Gelmiş Geçmiş En İyi 10 Hayatta Kalma Oyunu
Son güncelleme: 5 Ağustos 2026
Bu Listeden Sonra Çıkanlar (Ağustos 2026)
Bu liste yıllar önce hazırlandı; hayatta kalma türü 2023-2025’te adeta patlama yaşadı. Ağustos 2026 itibarıyla listeye eklenmeyi hak eden öne çıkan yapımlar:
- Palworld (2024) — yaratık toplama ile survival crafting’i birleştiren fenomen;
- Enshrouded (2024) — survival mekaniklerini aksiyon-RPG ilerlemesiyle harmanlayan açık dünya;
- Sons of the Forest (2024) — The Forest‘ın survival-korku devamı;
- V Rising (2024) — vampir temalı aksiyon-survival;
- S.T.A.L.K.E.R. 2: Heart of Chornobyl (2024) — Çernobil Bölgesi’nde atmosferik survival-FPS.
Ağustos 2026 itibarıyla güncel bilgidir.
Hayatta kalma oyunları, ya da daha sık rastlayabileceğiniz İngilizce adıyla survival oyunları; bu serimizdeki en yeni oyun janrı muhtemelen. Dürüst olmak gerekirse, beş sene öncesine kadar -örnekleri olmasına rağmen- ayrı bir tür olarak dahi pek kabul edilmiyorlardı. Son birkaç sene içerisinde ise özellikle PC dünyasında inanılmaz bir yer edindiler kendilerine. Tür bu kadar genç olduğu için de, biz kendisinin en iyi 10 örneğini bulurken, henüz geleneksel anlamıyla çıkmamış oyunları da dikkate almak zorunda kaldık. Buradan kastımız da, elbette, Early Access oyunları. Yine de işi çok abartmayalım dedik, en azından şu hâliyle oynarken utandırmayan oyunları dikkate aldık.
Her zamanki gibi kriterlerimiz şu şekildeler:
- Her seriden sadece bir oyun alıyoruz.
- Hayatta kalma oyunları, çevresel (radyasyon, ısı), içsel (açlık, susuzluk) ya da düşmansal (zombi, uzaylı) faktörlere karşı ölmemenin ön planda olduğu bir janrdır. Genelde oyun yenmek için değil, yenilmemek için oynanır. Ana karakter, pek çok oyun türünün aksine kendi hâline bırakıldığı takdirde hayatta kalamaz, zira karakterin iç mekanikleri ve tüm oyun dünyası karakteri öldürmek için tasarlanmıştır. Türü böyle belirledik, listeyi böyle oluşturduk.
- Ve her zamanki gibi, tarihi önemlerinden çok, safi kalitelerini ele aldık, eğer aynı seride bir oyun ilk oyunun tüm hatalarını düzeltmişse, sadece ilkinin ehemmiyeti fazla diye o oyunu listeye almamazlık etmedik.
Bu serideki diğer listelerimiz ise şu şekildeydi:
Hazır mıyız? O hâlde yemeğimizi, suyumuzu, battaniyemizi ve silahlarımızı kuşanalıp, vahşi yaşama doğru tek tabanca ilerlemeye başlayalım. Buyurun!
10. Robinson’s Requiem
Dedik ya, hayatta kalma türünün popülerleşmeye başladığı yıllar 2012-2013 civarıdır; ama öncesinde de bol örnekleri vardır. Listemizin on numarasına Robinson’s Requiem‘i koyarak, böylesi eski bir örnekle start alalım dedik. Silmarils’in geliştirdiği ve 1994 yılında PC, 3DO, Atari ST ve Amiga için ReadySoft tarafından yayınlanan oyun zamanında karışık tepkiler almıştı aslında. Bugün on numarada olmasının sebebi ise o karışık tepkilerin çoğunlukla oyunu fazla karmaşık bulan eleştirmenlerden gelmiş olması. E öyleydi de! Araç üretme, kendiniz üzerinde ameliyat yapma, eşyaları birleştirip yeni şeyler yaratma gibi mekanikler 1994’ün çok ilerisindeydi. Bugün ise taptaze ve dahiyane geliyor. Tabii grafiklerine katlanabilirseniz.
