasından Winston’ın, mezarı başında ona veda ettiğini gördük. Universal’ın bu kadar bilet kestiren bir serinin peşini kolay kolay bırakacağını sanmıyoruz. Bu ölüm bir aldatmaca olabilir ve tabii ki beşinci filmle John Wick kaldığı yerden maceraya dönebilir. Şimdilik Keanu Reeves de Chad Stahelski de biraz dinlenecek gibi duruyor. Tabii seneye Haziran’da vizyona girecek olan; John Wick spin-off‘’u ve Ana de Armas başrollü Ballerina filminde, Keanu Reeves’i tekrar John Wick olarak göreceğiz ama muhtemelen kısa bir ekran süresi olacak.

Süper kahraman filmlerinde artık; o mu oynayacak, bu mu oynayacak ya da o karakter bu filmde gözükecek de karakterlerin hikâyeleri birbirine bağlanacak mı demekten filmin kendisini konuşacak vakit bulamadığımız zamanlarda tak diye çıkıp, şovunu yapıp giden John Wick gibi bir seriyi bize verdikleri için emeği geçene gerçekten teşekkür ederiz. Siz ne diyorsunuz, John Wick filmlerine bizim kadar yükseliyor musunuz? Yoksa nasıl diyelim; “aksiyon filmleri biraz şey” diyenlerden misiniz?

Author

Sabah kuşağı çizgi filmleri müdavimi.

1 Comment

  1. Warframe in Nora sını direkt olarak filme koymuşlar ve cuk diye oturmuş. Radyo yayını birebir kadının sesi görseli herseyiyle warframe oyunundaki yayıncı ile aynı. Sunum şekli bile. Ayrıca yukarıdan çekim allien shooter hissi veren efsane sahne ve bu sahnenin uzun sürmesi inanılmazdı.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.