5. Batman Returns

Michael Keaton – Tim Burton ikilisinin ikinci Batman filmi, kaçınılmaz bir şekilde ilkinin gölgesinde kalıyordu elbette. Ama Danny DeVito‘nun Penguin performansı gerçekten de muazzamdı. Jack Nicholson’ın şahane Joker’inin ardından Penguin tam Burton’ın yapabileceği türden bir kötü adamdı. Film dönüp baktığınızda çok da ihya etmiyor izleyenleri açıkçası. Ama o dönem için, gayet başarılı bir devam filmiydi. Saygımız var.

 

4. Batman and Robin (1949)

Bilmiyorum eski filmleri dönüp izlemek gibi bir alışkanlığınız var mı? Eğer yoksa, 40’lar ve 50’ler Hollywood’unda aktörlerin aşırı teatral, hızlı ve yüksek sesle konuşmaları sizi itebilir. Eğer bunlarla bir derdiniz yoksa, gerçekten ikinci Batman serial’ı olarak Batman and Robin’i oturup izlemenizi tavsiye ederim. Robert Lowery gerçekten muazzam bir Bruce Wayne ve Batman performansı sunuyor. Aksiyon elbette berbat, açılar falan dönemin cehaletiyle kavruluyor; ama bunları aşabilirseniz, hiçbir şey değilse, bir tarih dersi olarak müthiş bir iş.

 

3. Batman (1989)

https://www.youtube.com/watch?v=HlsM2_8u_mk

Elbette. İlk üçlüyle kimsenin tartışacağını sanmıyorum. Mesele yerleşimle ilgiliydi, Batman 89 da üçüncü sırada gayet iyi duruyor. Tek hatası Joker’in orijinini Bruce Wayne’inkine bağlayıp, karakterin gizemini katletmek olan Burton filmi, gotik mimarisi, Michael Keaton’ın şaşırtıcı performansı ve Jack Nicholson’ın -Heath Ledger’ın mührü sağ olsun- ne kadar iyi olduğu sıklıkla unutulan Joker’i sayesinde bugün hâlâ unutulmaz.

 

2. The Dark Knight

https://www.youtube.com/watch?v=yrJL5JxEYIw

Birinciyi neden birinci, ikinciyi neden ikinci seçtiğimize dair argümanlarımız aşağıda. Biz bu alanda biraz The Dark Knight övelim. Elbette bunu yapmaya da Heath Ledger’dan başlayacağız. Joker’in kalem sahnesinden, balodaki “hikaye anlatma” sekansına; hemşire kılığından son monologuna kadar her şeyi unutulmazdı. Kadronun geri kalanı da ona ayak uyduruyordu. Aaron Eckhart, sonradan anlayacaktık ki, hayatının rolünü kesiyordu. Maggie Gyllenhaal selefini çatlatırcasına oynuyordu, Christian Bale de oralardaydı işte. Hâlâ gelmiş geçmiş en iyi süper kahraman filmi. Ama gelmiş geçmiş en iyi Batman filmi değil.

 

1. Batman Begins

Bu çok ince bir ayrım. Ama Batman Begins’in Batman’i en iyi anlayan ve anlatan film olduğuna dair sağlam delillerimiz var. Öncelikle filmin temasını korku üzerine işlemesi müthiş bir karar, işleyiş şekli ise ayrı dahiyane. Seçtiği iki kötü adam, Batman’in kökenini yarasa korkusuna bağlaması, sonradan düşmanlarla korku kullanarak dövüşmesi birbirine büyüleyici bir zerafetle geçiyor filmde. Herkesin performansı ayrı şahane, ama Cillian Murphy resmen hipnotize edici. Ayrıca dövüş sekansı olarak Batman’i bugüne kadar en iyi anlayan film olduğu da, o muazzam liman sahnesinden belli. Film olarak The Dark Knight’ın objektif olarak daha iyi olduğu aşikar. Ama sübjektif diyarlardaysak, ben söyleyeyim, Batman’den beklediklerimi vermesi bakımından Begins çok, çok daha iyi.

 

1 2
Author

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.