9. Miasmata
Miasmata, bir hayatta kalma oyununun sahip olması gereken en kilit şeylerden bir tanesini yerleştirerek başlamış işe: gizemli bir ada. İki kardeş, Joe ve Bob Johnson’ın geliştirip 2012’de Steam ve GOG üzerinden piyasaya sürdüğü bu oyun, gizemli bir adada başlıyor. Siz muğlak bir hastalıktan muzdarip bir bilim adamısınız. Düzenli olarak su tüketmezseniz, ölüyorsunuz. Su ararken gittiğiniz yere bakmazsanız, adanın sonsuz uçurumlarından birine düşüp ölüyorsunuz. Dikkatli olmazsanız, adada sizi takip eden şeylerin elinde can verebiliyorsunuz. Yapmanız gereken şey, gerekli hammaddeleri toplayıp, araştırma istasyonlarında size yarayacak karışımlar oluşturmak. Ve tüm bunları sırtınızda geriye doğru sayan bir saatle yapıyorsunuz. Sonucunda Miasmata, hiç de unutmak istemeyeceğiniz bir yolculuk hâlini alıyor. Bu yüzden de listemizde dokuz numarada.
8. Rust
Rust, Geekyapar’ın ömrü dahilinde ilk yazdığımız şeylerden birisiydi aslında. O zaman Early Access’teydi, yanılmıyorsam hâlâ da öyle. Bu süre zarfında, bir çok radikal, sayısız da irili ufaklı değişiklikler yaşadı. Özünde sahip olduğu şey ise hâlâ sabit ve hâlâ ilgi çekici. Diğer tüm oyunların aksine, Rust’ın sizin hayatta kalmanıza karşı koyduğu en büyük engel; ne bir hastalık, ne bir zombi, ne de bitmek tükenmek bilmeyen bir soğuk. Rust açıkça Jean-Paul Sartre’ın meşhur sözü üzerine kurulmuş bir oyun: “Cehennem diğer insanlardır”. Boş verin beyninizi yemeye ant içmiş olan zombileri; Rust’ı oynarken ellerinizle saatler boyu inşa ettiğiniz kulübenizi eşkiyalar basınca, en korkmanız gereken şeyin diğer insanlar olduğunu anlayacaksınız.
7. Shelter
Bütün hayatta kalma oyunları karanlık, sert, yorucu oyunlarmış gibi geliyor, ama inanın hepsi öyle değiller. Bakın, Shelter gibi inanılmaz tatlı, inanılmaz şeker hayatta kalma oyunları da var! Might and Delight’ın PC ve Mac için 2013’te piyasaya sürdüğü bu oyunda, amacınız yine çevreye ve iç koşullara rağmen hayatta kalmak. Ama bu sefer, siz sadece kendinizden mesul değilsiniz. Siz, yavrularını yeni kovuğa götürmeye çalışan bir anne porsuksunuz. Karşınızdaki tehlikeler de tilkiler, kuşlar ve gecenin karanlığında yavrularınızı korkutan sesler. Naif bir oyun Shelter anlayacağınız, ve oynarken, tüm tehlikelere rağmen, size çok naif bir his veriyor.
6. NEO Scavenger
Daniel Fedor’un tasarladığı, programladığı, sanat yönetimini yaptığı ve yazdığı oyun, kıyamet sonrası bir dünyada, dondurulmuş uykudan uyanan bir adamı konu alıyor. Oyun sıra tabanlı, her tur bir saate tekabül ediyor Ve her yaptığınız hareket sizi biraz daha acıktırıyor, biraz daha susatıyor, biraz daha yoruyor. NEO Scavenger’ı aslında şöyle özetlemek en iyisi: Bu oyun, gerçekten bir kıyamet sonrası atmosferiyle geliyor yanında. Evet, her şeyin berbat edildiğini anlatan oyun çok var. Ama her şeyin berbat olduğunu NEO Scavenger gibi hissettiren oyun az.
5. This War of Mine
Geçen sene hunharca övmüştük This War of Mine‘ı. 11 bit studios’un geliştirdiği oyun övülmeyecek gibi değildi. Hayatta kalma oyunlarının üzerine, çok tatlı bir 2D stealth mekaniği eklemiş; her şeyin üzerine cilayı da bitmek bilmeyen, üzerinize buzağı gibi çöken bir melankoli yerleştirmişti. Bir şeyi kabul edelim, oyuna beşinci sırayı muhteşem mekanikleri ya da harika oynanışı sebebiyle vermedik. Ona burayı ayırmamızın sebebi, bizce bir hayatta kalma oyununun en kilit noktasında, yani başarısız olduğunuz noktada üzerinize çok başarılı ve yerinde bir ümitsizlik fırlatabiliyor oluşu.
4. Don’t Starve
Belki ilk defa PC’lerimizi şenlendirdiği 2013 baharından beri dünya üzerinde insanlığın “konsol” dediği her cihaza çıkmış olmasındandır, belki de adının zaten türün temel ögelerinden birine tekabül etmesindendir; bilmiyoruz, ama Don’t Starve şu genç janrın adı zikredilince ilk akla gelen oyunlardan biri şu an. Haksız bir paye de değil bu. Don’t Starve ve onun hayatta ve akıl sağlığı yerinde tutmanız gereken ana karakteri Wilson, yaşattıklarıyla çok yer ediyor aklınızda. Oyunun özel estetiği, içerisinde yaşadığınız her şeyi biraz daha ilginç, biraz daha unutulmaz kılıyor. Sonra da -son iki yıldır herkesin yaptığı gibi- başınıza gelenleri hevesle eşe dosta anlatmaya başlıyorsunuz!
3. DayZ
Çok açık ve net konuşalım. İlk üç sırada -belki bir sürpriz vardır ama- kimin olacağı zaten belliydi bu janrda. Biz üç numaraya DayZ‘yi koyduk. Hayatına bir mod olarak başlayıp sonradan önü alınamayan bir fenomene dönüşen oyunlar listesi, “Counter-Strike, DOTA ve DayZ” diye gider bizim gözümüzde. Ve bu üç oyunun ortak özelliği de, sadece moddan oyuna harika geçmiş olmaları değil; peşlerinden kendilerine öykünen tonlarca oyun yaratmış olmalarıdır. Dean Hall’ın DayZ’si, en çok da bu yüzden üçüncü sırada. Bu türün bunca temel özelliğini, bu kadar iyi yaparsanız erkenden, tahtınız elbette yıllara karşı sağlam kalır!
2. The Oregon Trail
Bir sürpriz varsa bu listede, o da muhtemelen The Oregon Trail olacaktır gözünüzde. Durun, şaşırmayın, anlatayım. The Oregon Trail, 1971 tarihli bir oyun. Listemizi geçtim, video oyun dünyasının en eski oyunlarından bir tanesi. Bir tarih öğretmeni tarafından tasarlanıyor ilk başta. Amerika’da, 19. yüzyıl sonlarında Batı’ya seyahat eden bir karavanı konu alıyor. Amacı 19. yüzyıl Amerikan genişlemesinde yaşananları anlatmak. Dibine kadar sert, dibine kadar zor bir hayatta kalma oyunu. Ve önce bu tarih hocasının sınıfında, sonra da Amerika’nın tüm okullarında müfredata giriyor. Eğitiyor, eyvallah. Ama bizce her şeyden önemlisi, bir eğlendiriyor; iki ise ilham veriyor. Şu yukarıda gördüğünüz oyunlar var ya? Onların çoğunu yapanlar, The Oregon Trail oynadılar bir noktada. O yüzden, şunu söylemek mümkün. Belki birinci sıradaki oyun hariç, diğer hepsinin babası iki numarada…
1. Minecraft
Ama birinci sıramızdaki oyun bambaşka. Çok açık konuşalım, bugün Minecraft‘ın hayatta kalma ögelerini pek ön planda tutmuyor kimse. Minecraft, bugün ekseriyetle bir “inşa oyunu” olarak tanınıyor. Ama biz “inşa oyunu” olarak adlandırabileceğimiz şeylerden, içimize sinen bir 10’lu liste yapamadığımızdan, onu kontenjana diğer janrıyla, yani hayatta kalmayla koyduk. Ve koyduğumuz anda da zirveye gideceğini biliyorduk zaten. 21. yüzyılın en büyük fenomenlerinden biri, belki hayatta kalma mekanikleri üzerinde yükselmedi. Ama bünyesinde bu mekaniklere sahip olan en iyi oyun olduğu da su götürmez, değil mi?
Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.
Tüm yazıları (2655)









Yorum Yap